1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Dünya’nın Gelecek Stratejisi : İslam
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Dünya’nın Gelecek Stratejisi : İslam

A+A-
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile reisimiz Recep Tayyip Erdoğan arasında devam etmekte olan ılık rüzgârlar esmeye devam etmektedir. Umulur ki bölge halkına nefes aldıracak ve yaşanan karanlık günleri bir kalemde silip atacak bir sıçrama yaşarız. İşin başında sağlam temeller üzerine inşa edilecek ciddi bir oluşumla yaşanan talihsiz gelişmeler bir çırpıda silinecek ve bölgede ki ilgisiz alakasız Amerika başta olmak üzere çok sayıda kendini idare etmekten aciz Avrupa ülkeleri ayıklanacaktır.

Son darbe girişiminin milat olduğunda hemfikiriz. ABD ve Avrupa’nın gizlediği gerçek suratları ortaya net olarak çıkmıştır.
ABD’nin BM’yi kendi çıkarları doğrultusunda kullandığı da ortaya çıkmıştır. Geçen hafta basın organlarımızda çıkan habere bakıldığında PKK’ya gönderilen çuval çuval silah ve yardım malzemesi memleketimizin doğusunda süregelen operasyonlarda ele geçirilmiştir. Bugün bu pislikleri ortaya çıkmasında PKK denen illetin ülkemizde ki zayıflama sürecinden kaynaklandığı da ortadadır.
TSK'dan yapılan açıklamada, 09 Ekim 2016 tarihinde 3'üncü Piyade Tümen Komutanlığı tarafından icra edilen arama tarama faaliyetleri esnasında Hakkâri Kovan Tepe mevkiinde mağara içinde 624 adet 14.5 Doçka, bin 500 adet 12.7 uçaksavar, 11 bin 80 adet Kaleşnikof ve 952 adet 23 mm. top mühimmatı bulunduğu ortaya çıktı. Bu mühimmata dair tüm fotoğraflar internet sitelerinde defalarca yayımlandı.

O halde etrafımızda ki sözde müttefik kisvesiyle bu vatanın birliğine ve bütünlüğüne göz dikmiş iç ve dış hainlerin yaptıklarını ikrar etmeleri gibi bir beklentimiz yok. Çünkü aylardır söylenen yalanlarına hala kulak vermeye devam edersek bu vatanın bağımsızlık destanına ihanet etmiş oluruz.
Bu memleket için gözünü kırpmadan doğuda şehit olan Mehmetçiğin hakkını asla ödeyemeyiz.
Yeni bir oluşum özellikle son darbe girişimine bakıldığında olmazsa olmazımız olmuştur.
Başta Amerika olmak üzere Rusya da dâhil, AB ülkeleri de dâhil çok sayıda tehdit unsurlarını çok iyi tahlil etmeli stratejimizi ciddiyetle değerlendirmeliyiz.
Dünyada bir takım değişiklikler yaşanacak. En azından mevcut tablo bunu gösteriyor. Her devlet birer birer kılıçları kınından çekmeye başladı. Ya herkes elindekiyle yetinmeye razı olacak ya da dünyanın belli başlı bölgelerinde kan gövdeyi götürecek. Bununla alakalı çok sayıda kıyamet senaryosu yazmaya soyunan kesimler ortaya çıktı. Onlarda kendilerince doğruları yazarak dünyanın gidişatına dair düşüncelerini paylaşmaktalar.
Ama asıl gerçek şu: dünyanın başına bu kadar belayı sarmakta mahir olan başlıca aktörler kendilerini de ateşin içine atmaktalar. Güç sarhoşluğu yaşayan bilindik devletler yaptıkları fevri çıkışların ceremesini fazlasıyla çekeceklerdir.
Dünyanın çeşitli bölgelerinde enerji ve petrol kaynakları başta olmak üzere çok sayıda değerli rezervi kendine mal etmek isteyen bir takım güçler aç kurtların sürüye saldırdıkları gibi önüne gelene saldırmaya devam edecekler. Bugün Fransa uçaklarının Suriye’de hava bombardımanına katılmasının temelinde yatan etken sizce bölgede barışı sağlamak amacına matuf bir çaba mıdır?
Tabii ki de değil…
Herkes çıkar peşinde koşarak kendi menfaatine hitap edecek varlıklardan en üst düzeyde yararlanma peşinde koşuyor.
Dini inançlar noktasında da bir takım mücadeleler olsa da bana göre asıl savaş nedeni ilk başta ekonomik anlamdadır.
Sonrasında dini etkenler ikinci planda ön plana çıkmaktadır.
İşte bu iki ana etken yüzünden dünyanın ekolojik dengesini bozmaktan zerre kadar imtina etmeyen batı dünyası aslında bir diğer anlamda kendi bindiği dalı da kesmektedir.
Hesaplarını kendi çıkarlarına göre yapan zalimlerin bilmediği asıl hesap sahibinin bize tanıdığı süre ve mazlum milletlere olan yardımıdır.
Bugün Amerika’nın şımarık tavrı hesapsız kalmayacak ve günü geldiğinde yaptıklarının bedelini tümüyle ödeyecektir. Mazlumların kanı üzerinden politika üreten anlayış günü geldiğinde o kan deryasının içinde boğulur. İşte Amerika’da o kanda boğulacaktır. Hakkın hâkimiyeti er ya da geç hâkim olacak ve Müslümanların yeniden uyanışı için bir takım kapılar aralanacaktır.
Bugün, İslam ümmeti üzerinde ki gaflet perdesinin kalkmaya başladığını memnuniyetle izlemekteyiz. Bu ümmet, kutsal dininin dünya hâkimiyeti için canını vermekten asla imtina etmez. Belki çok kan akacak ama Müslümanların geleceğinde Rabbin vaadi olan İslam’ın yeryüzü hâkimiyeti yeniden tesis edilecek. Zalimler yerle yeksan olacak. Mekke’nin fethinde olduğu gibi dünyanın da fethinde yeni bir çığır açılacak. İslamiyet tüm dünyanın kurtuluş reçetesi olacak.
 
Bu yazı toplam 173 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.