1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Düşmanlık Niye ?
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Düşmanlık Niye ?

A+A-
Bu dünyada hepimiz misafiriz. Dünya’da yaşayan insanların atası da birdir. Hepimiz bu dünyaya Adem’in çocukları olarak geldik. Bir süreliğine yaşadığımız dünya’da; düşmanlık niye sorusunu insanlık tarihi boyunca soranlar olmuştur.
Ancak kinden, nefretten, fesatlıktan, münafıklıktan, düşmanlıktan beslenenler, sömürmeyi, ezmeyi, can akıtmayı, savaşı, katliamı tercih etmişlerdir. Kimisi din demiş, kimisi etnik köken demiş, kimisi alevi –Sünni demiş, kimisi Kürt- Türk, faşist- komünist demiş bunlar için kavga çıkarmışlar, kan dökmüşler. Yakmışlar yıkmışlar. Çoğu insan ise ezen ve sömüren ve katledenlere biat ederek kölelik yapmaktan vazgeçememiştir.
Ortada olan gerçek açık ve nettir. Ya benden yanasın ya karşısın. Ya siyahız ya beyaz! Bir salıncaktayız sanki. Hiç durmayan ya ötede, ya beride zincirlerinin bağlandığı direk eli aynı hizaya ulaşan, ortalarda yavaşlayamayan bir salıncakta.
Ya kısayız ya uzun.Ya kahramanımız var, ya hainimiz.
Ya karanlıktayız sonsuza kadar, ya da gözlerimiz kamaşıyor aydınlıktan.
Ya düşman var bizim için, ya da gözümüzü kapatıp kollarına atılacağımız dost.
Ya donuyoruz ya yanıyoruz. Ara renkler, ara duygular, ara tonlar yok dünyamızda. Öyle ki, günümüzde bazı insanlar, bazılarımızı renklere bile düşman ettiler.
Sevgi, saygı, hoşgörü varken, bazıları adeta insanlara kin, nefret, kan kusuyorlar.
Ya aşık oluyor, ya nefret ediyoruz. Ya mal mülk, debdebe, tantana, lüks içindeyiz. Aşk ve nefret, siyah ile beyaz, gece ile gündüz, yaz ile kış arasında salınıp duruyoruz. Kimimiz susmasını bilmiyor, kimimiz ağzını açmaz olduk. Gerçeklerden kaçıyoruz. Renklerden siyah ile beyazımız var. Ara renkleri kovmuşuz yaşadığımız şu garip dünyadan.
Mevsimlerden baharı hiç tanımıyoruz. Ya yazın kavurucu sıcaklığında çöl iklimindeyiz, ya da her şeyimize karlar yağdırıp kışın dondurucu soğuğunda tüketiyoruz kendimizi.
Görüntümüz konusunda da böyleyiz. Ya dev aynasında burnumuzdan kıl aldırmayacak kadar tepelerde pervaz ediyoruz, ya da karmaşık, eksiklik, geri kalmışlık şarkısı söylüyor ya da öncekileri suçlamalarla geveliyoruz...



Denge denen kavramdan o kadar uzaktayız ki. Salıncak bizi hep tepelere çıkarıyor, yere yakın, ortaya yakın, mantığa yakın olmaya alışık değiliz. Hatta rahatsız oluyoruz. Reddediyoruz refleks olarak. Her gün renk değiştirip, Acaba bu şu mudur diye telkinde bulunuyoruz topluma.
Kahramanlık tanımımızla, hainlik kavramı bitişik nizam yükseliyor dimağlarımızda. Hatta bir gecede bile birinden diğerine geçebiliyoruz. Bu şekil bir toplumuz nedense.
Türkiye’nin; dengesi bir tuhaf, dünü anlaşılmaz, bugünü karmaşık, geleceği karanlık mı?
Elbette değil.
Birleştirme yerine ayrışmayı, sevgi yerine nefreti, hoşgörü yerine öfkeyi yansıtanlar; haktan, hukuktan adaletten barıştan, kardeşlikten birlik ve beraberlikten bahsedemez. Onlar ki; biz ve onlar diyerek insanları duyguda, düşüncede, inançta, yaşamda ayrıştıranlardır. Onlar ki; toplumun birliğine, bütünlüğüne kardeşliğine dinamit koyanlardır. Bunun milletimiz mutlaka görmelidir.
Şunu unutmayalım ki, insanlar arasında ayrıcalıklılar varsa, adalet, huzur ve güven yoktur.
 
Bu yazı toplam 57 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.