1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Dün-Bugün Ve Nostalji
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Dün-Bugün Ve Nostalji

A+A-
Bugün biraz gerilere dönmek ve nostalji yazmak istiyorum.
Yaşı müsait olanlar bilirler. Hatırladığım kadarıyla 12 Eylülden kısa bir süre sonra gazetelerin ilk sayfalarında “Katili öğrenmek için telefon numaraları” yazılıydı.
Ararsanız Dallas dizisinin kahramanı JR’ı kimin vurduğunu öğreneceksiniz.
Kanlı bir iş savaşta on binlerce evladını toprağa veren ülke insanı bir askeri darbeden yaklaşık iki ay sonra ekran başına geçmiş, kendi evlatlarının ölümünü, yaşanan olayları değil, JR’ın katilini soruşturuyordu.
Belki bugünde benzer şeyleri izliyor, görüyoruz. Yüzlerce TV kanallarında en çok, magazin, vıcık vıcık proğramlar, bizi ilgilendirmeyen sözde haberler, siyasilerin bir birini suçlamaları ve tahrikler, meydan okumalar ve diziler…
Benim için TV körlüğü getiriyor. Onlarca TV’de gerçekler değil, uyutma programları var.
TV 12 Eylül’den sonra renklendirildi. Yayın saatleri artırıldı. 12 Eylül darbesini yapan askeri yönetim, hem propagandasını, hem uyutma kampanyasını o renkli kutulardan yürüttü.
Sonra merhum Turgut Özal ile özel kanallar çoğaldı. Beyin yıkayan bir borazana dönüşmüş “Kamu yayıncılığı”nın tekeli kırıldı. Yayın ortamı piyasanın insafına bırakıldı. O güne kadar yasak, tehlikeli, ayıp bilinen ne varsa yıllarca ekrandan yayınlatıldı.
Kan, şiddet, küfür, seks, arabesk, dansöz, kumar…
Siyah-Beyaz kutuya yıllarca mecbur kalmış millet bu rengârenk şenliği her şeyi unuttular, unutturuldular.
Dünyanın en çok TV izleyen toplum meydana getirildi. Bugün bu terane devam ediyor.
Bazı istisnaları bir kenara not alırsak, bugünde durum çok farklı değil.
Uzunca bir zamandır bugünlerde de basit, ironi ve duygusal TV dizilerle halkı TV’ye bağladık. Gerçek yayıncılık ve siyasetten, spora, ekonomiden, magazine gerçekçi yayınlar ya yok, ya çok az. İnsanlarımız ailesine, çocuğuna ayıracağı zamanı TV’ye ayırıyor.
Peki seyrettiği ne ?
Yukarıda belirttim. Reyting yarışının seyrine göre kah yerli film, kah reality show, kah yarışma, kah sosyetenin yaşam tarzı, kah doğudaki töre dizileri…
TV dizileri halkı ekrana bağlarken, zaten yok olan okuma alışkanlığı büsbütün yok oldu. Bir Japon yılda 25 kitap okurken, Ne yazık ki Türkiye’de 6 kişiye yılda bir kitap düşmektedir.
Yapılacak şey şudur. Durumdan rahatsız olan yayıncıların, izleyicilerin örgütlenmesi ve yeni bir kuşak, yeni bir düşünce ve yayıncılık dönemine geçilmelidir. Halk aydınlatılmalıdır ve doğmatik, ironi kalıplardan kurtarılmaktır.
TV seyircisi de körlükten kurtarılırsa gelecek günlerin daha iyi olacağını sanıyorum.
 
Bu yazı toplam 46 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.