1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. DOSTLUK, HAYATIN RENGİDİR
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

DOSTLUK, HAYATIN RENGİDİR

A+A-

Dünyada ciddi karışıklık var. Her ülkenin kendi planına beklentisine yönelik sürdürdüğü politikalar sebebiyle sonuç olarak ortaya çıkarlar çıkıyor.  
Buradan temas etmek istediğim husus ortadadır. Ülkelerarası ilişkilerde çıkar önceliklidir. Dostluk sadece görüntüdür.
Şu an Rusya ve İran’la ayyuka çıkan dostluk görüntüsünün arkasında da yatan ana etken çıkarlardır. Bir kere şunu açık ifade etmekte yarar var. İran devleti hiçbir zaman Türkiye’nin ilerlemesini yükselmesini ve güçlenmesini istemez. Bunu ister gibi görünerek bir yerlere varmaya çalışır. 
Korku, şüphe ve endişenin kol gezdiği günümüz dünyasında, sadece insanlar için değil milletler için de dostluk; ekmek gibi, su gibi hayatî bir ihtiyaç olsa da devletler ve milletler arası dostluklar kurmayı, akıllı ve geleceğine emin olarak bakma endişesinde olan her devlet; millî bir ülkü ve politik gaye hâline getirmek mecburiyetindedir. Şu gerçeği anlamak ve özümsemek zorundayız. Herhangi bir ülke, dünyamızda sağlam dostluklar kurabildiği ölçüde söz sahibi olur ve geleceğe emin adımlarla yürüyebilir. 
Dostluklar, şahıslar arsında olduğu kadar ülkeler arasında da büyük ehemmiyet taşır. Aynı duyguları paylaşan, aynı hedeflere ilerleyen milletler arasında da oldukça önemli olan dostluk çizgisi geleceğin teminatı olması bakımından hayati önem taşımaktadır. Şu an dünyamızın sıkıntısı budur. Hem fertler arasında hem de ülkeler arasında dostluk gibi bir realite kalmamıştır. Menfaatler ön planda olduğu için zaman zaman ayyuka çıkan bir takım çatışmalar toplumların huzurunu ve güvenini bozmakla kalmadığı gibi düşmanlık çizgisini de sağlam bir şekilde güçlendirmektedir. Unutmayalım ki toprağı, bayrağı ve kültürü ortak olan insanların dostluğu; emniyeti, huzuru, güveni, disiplini de beraberinde getirir. İster kardeşlik olarak yorumlayın, ister barış deyin adına, eğer bir ülke insanları arasında dostluk köprüleri kurulamamışsa veya mevcut dostluklar kaybolmaya yüz tutmuşsa; o ülkeye endişe, korku, kuşku, karmaşa hâkim olur ki bu durum; millî birlik ve bütünlüğü tehdit eden en büyük amil olarak karşımıza çıkar.
Bugün dünyamızdaki huzursuzluğun ana kaynağı budur. Kurulan tüm dostluklar yapay olduğu için kalıcı olmuyor ve yakın bir zamanda çatışmaya dönebiliyor. 
Bunu insani ilişkilerde değerlendirmemiz mümkündür. Dost denilen kişi, yaşamımıza renk katan, doğruya ve güzele emin adımlarla yürüyebildiğimiz kişidir.  
İşte ortaya çıkan gerçek günümüzde budur. Her şeyde sahtelik olan bir dünyada yaşıyoruz. Bırakın uluslararası ilişkilerde ki durumu çekirdek ailede bile yaşanan çıkarcı yaklaşımların varlığı geleceğe dair huzurlu bir sistem tesis etmede büyük yaralar açmaktadır. Kendimden örnek vereyim. Ne amcalarda, ne halalarda, ne dayılarda, ne yeğenlerde içten bir bağlılığım şahsen kalmamıştır. Hep menfaat odaklı beklentilerin ortaya çıkması sonucunda bir zamanlar büyük heves ve iştiyakla ziyaretlerine koştuğum akrabalarımın gidip kapısının ziline dokunup çaylarını bile içmek istemiyorum. Yalana gerek yok. Kimse de bunu gizlemesin. Bu sadece benim için geçerli bir durum değildir. Toplumda bu olgu genele yayılmıştır. Özlemini duyduğumuz birimiz hepimiz için anlayışıyla hareket eden bir yapının olmaması toplumsal kopukluğa giden yolda ki en büyük etkendir. 
Hemen her gün görüştüğüm bir arkadaşım, babasının vefatı sonrasında babasından devraldığı işletmeyi ayakta tutabilmek uğruna canıyla başıyla gösterdiği onca mücadelesine rağmen adına kardeş dedikleri yakınlarının mal hırsı karşısında bugün mahkemelik durumdadırlar. Tüm dert ve tasaları mala bir an önce kavuşup ama arabayı modellemek ama yeni bir daire almak gayesiyle yıkımına koşturuyorlar. Ne kadar acı bir durum öyle değil mi? Sahte akrabalık bağlarının veya dostluk şovlarının insan ruhu üzerindeki tahribatı oldukça korkunç etkiler ortaya koymakta.
Bu da küçük aileler üzerinden bir örnek olarak aklınızda kalsın. Bunu büyülterek devletlerarası ilişkilere getirin bakalım. Ortaya çıkan durumu tahayyül edebiliyor musunuz?
Yazık değil mi dostluğumuza, kardeşliğimize, bağlılığımıza…  
 

Bu yazı toplam 632 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.