1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. "Duvar yazısı olabilecek" bir  yazı...
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

"Duvar yazısı olabilecek" bir  yazı...

A+A-

Doktorluk her dönemde gözde meslek, istenilen meslek olmuştur. Sanırım bugünde öyledir.

Mesleğin doğuştan çekiciliği var.

Çocuğa sor, büyüyünce ne olacaksın?

Pek çoğu “Doktor olacağım” der.

Bilmem katılır mısınız,

En gözde damat adayıdır.

Hemen herkes, kızını doktorla evlendirmek ister.

Kadınlarımız arasında “beni ne doktorlar istedi” diye başlayan atasözü bile vardır.

Şarkıdır.

 “Doktor civanım, seni istiyor canım.”

Küçük ilanların büyük vaatleridir.

“Doktordan satılık otomobil.”

“Doktordan satılık işyeri.”

Kullanılmışsa bile, doktorun kullanmış olması “kalite” göstergesidir.

“Doktora kiralık” ilanı da öyle.

Evini vereceksen doktora ver.

Temizdir en azından, eminsindir.

Meslek seçerken…

Kız verirken…

Kocaya varırken…

Otomobil alırken……

Ev kiralarken…

Doktor iyi.

Atatürk bile ölüm yatağında :

Beni Türk Hekimlerine emanet ediniz demiştir.

Birde bugün madalyonun diğer yüzü var.

Fikrini söylerse…

Şerefsiz doktor!

Peki;

Rahatsız olsanız,Devlet Bahçeli’ye ve diğer anlı, şanlı  bakanlara, iş adamlarına,siyasilere,sanatçılara ,iş adamlarına ünlülere gider misiniz ? Bunlar basit bir pansuman yapabilirler mi?

Ama, çok sıradan bademcik ameliyatını yapabilen bir hekim, gayet güzel başbakanlık yapabilir.

Refik Saydam, hekimdi.

Gençler bilmez ama  eski başbakanlardan Sadi Irmak, hekimdi.

TBMM başkanı Mustafa Kalemli, hekimdi.

O halde…

Reçeteye aspirin yazma yetkisi bile olmayan tiplerin hükümette en önemli makamlara gelmesini tehlikeli bulmuyorsun da, canını emanet ettiğin hekimlerin hükümetle alakalı fikir beyan etmesini mi sakıncalı buluyorsun?

Komada geliyorsun, bacağını kesiyor, damar çıkarıp, kalbine bağlıyor, ölmekten kurtuluyorsun. Gece yarısı ateşi kırka vuran evladını Azrail'in elinden alıyor. Kardeşinin hızara kaptırdığı parmağını yerine dikiyor. Beyin kanaması geçiren anneni hayata döndürüyor. Babanın katarakttan görmeyen gözünü gördürüyor. Eşinin kanserini erken yakalıyor. Sonra da sen çıkıp “hekimler devlet işlerinden benim anladığım kadar anlamaz, konuşmasınlar” diyorsun öyle mi?

Odanın başındaki  Türk ibaresini de  sizlerden önceki Bakanlar Kurulu vermiştir.Bu unvanı  başkası veremez de alamazda…

Türk Tabipler Birliği başkanı olan profesör, İstanbul Üniversitesi rektörlüğü seçiminde en yüksek oyu aldı. Ezici çoğunlukla seçilen bu profesörün rektör olmasını engellediler. “Nuh'un cep telefonu vardı, gemisi nükleerdi, insansız hava aracı uçuruyordu” diyen arkadaşı, aynı İstanbul Üniversitesi'ne öğretim üyesi yaptılar.

Kafasında fesle dolaşan “tımarhanelik” herif,  televizyonlara çıkıp devlet yönetimine dair her türlü fikrini söyleyebilecek, cumhurbaşkanı sarayında bilim adamı olarak ağırlanacak… Memleketin en önemli “psikiyatri” profesörlerinden biri olan Türk Tabipler Birliği başkanı fikrini söyleyemeyecek öyle mi?

Fikrini beğenmeyebilirsin.

Ben de senin fikrini beğenmiyorum.

Beğenmek zorunda mıyız?

Fikirse mesele… “Barutun kokusu düştü burnuma, dört bir yanı istiyorum dibinden patlatayım, adamlar gibi dağlara düşeyim, tutmak istiyorum Kürdistanımı, ya ölüm ya kurtuluş, artık savaş zamanıdır” diyen Şivan Perver'e “barış güvercini” muamelesi yapacaksınız,  Mitinginde kürsüye çıkartacaksınız, düet yaptıracaksınız, çok duygulanıp ağlayacaksınız. Sonra da Türk Tabipler Birliği'ne “terörist seviciler” diyeceksiniz öyle mi?

Uyarmasınlar mı?

Onarılmaz sorunlara, insani dramlara yol açan bu çatışma ortamına “hatalı teşhisler” yüzünden sürüklenmedik mi?

Hekimlerimiz devlet işlerinden anlamadığı için mi oluyor bu işler?

Madem herkes hekimlerden daha iyi biliyor.

Bi teşhis ben koyayım bari.

Eğer, cehalet seviyesinde Avrupa şampiyonu olan bir ülke, sırf düşüncelerini söyledi diye hekimlerini hapse tıkmaya çalışıyorsa, o ülke hasta'dır. Bu sözü de ister kabul edin, ister etmeyin Bülent Eczacıbaşı söylemiştir.  Yazı alıntıdır.

Bu yazı toplam 497 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.