1. YAZARLAR

  2. Hakkı Balcı

  3. DSİ 4. Bölge Müdürlüğü’nün dikkatine
Hakkı Balcı

Hakkı Balcı

Yazarın Tüm Yazıları >

DSİ 4. Bölge Müdürlüğü’nün dikkatine

A+A-
Burnunun dibindeki Suğla suyundan faydalanamayan Seydişehirli çiftçiyi, susuzluktan kurtaracak Seydişehir Cazibe ve Suğla Ovası Cazibe Sulaması projelerinin temel atma merasimi 25 Şubat 2011 Cuma günü Seydişehir spor salonunda yapılmıştı…
Merasime katılan Çevre ve Orman Bakanımız Sayın Prof. Dr. Veysel Eroğlu, DSİ Genel Müdürü Sayın Haydar Koçaker, Konya Valisi Sayın A. Nezih Doğan ve diğer yetkililer huzurunda, proje bitim tarihlerini 6 ve 9 ay öne çekecekleri taahhüdünde bulunan yüklenici firmalar, merasim tarihinden itibaren hummalı bir şekilde çalışıyorlar ancak;
Seydişehir ile Suğla depolaması arasında kalan sahaları kapsayan ve Çatmakaya köyüne kadar uzanan 7202 hektar arazinin sulanması için açılan kanallar, bir sürü sorunu da beraberinde getiriyor.. Proje, sözü verilen tarihlere yetiştirilmeye çalışılırken; kanalların geçtiği güzergâhlarda yapılan uygulamaların çiftçiye yansıyan olumsuzlukları konusunda gittikçe yükselen şikâyetler var…
Bölge çiftçisi DSİ 4. Bölge Müdürü Sayın Mustafa Uzun ve diğer yetkililerden sorunlarını çözmelerini istiyorlar… Taşağıl köyü çiftçilerinden Ali Girgin mağduriyetini belirttiği iki dilekçesine cevap alamadığını belirtirken diğer çiftçiler “DSİ 4. Bölge Müdürü Uzun ve diğer yetkililer sorunlarımızı yerinde dinlesinler…” diye feveran ediyorlar…
Çiftçiler özellikle şu sorulara cevap bekliyorlar…
Taşağıl Köyünde 2003 yılında yapılan toplulaştırma sebebi ile tapulu arazilerinden kesilen yüzde 3’lük DOP miktarı ile yapılan tarla yolu, şarampol ve arkların kendilerine sorulmadan talan edilmesinin yasal gerekçesi var mıdır?
Kadastrolu yolların kaybedilmesinden dolayı tarlasına besi damı yapmak için müracaat eden köylüye devlet, “yolu olmayan yere yapı izni veremeyiz…” demektedir… Kadastrolu yolu iç edilen köylü tarlasına bu sebeple besi damı yaptırmamaktadır. Bu mağduriyetin sorumlusu kimdir? Çözümü nedir?
Mevcut kanallar var iken yanına devasa kanallar açılarak önceki kanalların atıl hale getirilmesi, hazine yada mera niteliğinde ki arazilerden geçirilen proje ile kaybedilen topraklar hem çiftçiye hem de milli varlıklarımıza bir zarar değil midir? “Ben yaptım oldu…” mantığı ile arazimiz elimizden alınmış olmuyor mu? Ekim alanları daraltılırken getirilecek olan suyun olmayan araziye faydası ne olacaktır?
Karakız çayı ile proje kapsamında açılan kanal arasında kalan arazilerimize geçemiyoruz. Bunun için neden önlem alınamıyor?
Açılan kanalın Taşağıl köyü sınırları içerisinde bulunan ve parselasyonu yapılmış ve yerleşim merkezinde bulunan arsaların içerisinden geçirilmesi ne kadar doğrudur?
Hâsılı;
Yüklenici firmaların inisiyatifine bırakıldıklarını söyleyen çiftçilerin şayet mağduriyetleri söz konusu ise; bizzat DSİ 4. Bölge Müdürü Mustafa Uzun’un bölge çiftçisinin bu ve benzeri sorunlarına duyarlı olacağı kanaatimi taşıyorum…
Umarım köylü milleti dinlenir ve çözüm gereken sorular çözüme kavuşturulur zira çiftçi bankalardan aldığı kredileri erteleyerek ayakta kalma çabasındadır…

Bu yazı toplam 155 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.