1. YAZARLAR

  2. Mehmet BİNA

  3. Duâ âdâbı
Mehmet BİNA

Mehmet BİNA

Yazarın Tüm Yazıları >

Duâ âdâbı

A+A-

1.Evvelâ abdestli bulunmak!

2.Bir namazdan sonra yapmak!

3.Tevbe ve istiğfarını ve kemâl-i ihlâsını arz eylemek!

4.Kıbleye yönelmek!

5.Duâdan evvel Allah'a çokça hamd ü sena etmek!

6.Rasûl-i Ekrem(s.a.v.) Efendimiz Hazretleri'ne çokça salât ve selâm eylemek!

7.Duânın nihayetini âmin ile bitirmek!

8.Duâda yalnız kendisini düşünmeyip bütün Salihleri ve bütün Müminleri duaya katmak!

9.Bir hâcetini isterken ellerini semâyâ kaldırıp avuçlarını açarak duâ etmek!

10.Kıtlık; umumî sıkıntı ve felâketlerin def'i için ise ellerinin dışını semâya çevirerek duâ etmek ve Allah'a sığınmak!

11.Celb-i menfaat için yapılan duâların nihâyetinde ellerinin avuçlarını yüzüne mesh eylemek!

Def'-i mazarrat için yapılan dualarda mesh edilmez!

12.Duânın asıl anahtarı ise helâl lokma yemektir!

Ebû Musa el-Eş'arî(r.a.)'dan  rivayete göre Rasûlullah (s.a.v.) Efendimiz Hazretleri Hayber Gazasına giderken maiyetinde bulunan ashâb-ı kiram bir vadiye vardıklarında yüksek sesle tekbîr ve tehlîl ederek bağıra bağıra zikrullah etmeye başladılar!

Rasûlullah(s.a.v.) Hazretleri;

"Kendinize rıfk u merhamet ediniz!

Zira siz ne sağıra, ne de gaibe dua ediyorsunuz! Ancak her şeyi hakkıyla işiten ve size sizden yakın olan Allah’a dua ediyorsunuz! Ve Allah Teâlâ hazretleri siz nerede olursanız beraberinizdedir! “buyurdu.

İMAM-I AZAM VE KADILIK.

Zamanında İmam-ı Azam ile her hangi bir konuda tartışmaya girip de galip çıkan görülmemiştir. Hem derya gibi ilmi, hem de herkese nasip olmayan zeka ve mantığı sayesinde hepsinden kendisi galip çıkıyordu.

Abbasi Halifesi Me’mun İmam-ı Azam’ı Kufe’ye kadı yapmak istiyordu. İmamı çağırdı ve bu niyetini açıkladı. İmam-ı Azam yönetimin yanlışlıklarına alet olmamak için bu teklifi kabul etmedi.

– Ben kadılık yapamam, dedi.

Halife de herkes de kabul ederdi ki ondan iyi kadılık yapacak bulunamazdı. Bu nedenle Halife sert çıktı:

– Yalan söylüyorsun, sen kadılık yaparsın!

İmam-ı Azam akan suları durduracak şu cevabı verdi:

– Eğer ben yalan söylüyorsam, yalan söylediğim için kadılık yapamam, çünkü yalancıdan kadı olmaz. Eğer “yapamam” dediğim zaman doğru söylüyorsam, sözümün gereği olarak kadılık yapamam. O halde her iki halde de kadılık yapamam.

Hz YUSUF ile DOSTU

Çok uzaklardan, şefkatli bir dostu Hazreti Yusuf’a ziyaret için geldi. Misafiri oldu. Hazreti Yusuf, çocukluk arkadaşıyla oturup sohbete başladı. Hazreti Yusuf’un kardeşlerinin kıskançlığından, kuyuya atmalarından, zindanda geçen yıllardan, çekilen sıkıntıların sonunda ilâhî yardımın yetişmesinden, uzun uzadıya konuştular.

Sonunda Yusuf aleyhisselâm misafirine sordu: ”Dostun kapısına eli boş gitmek, değirmene buğdaysız gitmek gibidir. Bize ne hediye getirdin?” Misafir utana sıkıla, ”Sana armağan getirmek için birkaç şeye baktım, fakat hiçbirini sana lâyık görmedim. Altın madenine, altın kırıntısı götürülemez. Denize bir damla su hediye verilmez. Sana gönlümü ve canımı getirdim desem, Kirman’a baharat satmaya gitmiş gibi olurum.

Senin güzelliğinden başka, Mısır ülkesinin ambarında olmayan bir şey yok.

Ey gözümün nuru Yusuf’um! Sana armağan olarak ayna getirdim. Güneş gibi parlayan güzelliğine baktıkça, sevinir beni hatırlarsın. Zaten güzeller, hep aynaya bakar” dedi.

Koltuğunun altından çıkardığı aynayı Yusuf’a sundu.

Cenâb-ı Hak mahşer gününde insanlara, ”Kıyamet günü için, ne armağan getirdiniz?” diye soracak. Eğer o güne inanıyorsan, inkâr etmiyorsan, neden hazırlık içerisinde değilsin? Azıcık olsun yemeyi içmeyi bırak da Hak’la buluşacağın gün için bir armağan hazırla. Geceleri az uyuyanlara katıl. Seher vakti günahlarının bağışlanmasını dileyenlerden ol…

Kaynak; Semerkend Yayınları, Mesnevi’de Geçen Hikayeler, s. 60-61

Bu yazı toplam 369 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar