1. YAZARLAR

  2. Ahmet Yıldız

  3. Düne bakabilmek!
Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız
Yazarın Tüm Yazıları >

Düne bakabilmek!

A+A-
Düne bakmak geçmiş zaman içinde anılarımızı donduran fotoğraflara bakmak akla gelir.
Zamanı cansızda olsa o anı donduran eski fotoğraflara bakmak zordur. Dahası her babayiğidin harcı da değildir. Sizlerin bu yazıyı okurken;
--- Fotoğrafa bakmanın zorluğu mu olur muş? Dediğinizi duyar gibiyim. Ancak, benim kastettiğim bakmak başkadır.
Zamanı başka deyişle anı donduran eski fotoğraflara nedametsiz, pişmanlığınız, kırılganlığınız, unutkanlığınız olmadan bakabilmek güzellik olarak görülmelidir. Çünkü böylesi nedametsiz şekilde bakabilmek, altı çizilmiş eski kitapları aynı inançla okuyabilmek , yol arkadaşlarının yüzüne utanmadan bakabilmek bayramdır. Diyen dosta selam olsun.
Yola çıktığın yol arkadaşlarını yolda bulduklarınla değiştirtirsen saman alevi gibi gelip geçecek olan kazanç getirse de sonrasında yanında kimse kalmayacaktır.
İşte o zaman eski fotoğraflara pişmanlık içinde hayıflanarak bakarsın ve dersin;
--- Geçici öfkelerimizle kalıcı ve onarılmayacak ne kadar çok aptallıklar yapmışız!
**
DEMEK Kİ, KAZANMAK İÇİN ETRAFINDAKİLERİ HARCAYARAK ELDE ETTİĞİN GALİBİYET DEĞİL YALNIZLIK OLDUĞUNU ANLADIĞINDA VAKİT ÇOK GEÇ OLDUĞUNU ANLAYACAKSIN!
Geçen günlerde “ Sana kim olduğunu söyleyeyim mi?” başlıklı yazımda Yahya Kemal Beyatlı'dan bir dörtlük paylaşmıştım;
*
Ahbabını ister iyi seç ister kötü seç.
İdbara düşersen seçilirler ergeç.
Birçokları küsmüş gibi biganeleşir.
Onlar senden geçmeden sen vazgeç!
Bu dörtlüğü not olarak alalım.
*
Fotoğrafa bakmak, yazımıza devam edelim.
Evet, eski fotoğraflara huzur içinde bakmak kolay değilmiş değil mi?
Kolay olması için de alının açık olması gerekir.

Bu arada yeri gelmişken “ ALNI AÇIK OLMAK” sözünü deyim olarak ne demek olduğunu açalım mı?
Öncelikle bu “ alnı açık olma” sözü; kimseden gizleyeceği bir suçu, utancı olmamak; lekesi ayıbı bulunmayan manasında kullana gelmiştir.
Eski devirlerde suç işleyenlerin alınlarına, cezalarına göre kızgın demirle damga vurulurmuş. Şimdiki gibi nüfus kayıtları, adli kayıtları, internet olmadığından suçluların bu yolla toplum içinde tanınması sağlanırmış.
Alnında damga olan sabıkalılar, bunu göstermemek için alınlarını göstermeyecek şekilde başları eğik dolaşır, sarıklarını, külahlarını, takkelerini alınlarına kapamaya çalışırlarmış.
Alnı açık olmak, bu nedenle, lekesizliğin, dürüst hayat sürmenin kanıtı olmuş ve zamanla da dilimize deyi olarak yerleşmiştir.
Fotoğrafa bakmak derken alnı açık olmak deyimin kaynağına kadar gittik. İnşallah bizler fotoğraflara nedametsiz şekilde bakanlardan oluruz.

 
Bu yazı toplam 125 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.