1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Ahmet KAĞAN KARABULUT

  3. 'Dünya Kadınlar Günü' münasebetiyle...
Prof. Dr. Ahmet KAĞAN KARABULUT

Prof. Dr. Ahmet KAĞAN KARABULUT

Prof. dr. ahmet kağan karabulut
Yazarın Tüm Yazıları >

'Dünya Kadınlar Günü' münasebetiyle...

A+A-
Dün itibariyle “dünya kadınlar günü” nü kutlamamız söylendi ve hep birlikte itaat ettik küresel oyuncuların bizim duygularımıza koydukları ipoteklerle sınırlandırılmış insanlar olarak bu kutsal (!) emre. Oysa senede bir gün mü kadınlar hatırlanmalıydı, senede bir gün mü anneydi annelerimiz, senede bir gün mü babaydı babalarımız ya da sevdiklerimiz tek bir gün için mi “özel ve önemli” olacak, sadece bir gün mü öyle hissedeceklerdi. Rabbimizin en büyük mükâfat ve müjdesi olan cenneti bile annelerin ayaklarının altına seren bir medeniyetin çocuklarının buna ihtiyacı da yoktu, sınırlandırılmış ve belli günlere teksif edilmiş sevgi gösterilerine ve günah çıkarmalara da…

Öte yandan hüzünle ve acıyla doldu içim. Dünyanın dört bir yanında acı çeken, çocuklarını acıya ve açlığa doğuran anneleri, tecavüze uğramış, hakkı gasp edilmiş, vatansız bırakılmış, evlatlarını ve
sevdiklerini Akdeniz'in serin sularına gömmüş kadınları canlandırdım hayalimde birer birer. Evet, onlar da kadındı, onlar da anneler ama “öteki anneler”, "ötekileştirilen kadınlar"... Kısaca hatırlatmak
gerekirse;

Afganistan'da daha dün elleri, ayakları oyuncak görünümlü bombalarla Ruslar tarafından koparılan evlâtlarına, eşlerine her gün bakmak zorunda olan kadınlar,

lrak'ta yıllarca mahremleri çiğnenen, küstah Amerikan askerleri tarafından ırzları, namusları ve ruhları örselenen kadınlar,

Daha dün Bosna'da 60.000 den fazlası medeni (!) Avrupa'nın ortasında ve tüm dünyanın umursamaz ve zalim bakışları altında sistematik tecavüze ve soykırıma uğrayan kadınlar,

Yüzyıllarca evlâtlarının köle yapıldığı yetmiyormuş gibi, on yıllardır da beyaz batılıların sponsorluklarında çıkartılan iç savaşlarda yavruları vahşice katledilen ya da evlâtlarının açlıktan bir deri bir kemik kalıp
gözlerinin önünde erimesine şahit olan, tüm dünyanın çaresizliğe acımasızca terk ettiği Afrikalı kadınlar,

Suriye'de varil bombalarıyla, kimyasal gazlarla her gün onlarcası ölen, çocukları ellerinde açlık, hastalık ve bombalarla, mermilerle can veren, tecavüzlere, işkencelere uğrayan kadınlar,

Filistin'de hayatları, tarihin gördüğü en zalimlerce, sistematik bir kıyım, işkence ve yıkıma dönüştürülen, evlâtlarının adeta büyümelerine bile izin verilmeyen kadınlar,

Ve ülkemizde yavrularını, nişanlılarını, eşlerini yıllarca teröre kurban vermiş ve özellikle bu günlerde halen vermeye devam eden şehit eşleri ve anneleri,

Bu dünyada sizler de varsınız ve bu acımasız dünyanın acıları sizin yazgınız olmuş adeta. Sizler içten içe yanıp tükenirken, erirken, kederleriniz tarihe, kanlarınız ve acılı bedenleriniz toprağa, gözyaşlarınız
yağmura, külleriniz rüzgâra karışırken ve bütün dünya bunlara şahit olup umursamazken, emperyalizmin adeta günah çıkarırcasına dayattığı ve senede bir gün kadın haklarını hatırlıyormuş gibi yaptığı
"Dünya Kadınlar Günü" demeye de, bunu kutlamaya da utanıyorum ve bu günde "kaderleri keder dolu" tüm kadınlardan insanlık adına özür diliyorum.

Ne olur bizi bağışlayın. Sizleri eşsiz, başsız, sahipsiz bırakanlara, evlâtlarınızı acımasızca dallarından koparanlara engel olamadık, dur diyemedik, seyirci kaldık. Size kadınlığı sadece "acı, keder, açlık, sefalet,
kan ve gözyaşı olarak hissettirenlerle mertçe, cesurca, adam gibi mücadele edemedik. Ne olur bizi affedin; sizin acınızı yeterince hissedip, paylaşamadığımız için, bu kahırlara engel olamadığımız için,
zulümlere dur demek suretiyle kendi annelerimize de "layık evlâtlar" olamadığımız için...

Ve son olarak diyorum ki; en başta şehitlerimizin gözü yaşlı muhterem anneleri ve sabır abidesi eşleri olmak üzere, ülkemin tüm asaletli, vefalı, hayırlı, edep, izzet, sadakat, nezaket, letafet, nezafet ve iffet timsali, hürmet ve muhabbetin en güzeline layık tüm kadınlarına yılda bir gün değil her gün saygılı ve ölçülü davranmak, bu hissiyatı yılda bir gün değil her an yaşamak gerekir. Zira "Kadınlarınız size Allah'ın birer emanetidir" diyen o Yüce Resul'ün (sav) ümmetine de, bize de ancak bu yakışır...
Bu yazı toplam 103 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.