1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. DÜNYANIN ÇİVİSİ NE ALEMDE? - II
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

DÜNYANIN ÇİVİSİ NE ALEMDE? - II

A+A-

Salı günkü yazımda bahsettiğim dünyada ki gelişmeler ve hızlı dönüşüme dair yazıma devam ediyorum. Dünyada enerji üretimine her an olan ihtiyaç katlanarak artıyor. Bu enerji üretimi öylesine bir sektör haline dönüştü ki, gerekli kaynakları, enerji dağıtımı, enerjinin tüketicilere ulaştırılması son derece karmaşık ve son derece kritik dev bir sektör, devasa bir sistemdir. Her şey birbiriyle entegre olup birbirine bağlantılıdır. Asla soyutlayamazsınız. Kurulu bir düzene göre yürüyen santral ürettiği enerjiyi şebekeye aktarmakta, şebeke ise bunun taşımasını ve dağıtımını yapmakta, fabrikalara, kurumlara ve hanelere her daim ulaştırmaktadır.

Allah izin verdiği takdirde 2060’lı yıllara kadar dünya nüfusu hızla artmaya devam edecek. Yaşam kalitemizin artmasından ötürü kişi başı enerji tüketimi artmaya devam edecek. Bu dediğim hususu hafife almayın. Kişi başı beklenti ve enerji ihtiyacı gelişen teknoloji ile büyük bir oranda artmış ve fert başına kullanılan enerji ihtiyacı akıllara zarar bir hızla artmıştır. Dolayısıyla gelecekte de daha çok enerji üretilmesi, taşınması ve dağıtılması gerekecek. Enerji sistemi ve sektörü büyümeye ve karmaşıklaşmaya devam edecektir. Daha akıllı yönetim sistemleri, yeni teknolojiler ve yeni iş modelleri ile artan bu karmaşa yönetilmeye gayret edilecektir. Bugün bazı sığ akıllıların karşı çıktığı nükleer santrallere olan ihtiyaç katlanacaktır. Bu sistemi onaylamayan ya da bu sistemden uzak kalan devletler dünya yüzünde bir köy muamelesi görecek ve emperyalist odaklarca sağlanan güç ihtiyaçları karşısında da sömürülecek tabii zenginliklerine insafsızca el konulacaktır.

Bu arada teknoloji ilerledikçe gelişen teknolojiler, şebekenin dijitalleşmesi, muazzam miktarda verinin işlenmesi sayesinde zaman içinde ‘akıllı şebekeler’ oluşacaktır. Önce mahalli, sonra ulusal, sonra bölgesel ve en nihayetinde küresel akıllı ve bütünleşmiş şebekeler oluşacaktır. Buna götüren bu aklı bugün kullanmaya başlamadığımız takdirde gelecekte az önce bahsetmiş olduğum köyleşmiş ülkelerden biri olma riskiyle baş başa kalabiliriz. Bir takım ilerici görünen geri kafalı sosyalist çevreler bugün CHP çatısı altında ortak hareket ederek büyümeye giden yolda bir takım engellemelerle bu durumu baltalamaya çalışsa da ülke yönetiminin başında bulunan Tayyip Erdoğan faktörü sebebiyle bu kirli oyuna alet olmaktan her defasında kurtulabiliyoruz. Sığ akıllı kişiler yüzünden bu ilerlemede maalesef her defasında sorun çıkaran CHP yöneticileri ve başında ki dirayetsiz idarecilerinin dar politikaları yüzünden ülkemiz ciddi badireler atlatmaktadır.

Siyasetlerini dar kalıplara uyarlayan bu zihniyet sahipleri değil miydi yıllarca başörtüsüne savaş açan, İmam Hatiplere savaş açanlar…

Bunların mantığında teknoloji ve kalkınma yoktur. Kişilerin tercihleriyle savaş ve mücadele vardır. Bu mantık yüzünden işte bugünkü Avrupa seviyesine ulaşamadık.   

Bugünkü gelinen noktada büyük enerji santralleri var olmaya devam edecek, bilişim dünyasındaki büyük veri merkezleri gibi. Ama nasıl herkes internete bağlanabiliyor, film izliyor veya internete yükleyebiliyorsa, oyun oynayabiliyor aynı zamanda oyun geliştirip, internete koyabiliyorsa, aynı şekilde şebekeden enerji tüketecek, şebekeye enerji yükleyecek. Bu aşamaya büyük bir hızla yaklaşmaktayız. Buna neden ihtiyaç duyulduğu da malumunuzdur. Düşünün on sene önceki enerji ihtiyacınız ile bugünü enerji ihtiyacınız arasında ki fark ne kadar büyüdü. Beklentiler ne kadar arttı. Gelişen teknoloji karşısında hızla ilerleyen çeşitli, sektörlerin günden güne artan beklentileri işte bu ihtiyacı ortaya çıkardı. Konya’mızda 20 sene önce sadece iki organize sanayi varken bugün 5. Organize sanayii planları yapılmaktadır. Bunun dışında özel organize sanayi bölgeleri de günden güne artmaktadır.

Durum böyle olunca da enerji tüketimimiz artmaktadır. Yaşam konforu geliştikçe daha çok teknoloji kullanıyoruz. Dolayısıyla daha çok üretim yapılması gerekiyor. Bunun için de daha çok enerjiye ihtiyacımız oluşuyor.

Böyle olmak zorunda mı?

Topluma genel olarak baktığımızda aklı başında ve feraset sahibi olabilenlerde bu konuyla ilgili bir bilinçlenme yaşandığı görülüyor.  

Dünyaya bir bakın sevgili okurlarım! Tabiat ve onun kaynakların insanca kullanımını sağlayabiliyor muyuz? Dünyada bugünlerde obeziteden ölenlerin sayısı açlıktan ölenlerin sayısını geçmiştir. Gülelim mi ağlayalım mı?

Birileri yemekten ölüyor, birileri açlıktan ölüyor. Bu ne yaman çelişki.  

Su, çok önemli bir konu. Birileri çölün ortasına yemyeşil golf sahası kuruyor, diğeri ise azıcık su bulmak için her gün kilometrelerce yürümek ve suyunu başının üzerinde taşımak zorunda kalıyor. Bu sizce adaletli mi? Tabii ki de değil. Temiz su herkesin hakkı değil mi?

Böyle çoğalmaya ve böyle davranmaya devam edersek, böyle tüketirsek, böyle kirletirsek, 22. yüzyıl büyük bir hayal kırıklığı olur. İnsanca ve doğayla uyum içinde yaşamak zorundayız. İtibarlı olan, keyifli olan, doğru olan, erdemli olan budur. Bunu herkese anlatmak, aşılamak, doğal olarak yaşanası hale getirmek zorundayız.

 

Bu yazı toplam 321 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum