1. YAZARLAR

  2. Ahmet Yıldız

  3. Düne bakıp yarınlara ayna tutalım mı?
Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız
Yazarın Tüm Yazıları >

Düne bakıp yarınlara ayna tutalım mı?

A+A-

Bugüne kadar yaptıklarımdan asla pişman değilim. Yaptığım iyilik yahut hizmetten hiçbir zaman dünyevi karşılık beklemediğim için hayal kırıklıklarım olmadı. Ancak, ummadıklarımdan ummadığım beklemediğim karşılık gördüğüm zaman şaşırıyorum.

Hâlbuki bizden önce yaşayanlar ne demişler; “Altını mihenk taşında dene, insanı iş başında dene, bu denemeler bir ifade etmiyorsa işten aştan düştüğünde dene! Böylesi denenenlerin yıllar sonra gerçek yüzlerini görmek insanı üzüyor.

Bütün bunlara rağmen diyorum ki; Bunlar benim sınavımdır. Önemli olan böylesi sınavlardan yüz akıyla çıkmaktır.  Nasıl öyle değil mi?

Rahmetli babam Dorlalı Eşref ile rahmetli Kaynatam Asarlıklı Tahir Hoca sohbetlerine kulak misafiri oldum. Kaynatam Tahir Hoca; 

--- Eşref Dayı muhakkak bu dünya imtihan dünyasıdır. İyiliklerin, yaptığın ameller karşılığı cennettir. Nitekim ayetinde ” Cenabı Allah’a saygısızlıktan sakınanlar ise, Rablerinin kendilerine verdiğiyle mutluluk bularak cennetlerde ve nimetler içinde olacaklardır. Rableri onları cehennem azabından da korumuş olacaktır.” Buyuruyor.

Babam gözleri doluksumuş halde;

--- Elbette inancımız var, öyle umuyoruz!

--- Dahası var Eşref Dünürüm; “(Onlara denecek ki:) Yaptıklarınızın karşılığı olarak, sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak âfiyetle yiyin için. Ayrıca onları güzel gözlü eşlerle evlendireceğiz.” Yani Huriler kastediliyor. Babam rahmetli;

--- Hocam ben huri falan istemem bana rahmetli hanımımı versinler başka bir şey istemem! Dediği sırada ben; 

--- Buyurun çayları getirdim. Deyince. Babam gözlerinden akan yaşı mendiline silerek;

--- Hocam buyur çaylarımızı içelim! Dedi.

Evet, kendilerini bulunmaz Hint kumaşı gören amcalar, dünyalıklar sizin olsun bize hak dostları yeter!..

Biz yanılgılarımızı tek tek not ettik. Aziz dostun ifadesiyle;-- Hacı Ahmet bunları cebine kuy! Derdi.  “Biz de bunları cebimize kuyduk.” 

Ziya Paşa’nı meşhur deyimleşmiş hatta atasözü gibi bir beyiti vardı;

“Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz// Şahsın görünür rütbe-i eserinde.” İnsanın aynası iştir, lafa bakılmaz. Bir kişinin aklının seviyesi yaptığı işte görünür.”

 Evet, bütün bunlara rağmen anlamayanları, öncelikli olarak, Allah’a havale edip uğurlayıvermek gerekir. Ki, biz de öyle yapmaktan geri kalmayız.

Allah’tan başkasına kul olmak bizim duruşumuz olamaz.

Her türlü maddi, hırs, dünyevi tamah insanı ancak köleliğe götürür.

“Kul kanaat sahibi olduğunda hürdür,

hırsa kapıldığında ise köle olur.”

Diyen Ahmet Rıfai ne güzel ifade etmiş değil mi?

Cenabı Allah bizleri böylesi sonu köleliğe giden hırs ve tamahtan korusun.

Bir Hadisi Şerifte ise;

“Kime iyilik yapılırsa, hemen o iyiliği(iyilikle) karşılasın. Eğer(iyiliğe) iyilikle mukabele etmek için maddi imkân bulmazsa, bu iyiliği övsün.

İyiliği öven kimse onun şükrünü yerine getirmiş olur.

İyiliği gizleyen de ona nankörlük etmiş olur. *H.Ş-Ebu Davut

*

 Eften püften ceviz kabuğunu doldurmayan meseleden dolayı tartışmalar kavgaya kadar varır. Kenarda duran diğer arkadaşları müdahil olup bunları ayırmayanlara kavga edenler paket içinde kına gönderdiklerine şahit olmuştum. Yangına körükle gidildiği nerede görülmüştür

Böylesi durumlarda aklı başında sağduyu sahibi insanlar muhakkak müdahil olmalıdırlar.

Çünkü onlar dünya denen karanlık dehlizde ışık tutabilecek tecrübeye sahiptirler.

Yaşlı adam ukala gence seslenir;

--- Senin yaşadıklarını ben biliyorum ve yaşadım. Ancak, benim görüp ve yaşadıklarımı sen ne gördün ne yaşadın!

Biz her zaman bu sohbet köşemizde büyüklerimizin yol gösterici nasihatlerini dinlemenin olmazsa olmaz şart olduğunu ifade ede geldik.

Faydasını da her zaman gördük.

Zaman belki onların yaşadığı zamanla aynı zaman değildir. Şartlar elbette çok değişmiştir.

Ancak, her ne şart olursa üç aşağı beş yukarı bizden önce yaşayan büyüklerimizin tecrübesinden muhakkak faydalanırız.

Burada yeri gelmişken Üstat Cemil Meriç’in veciz sözünü sizlerle paylaşayım;

“Düşünenin görevi;

İnsanından kopan, tarihini unutan ve yolunu şaşırtan aydınları irşada çalışmak, kızmadan, usanmadan irşat.

Gerçek sanat ayırmaz, birleştirir!”

O zaman samimiyet diyelim mi? Hem de Kınalızade’nin ifadesi ile;

“Aklen ve dinen övülen, Allah’ın razı olduğu güzel işlere tutunmak, bu yolda azmini kaybetmemek, tembelliğe düşmemek, samimiyeti ve içten kulluğu gerektirir.

Salih fiillerin kişiyi ne derece yükselteceği açıktır. Bunlara tutunup iyi işlere devam etmek gösterilen şuurlu hareket, bu fazileti çıkarır.

Salih fiilleri aramakta tembellik göstermek, zamanla çirkin işleri yapmayı doğurur ki, bu kişinin aleyhinedir.”

Samimiyet şimdiki ifade ile içtenlikle yapılacak olan işler hem sana hem de bulunmuş olduğun topluma, çevreye hayır, güzellikler getirecektir.

O halde sadakat ile çalışmalarımıza devam etmeliyiz.

“Kinden, öfkeden, çıkardan sıyrılmış, saf ve halis dostluğun adı sadakattir.

İnsanlar arasında yer bulacak olan sadakat; daima din, devlet ve milletine; dostlarına, akraba ve komşularına sözle ve işle hayır ulaştırma arzusudur.

Sadakat toprağa ekilmiş tohuma benzetilmektedir. Ki, o tohum toprak altında ne kadar kalırsa kalsın, eğer Allah tarafından bir afet gelmezse muhakkak yeşerir.

Sadakat da böyledir. Bu fazilete sahip olan kişiler muhakkak bunun semeresini görürler.

Sadakat ancak, doğrulukla örtüşür.

Doğrular, her türlü şartlar altında meyve verecektir.

Doğruluk sonsuzluk güneşidir, nasıl olsa doğar.

Doğruluktan, kalbe huzur ve sükûn gelir, yalandan şüphe ve perişanlık doğar.

Doğrulukla ile ilgili sözleri buraya yazmaya kalkarsak bu köşe yetmez.

Hem tembellik yapacaksın hem de en güzel mükâfatları umacaksın yok öyle bir dünya sizce varsa siz oraya bizim dükkânda çalışan karşılığını alır. Doğru ol, dürüst ol hem bu dünyada hem de öbür alemde karşılığını alırsın! 

Şunu iyi bilesin ki, doğruluk her iki dünya için tükenmez azıktır. Sakın ola ki, bu azığı yanından ayırmayasın.

Öyle ise düne bakıp yarınlara ayna tutalım mı?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.