1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Dünya Kadınlar Günü
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Dünya Kadınlar Günü

A+A-
Bugün Dünya kadınlar günü.
Gerçekten kadın olan, kadın gibi yaşayan, kadın gibi kendini bilen her kadının gününü kutluyorum.
Kadın aynı zamanda anadır ve ana adayıdır. Hz. Peygamber “ Cennet anaların ayağının altındadır” demiştir.
Tabi ki, bu genel bir sözdür. Bu sözü hak eden, bu söze layık olan kadınlar için söylenmiştir. Yoksa sözüm ona kadın olan, bilmem ne haltlar yiyen, sadece dişi olması nedeniyle kadın olan, bunu kullanan kimseler için söylendiğini zannetmem.
Kadın ve kadın olmak gerekir. Kadınlarla erkeklerin eşitliğinden bir çok yerde söz edilir. Ben yaşamım boyunca kadınların erkeklerle ne aklen, fikren, beynen, ne de fiziki güç olarak erkeklerle eşit olduğunu kabul etmedim. Ham işimize gelince eşitlikten bahsederiz ama, çoğu yerde de kadınlığı ve zayıflıkları kullanarak öne geçmeye çalışırız. Buda işin başka bir yönü.
Bir toplumda insanlar otururken, ulu kişiye İslam’ın şartının kaç olduğu sorulur. Ulu kişi İslam’ın şartı beş ama, siz altı olduğunu bilin demesi üzerine, herkes şaşırır. Ulu kişi İslam’ın şartını saydıktan sonra 6. sı da” haddini bilmektir” der.
Kadın olsun, erkek olsun haddini bilmelidir.
Kadınlar eğer haddini bilirse, kendi sevgisini, kendi saygısını yine kendisi kazanacaktır. Bugün sürekli kadın haklarından, kadına şiddet uygulanmasından bahsedilir. Şiddetin her türlüsüne karşıyım. Ancak fikrin bittiği yerde kaba kuvvetin başlaması da zaman zaman kaçınılmaz olmaktadır. İşte orada şiddet vardır. Bu ortamı yaratmamak gerekir.
Kadına dinimiz büyük değer vermiştir. Hz. Peygamber “Veda Hutbesi”nde bunları açık açık belirtmiştir. Bundan sonrası ise faso- fiso…
Doğrudur, yanlıştır ama ,kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olmak yolunda verdiği EMEK VE EŞİTLİK savaşı 8 Mart 1857 yılında ABD’nin New York kentinde başladı. Konfeksiyon ve tekstil fabrikalarında çalışan 40 bin işçinin insanlık dışı çalışma koşullarına ve düşük ücrete karşı başlattığı grev, polisin saldırısıyla kanlı bitti. Saldırı sırasında çıkan yangında çoğu kadın 129 işçi yanarak ve ezilerek can verdi. İşçilerin cenaze törenine 100 bini aşkın kişi katıldı.
1910 yılında Danimarka’nın Kopenhag kentinde toplanan 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında, Almanya Sosyal Demokrat Parti önderlerinden Clara Zetkin, bu yangında yaşamını yitiren 129 kadın işçi anısına 8 Mart gününün Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak kutlanmasını önerdi. Kadın hakları hareketini, özellikle oy hakkıyla onurlandırmayı amaçlayan “Kadınlar Günü” önerisi oy birliği ile kabul edildi.
2. Dünya Savaşı ve Soğuk Savaş yıllarında adeta yok olmaya yüz tutan kadın hareketi, 1960’ların sonunda tekrar canlandı. BM’nin 1975 yılını kadın yılı olarak ilan etmesi ve bunu takiben 1975-1985 arasının kadınların on yılı olarak açıklanması harekete gönül verenleri yüreklendirdi.
1977’de UNESCO’nun 8 Mart’ı Dünya Kadınlar Günü olarak açıklamasından bu yana dünyanın her yerinde Kadınlar Günü olarak kutlanıyor. 8 Mart sadece kadınları hatırlamaya değil, kadın hakları, kadın-erkek eşitsizliği ve kadına karşı şiddet ve Töre cinayetleri gibi sorunların da tartışılmasına ortam hazırlıyor. Gün, tüm dünyada kadınların yüzyıldır yürüttüğü özgürleşme mücadelesinin anıldığı ve kadınların güncel sorunlarını taleplerini ifade edebildiği bir gün olarak ta kutlanıyor. Ancak ne yazık ki, bugün gönümüzde kadın hakları, kadınlar günü kutlanmasına karşın, sokakta, şurada burada kadınlar satılmakta, kadınlar kullanılmaktadır. Sözle değil icraatla kadınları korumalı ve kollamalıyız. Dinimize göre Kadınlar erkeklere verilen emanetlerdir.
Kadınların Seçme ve Seçilme Hakkının Tanınması, 1930’larda, Türkiye Cumhuriyeti’nde kadınların siyasi haklarını kazanması için gerekli yasaların çıkarılmasını ifade eder. Kadınların siyasi hayatta seçme ve seçilme hakkını elde etmesi; toplumsal hayatta gerçekleşen Atatürk Devrimleri’nden birisidir.
1930 yılından itibaren çıkarılan bir dizi yasa ile önce Belediye seçimlerine katılma, sonra köylerde muhtar olma ihtiyar meclislerine seçilme hakkı tanınan kadınların milletvekili seçme ve seçilme hakları, 5 Aralık 1934’de Anayasa ve Seçim Kanunu’nda yapılan yasa değişikliği ile tanındı. Bu noktada Türkiye kadın haklarını birçok Avrupa ülkelerinden önde vermiştir.Ama ne yazık ki, Atatürk’ün zamanında verilen bu hakka rağmen, birçok kesimde de Atatürk düşmanlığı yapılmaktadır. Neyse arkayı karartmayalım ve kadın gibi kadın olanların gününü kutlayarak yazımızı noktalayalım.
 
Bu yazı toplam 98 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.