1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. DOSTLARIMIZI BELİRLEMEK
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

DOSTLARIMIZI BELİRLEMEK

A+A-

Önce belirtelim.

Bu söz belki bir siyasi slogan gibi algılanabilir ama ben öyle görmüyorum ve tekrarlıyorum.

“Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur.”

Eğer sen güçlü isen, herkes senin dostundur ya da dostun olmak ister. Eğer zayıf isen dostun bile senden kaçar.

Yine belirtelim NATO içinde bizim en büyük dostumuz ABD’dir.

Ancak görüyoruz ki, hiçte öyle değil.

Karar veremiyoruz.

ABD bizim dostumuz mu, düşmanımız mı ?
Bir bakıyorsunuz dost gibi görünmekte, bir bakıyorsunuz düşman gibi davranmaktadır. Aramızdaki sorunun çözümü, vereceğimiz karara bağlı. Dostumuzsa ona göre, düşmanımızsa ona göre tavır takınmamız lâzım. Türk Milleti çok kıymetli ve kritik bir bölgede yer almaktadır. Sözde dostlarımız ve ABD içinde bulunduğumuz bölgedeki varlığını, bize inat terörist çetelerden yana tavır koyarak sürdüren ABD'nin dostluğuna güven olmayacağı, ağır silahlarla donattığı YPG'yi tetikçi gibi kullanmaya başlamasıyla görülmektedir.

Washington yönetimi bu yolla yani bölgenin haritasını Büyük Ortadoğu Projesi'ni hayata geçirerek değiştirmeye çalışıyor ve bunu da dünya kamuoyundan saklama gereği duymuyor.Böyle bir azgınlık içerisindeki ülkeden dost mu olur!! Tabi ki, YPG'ye diğer terörist guruplara, FETÖ’ye sadece Amerikalılar yardımcı değil, her ne kadar ilişkilerimizde düzelme görülüyor gibi olsa da  Ruslar da yardım etmekten geri kalmıyor. YPG'nin konuşlandığı binalarda iki emperyalistin bayrağı yan yana asılı; terör çetesine yardım ediyorlar .

Belki bu görüşüme bazı kimseler karşı çıkacaklar ama şunu da unutmayalım.

Önce can, sonra canan. Suriye'deki iç savaşa müdahil olmasaydık ve güvenliğimizi sınırlarımızın içerisinde kalarak sağlasaydık, her iki emperyal hevesli ülkeyle ilişkimizi kontrol altına almış olurduk. Bize düşman ya da dost olmuşlar, hiç fark etmezdi, gereğini yapardık. Şimdi pirincin taşını ayıklamakta zorlanıyoruz...

Yalancılık ve sahtekârlık da bu kadar olur; ABD yönetimi YPG'ye verdikleri silahları ve araçları, Rakka kenti DEAŞ'tan temizlendikten sonra geri alacaklarını söylüyor ama bölgedeki askeri durumdan sorumlu Amerikalı davul kafa, "Silahları almayacağız, YPG'de bırakacağız" açıklaması yapıyor...

Kime inanacaksınız...

  Rahmetli İsmet İnönü Amerika'nın kaypaklığını gördüğünde "Yeni bir dünya kurulur, Türkiye de o dünyada yerini alır" demiş ve muhtemel rota değişikliğinin işaretini vererek ABD Başkanı Johnson ile yönetimini hizaya sokmuştu...

Olacağı buysa Türkiye Hükümeti, Trump'a da, yamuk yumuk işler yapan yönetimine de "Yeni dünyada biz de varız" diyebilir, demelidir, diyecektir.

Bir düşmanlık da Almanya'dan;

Sığınma talebinde bulunan FETÖ’cü askerleri Türkiye'ye iade etmeyeceklerini açıkladılar. Bu karar, Merkel'in Erdoğan'a ve Türkiye'ye karşı takındığı düşmanca tavrın sonucu Türkiye'den kaçıp Almanya'ya sığınan 15 Temmuz artığı FETÖ’cüler de Merkel'in portföyünde...

Son haberlere bakılırsa, Malezya'dan bir haber geldi. Ülkedeki FETÖ’cüleri verecekler. Aralarında FETÖ okullarının müdürü de var, himmet katkısı yapmış iş adamı da, hepsi kısa günde derdest edilecek.Bir Malezya'ya bakın, bir Almanya'ya; hangisi dost, hangisi düşman anlayın!

Kısacası artık dostumuzu, düşmanımızı çok iyi seçmemiz lazım. Sanırım Cumhurbaşkanı R Tayyip Erdoğan’ın çabası da bu yönde ama bunu yaparken de kendi durumumuzu göz önünde tutarak uyuyan yılanları uyandırmamak lazım.

Bu yazı toplam 259 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.