1. YAZARLAR

  2. Ahmet Yıldız

  3. DÜN VE GÖRDÜKLERİMİZ, BİLDİKLERİMİZ
Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız
Yazarın Tüm Yazıları >

DÜN VE GÖRDÜKLERİMİZ, BİLDİKLERİMİZ

A+A-

Bazen zatı şahanelerini mangalda kül bırakmamacasına atıp tutmalarını gördükçe üzülüyorum.
Öyle ya kimdi bunlar, ne idiler ne oldular? Sorusuyla muhatap oluyor ve ibretle seyrediyorum.
Devletler, milletler, insanlar belli bir cendereden tecrübeden geçerler. Düne takılmaksızın dünden ibret alıp yarınları kucaklayanlar hep kazanmışlardır.
Bugün gözde olanların birçoğu kenarda, kıyıda saklanan samanlık kahramanları olduklarını yakinen biliyorum.
Suya sabuna dokunmadan, etliye sütlüye karışmadan bugüne gelip bugün tevatür şekilde anlatıp samanlık kahramanlığı yapmaktalar. Bunları tanıyın ve sakın aldanmayın!
Bu köşede bizim yani 8o kuşağının şarkıları, türküleri, fikirleri, zikirleri, ülküleri, gelecek nesillerimiz için de kaygılarımız vardı. Bu aşkla didinir çalışırdık.
Ülkücüsü, solcusu, sağcısı bu minval üzerinde idi. Ancak 80 sonrası durum çok değişti. Kaygısız, saygısız, ben merkezli toplum oluştu. Bundan dolayıdır ki, biz 80 öncesinin insanını özler duruma geldik.
O yıllarda sağda veya solda davasının gereklerini yerine getirmek için çalışılırdı. Çok okur, inandığı üzere yaşanır ve mücadele edilirdi.
Ha, bunun yanında baba parası ile en güzel elbiseleri giyerek sazda-barda gününü edenlerde elbette vardı. Bunlara neden derlerdi bilmem Tanju derlerdi. 
Ülkücü gençlik, mücahit gençlik, devrimci gençlik diye adlandırılanları yanında bunlara da sevgenç diye anılırlardı.
Nemelazımcı, eyyamcı, eğlenceden eğlenceye koşarlardı. Nedense zaman geldi hiçbir çile çekmemesine rağmen en iyi ülkücü, en iyi solcu, en iyi mücahit oluverenler oldu.
Yıllarca hapis yatanlardan, istikbalinden olanlardan, ölenlerden daha üste çıkıverdiler. Her kesimin asalakları muhakkak türediler.
Bunları bilen bilmeyende el üstünde tutar oldu. Her ne olursa olsun biz onları dünüyle bugüne ile tanırız.
Gördüklerimizi, bildiklerimizi dünde mi bırakacağız? Sabrın bir sonu olacağı unutulmamalıdır. Dolayısı ile sabırlar zorlanmamalıdır.
Ucuz etin suyu kara olur. Demişler bizden önce yaşayan büyüklerimiz ne güzel demişler değil mi?
Gerçi, “KOKMUŞ ETE TUZ KAR ETMEZ, UTANMAYAN YÜZE SÖZ KAR ETMEZ!” Biz yine de buradan ikaz edelim.
Geçen gün bir ağabeyime selam verdim ve sordum;
--- Ağabey ne yapıyorsun? Deyince;
--- Tek mille çorap örüyorum. Dedi. Ben de;
--- Tekmil veremeyen birisi tek mille çorap örerse başına çorap örer. Dedim. Gülüştük. 
--- Ben çorabı örerim. Ancak, sen yine şifreli konuştun! Dedi.
*
Gelelim cemaziyülevvellini biliriz. Deyimi nereden gelmiş kısaca açalım mı?
Evet, başka deyişle biz onların cemaziyülevvelini biliriz. Cemaziyülevvele ait evrakın, sandık içine mühürlenip bir yere nakli gerekmiş. Henüz fakir bir mülazım olan arşiv memuru istenilen evrakı sandığa boşalttıktan sonra boş torbayı alıp evine götürmüş. 
Bir müddet sonra da fakirlik belasıyla torbadan bir iç donu diktirip giymeye mecbur olmuş. Ne var ki torbanın üzerindeki halis bezir isi mürekkep, yıkamakla çıkmamış ve cemaziyülevvel yazısı tam da poposunda okunur vaziyette kalakalmış. 
Olacak bu ya; bir gün kalem (eskiden devlet dairelerine bu isim verilirdi) arkadaşları onu iç donuyla görüp poposundaki cemaziyülevvel yazısını okuyunca fakir mülazımın sırrı ortaya dökülmüş; aralarında imalı imalı gülüşmeye başlamışlar.
Gel zaman, git zaman; mülazım efendi çalışıp çabalamış, okumuş yazmış ve kısa sürede yükselmiş. Artık kadife astarlı samur kürkler, mücevher işlemeli kaftanlar giyer olmuş. Eski arkadaşları kendisine gıpta ile bakmaya ve hatta kıskanmaya başlamışlar. Onun yüceliğinden bahsedildiği bir gün de içlerinden biri;
---Canım, demiş, şimdiki haline bakmayın, biz onun cemaziyülevvelini biliriz. 
O günden sonra cemaziyülevvelini bilmek, birisinin mazideki bir ayıbından kinaye olarak kullanılmaya başlanmıştır. 
Bize küllük müftülüğü yapmayın. Biz sizleri çok iyi tanırız...

Bu yazı toplam 540 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.