1. YAZARLAR

  2. Mehmet Kanmaz

  3. Düşmanımız nefis mi koronavirüs mü
Mehmet Kanmaz

Mehmet Kanmaz

Mehmet Kanmaz
Yazarın Tüm Yazıları >

Düşmanımız nefis mi koronavirüs mü

A+A-

Malumunuz, Rahmet ve mağfiret ayı olan Ramazan ayına girmiş bulunu yoruz. Peygamber Efendimiz Aleyhissaltü vesselam şöyle buyuruyor: “Ramazan ayı girdiğinde cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur.” Bu vesileyle herkesin sürekli dert yandığı ve düşman olarak gördüğü “nefs” kavramı üzerine yaptığım bu çalışmayı sizlerle paylaşmak istedim.

Yazıma konumuzun başındaki “Şeytanlar zincire vurulur” hadisine getirilen bir açıklamayla başlamak istiyorum:“Cenab-ı Hak Ramazan orucuyla, doğrudan doğruya rububiyet dava eden nefsin firavunluk damarını kırar, aciz olduğunu göstermekle de bir kul ve köle olduğunu bildirir. Çünkü nefis Rabbini tanımak istemez, kendisi rablık dava eder. Ne kadar azap ve işkence çektirilse o damar onda kalır. İşte Ramazan orucu, doğrudan nefsin bu firavunluk cephesine darbe vurur kırar. Aciz, zaif ve fakir olduğunu bildirir.”

Hadisin rivayetlerinde vardır ki:Cenâb-ı Hak nefse demiş ki: "Ben neyim, sen nesin?"Nefis demiş: "Ben benim, Sen sensin."Azap vermiş, Cehenneme atmış, yine sormuş. Yine demiş:"Ene ene, ente ente." Yani ben benim sen sensin. Hangi çeşit azâbı vermiş, enâniyetten (benliğinden) vazgeçmemiş.

Sonra açlıkla azap vermiş. Yani aç bırakmış. Yine sormuş:"Men ene? Ve mâ ente?" Yani sen kimsin ben kimim?Nefis demiş: "Sen benim Rabb-i Rahîmimsin. Ben senin âciz bir abdinim.”Böylece aciz bir kul ve köle olduğunu itiraf etmiş. Onun içindir ki Ramazanda nefis ve şeytanların elleri ve kolları bağlanmış oluyor, yani zincire vurulmuş oluyor.

Şeytan ve nefis; sürekli mü’minin gösterdiği ve göstereceği en küçük bir zaafını ve gevşekliğini pusuda bekleyen bir avcı köpeği gibi takib eder.  Evet, günümüzün en büyük tehlikesi olarak görülen ve herkesin korkulu rüyası haline gelen koronavirüs telaşı ve endişesi, herkesi hatta bütün dünyayı sarmış. Dünya ülkeleri bu tehlikeden korunmak ve kurtulmak için bütün güçleriyle çareler aramakta. Acaba insan; şu kısacık dünya hayatını tehdit eden ve gözle görülemeyecek kadar küçük olan bu virüsten kurtulmak için bu kadar tedbirler alıp, çaba sarf ederken, ebedi hayatını tehdit eden nefis virüsüne karşı ne kadar mücadele veriyor? Bu Korona denilen virüsten korunmak için belirli bir sosyal mesafe koyarak korunmaya çalışırken, içimizde bulunan ve sürekli bizimle yaşayan nefsimizin hile ve tuzaklarından korunmak için günahlardan ne kadar mesafeli durabiliyoruz?

Nefis; insana kötülükleri yaptırmaya zorlayan en büyük bir düşmandır. İnsanın mahiyetinde kötülüklere karşı bir meyil ve potansiyel vardır. Nefis, ısrarla o arzuların karşılanmasını ister. Eğer nefis tezkiye yani terbiye edilmezse kötülük ve günah işlemekte hiçbir sınır tanımaz. Çünkü insan nefsin arzu ve isteklerini tamamen yok edemez. Ancak güçlü bir iradeyle ve Allah’ın yardımıyla kontrol altına alabilir.“Bununla beraber ben nefsimi, temize çıkaramam. Çünkü nefis ısrarla kötülüğü emreder ve kötülükte rehberlik eder. Ancak Rabbimin sonsuz rahmetiyle muamele ettiği ve koruduğu durumlarda, insan nefsin elinden kurtulabilir.”

Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm : "Allah bir topluluk için hayır murad ettiğinde, onlara nefislerinin ayıplarını gösterir."buyurmuş.

Ya Rabbi! İsm-i Azam, Furkan-ı Hakim ve Resul-i Ekre aleyhissalatü vesselam  hürmetine Bizleri nefis ve şeytanın şerrinden ve kabir azabından ve cehennem ateşinden muhafaza eyle ve Cennetü'l Firdevste mes'ut kıl.

Âmin, âmin, âmin!

Bu yazı toplam 1399 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.