1. YAZARLAR

  2. Ahmet Yıldız

  3. Dünden bugüne esans, koku satıcıların Anadolu'daki yeri!
Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız
Yazarın Tüm Yazıları >

Dünden bugüne esans, koku satıcıların Anadolu'daki yeri!

A+A-

Koku esans satan yaşlı Hacı Amcanın fotoğrafı beni taa eskilere götürdü. Çumra’mızda Gerezli Yapar Amcamız genelde Ulu Cami önünde ve Belediye yanındaki İsa Yusuf Alptekin Parkının orada koku satardı. Besicilerin kahvesinde de Hadimli hemşerimizin koku sattığını hatırlıyorum.

Liseli yıllarda ne zaman Konya’ya gitsem Mevlana Türbesi ile Vilayet binası arasında ve Kapu Cami, Aziziye Cami arasında genelde Hadim İlçesi Kongul Köylülerinden oluşan koku esans satan yaşlı hemşerimiz vardı.

Elle taşınabilen küçük camaken içinde çeşit çeşit esans kokuların cam alüminyum şişelerin sıralı olduğu tezgâhının üzerine koyarak sergilerdi.  Zaman zaman davetkar kokuyu camakenin üzerinde bulunan koku şırıngası ile üzerin fıs fıs eder ve sonrasında muhakkak koku satarlardı. Koku küçük metal kremper kutusu gibi içinde pamuk olan elle açılan parmakla içine koku sıkılmış pamuğa bastırarak ellerinin üstüne ve üzerine sürülürdü. Küçük kalp şeklinde koku şişeleri de bulunurdu. Sonraki yıllarda cam küçük beher şeklinde kapağında da kokuyu sürmeye yarayan kalem ucu gibi sürgeçi bulunan koku şişeleri ortaya çıktı.

Camilerde bazen Hacı Amcalar ellerimizin üzerine koku sürgeçi ile koku ikram ederdi.  Kara Kedi adıyla koku vardı elinizden günlerce kokusu çıkmazdı. Bazı kokular adı nedir bilmem elime sürülür sürülmez başıma bir ağrı çökerdi.

Hülasa öyle veya böyle hoş karşılanan hoşluk güzellik olması için kullanılan kokular diğer adıyla esanslarımız güzel adetlerimizdendir.

Özellikle bu esans kokuları satanlarımızın bazıları çok ısrarcı olmaları yadırgansa geçmişten günümüze güzellikler katmaya devam ediyorlar.

Esanslar Anadolu ifadesi iler hoş kokular bitkisel ve hayvansal yağlardan elde edilen koku özleri olarak özetlenebilir. Esans insanlık tarihi kadar eskidir. Tarihçilere göre dini seanslarda yakılan kokulu ağaç ve bitkilerden etkilenerek üzerlerine sürmeye başlamışlar.

Elde edilmesi oldukça zahmetli olan esansları sadece zengin kesim, aristokratlar, saray çevreleri ve rahipler kullanıyordu. Dini törenlerde oldukça önemli yer teşkil etmekteydi. Hoş koku ve tütsüler, kokular dini törenlerin vazgeçilmez parçasıydı. Eski Mısırda Firavun mezarlarından çıkan parfüm şişeleri, Asur, Babil ve Hititlerden kalma koku kapları esansların olması insanlık kadar eski olabileceğini göstermektedir.

Finikeli denizcilerin doğudan batıya getirdiği o günün şartlarının yenilikleri arasında esanslarda batıya taşınmış ve Roma İmparatorluğunda zenginlik timsalleri arasına girmiştir.

Orta Çağ da İran ve Arabistan Yarımadasında en bir sanat haline gelen kokuculuk, Haçlı seferleri ile bir kez daha Avrupa ya taşınmıştır.

Orta Doğu ve Avrupa’da o yıllarda durum bu halde iken Uzak Doğuda Hindistan ve Çin de esans kullanımı daha farklı bir yerde kendini bulur. Uzak Doğu dinlerinde tütsü ve esansların oldukça fazla yer alması kullanımını arttırmakta ve batının aksine esans kullanımı toplumun her kesimine yayılmaktadır.

Avrupa’da esans kullanımı, Fransa’da XIV. Ve XV. Louis’ler zamanında artış göstermiş ve yine uzak doğu aksine zenginlerin sahip olabildikleri bir ayrıcalık olmuştur.

Bu kadar eski olan esansların yıllar içinde elde edilme şekillerinin çok değişmemiş olması ise şaşırtıcı. Bitkilerden elde edilen yağların özünün damıtılarak kullanılması eski Anadolu’da nasıl ise günümüzde de teknolojik aletler dışında pek farklı değildir.

Esansların en önemli kaynağı bitkilerdir. Bazı bitkilerin tohumlarından, bazılarının çiçeklerinden bazılarınınsa kök ve dallarından esans elde edilmektedir.

Elde edilmesi oldukça güçtür, şöyle ki 2 ton gül yaprağından sadece yarım kilo esans elde edilmektedir. Nadir bulunan bitkiler ve özel kokular için bunu söyleyebilsek de, bazı esanslar bol bulunan bitki ya da hayvansal maddelerde üretildikleri için ucuzdurlar.

Günümüzde teknolojinin ve kimyanın gelişmesi bazı kokuların kimyasal maddelerle taklit edilebilmesini sağlamıştır. Bu şekilde bazı kimyasal maddelerin kullanımıyla sevilen kokuların aynıları üretilebilmektedir.

Misk keçisi, misk kedisi, kunduz, amber balığı, balina gibi hayvanların bezelerinden ve ya salgılarından üretilen kokular oldukça değerlidir. Özellikle misk kedisinden üretilen esansın hayvandan alınma biçimi ilginçtir. Afrika’da yaşayan misk kedileri, yakalanıp kafeslerde çiğ et ile beslenirler ve esansları alınmak için özellikle sinirlen dirilirler. Kızınca ağzından bir salgı çıkar ve bu salgı biriktirilerek esans yapımında kullanılır.

Çok kişinin bildiğinin aksine hiç bir esans ilk halinde güzel değildir, bir takım işlemler ve diğer kokularla karıştırılmaları sonucu güzel kokular, parfümler ortaya çıkmaktadır.

Doğuda esanslar daha çok esans olarak kullanılsa da batıda kolonya, parfüm halinde daha yaygın kullanılır. Peki ama bu ikisi arasındaki fark nedir derseniz, esans olarak kullanılan kokular daha etkili ve daha ağır koku ihtiva ederler, Hindistan’ın yoğun kokuları, çinin kalıcı esansları, Arabistan’ın tene işleyen yağ bazlı kokuları aksine, batıda alkol içeren daha uçucu hafif kokular tercih edilmiştir. Bunun bir nedeni de işlenmesindeki maliyet ve alkolün etkisidir.

Sonuç olarak insan güzel kokmaktan, koklamak ve koklanmaktan vazgeçememektedir ve bunu ister direkt esans olsun ister kolonya yada parfüm olsun yada bahçeden kopardığı bir gül de, leylak ta bulsun, kullanmaya devam edecektir.

333-002.png

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.