1. YAZARLAR

  2. Kerim Candan

  3. Duyguların Paylaşılması
Kerim Candan

Kerim Candan

Yazarın Tüm Yazıları >

Duyguların Paylaşılması

A+A-
İnsanı eşsiz ve özel yapan farklı olmasıdır. Çevremizdeki her bir insanın farklı ve kendine özel duyguları vardır. Bu farklı duygular, birbirimize yabancılaşmak için bir neden değil, birbirimizi anlamak ve değer vermek için vardır.
Kendimizi tanıma ve anlamada da duygu ve düşüncelerimizin farkında olduğumuzda daha iyi anlar ve tanırız. Eğer duygularımızın farkında değilsek, kendimizi tanımış olamayız ve kendimize de bir yabancılaşma yaşamamız kaçınılmaz olur.
Çocuklarımıza doğru tutum geliştirmek için onların duygu ve düşüncelerini de tanımak ve anlamak zorundayız. Onların terbiye ve eğitiminde de yaşadığı duygulara hitap etmek, onlarda anlaşıldıkları ve önemsendikleri düşüncesi oluşturur. Terbiye sürecinde, bu duyguların diliyle kurulan iletişim daha ikna edici olacaktır. Çünkü büyüme ve gelişme çağındaki bir çocuğun kişisel farkındalığı yüksek değildir ve henüz duygularını bilemeyebilir. Sevinç, üzüntü, hüzün, kızgınlık, mutluluk, yalnızlık, umut ya da umutsuzluk, çaresizlik, kendini değerli hissetme ya da öfke gibi kendini üzen ya da sevindiren bütün duygularını bilemeyebilir, adlandıramayabilir.
Bazı olumsuz ya da olumlu tutum ve davranışlarına geri bildirimde bulunurken, bizde uyandırdığı duygu ve düşünceleri ifade etmeli, yani “ben dili” ile iletişim kurmalı, kişiliğini değil davranışını eleştirerek, daha ikna edici oluruz, hem de duyguları tanımasına yardımcı oluruz. Bizim ya da onun üzüldüğü, kızdığı, sevindiği, ya da şaşkınlık ya da umut gibi sözcüklerle düşündüklerini ifade etmek veya tanımlamak çok faydalı olacaktır.
Tutum ve davranışlardaki hırçınlık, öfke gibi duygular da tanımlanarak belirtilmesi gerekmektedir. Öfkeli olduğunda senin için endişeleniyorum, ya da yalan söylediğinde sana güvenim azalıyor, ya da ders çalışmadığın zaman başarılı olamayacağını düşünüp endişeleniyorum gibi ben dili kullanarak, duygu ve düşüncelerimizi söylemek gerekmektedir.
Bunun yanında özellikle bazı anneler, çocuğun yaptığı her yaramazlıkta, yaramazlık yaptığın için beni öldüreceksin, beni çok üzüyorsun, annen olmayacağım gibi abartılı konuşmalardan kaçınmalıdır. Çocuk yaramazlık yaptığı diye anneler ölmez, ya da anne olmamak gibi bir lüksü olamaz, bunun yerine dengeli ve dozajında sözcükler kullanmak gerekmektedir.
Ebeveynleri tarafından şartlı değil de koşulsuz kabul ve sevgi göreceğine dair inancı güçlü olmalıdır. Hissettikleri duygu ve düşünceler anlaşıldığında çocuk, psikolojik olarak rahatlar ve kendini daha güvende ve huzurlu hisseder. Çünkü Mevlana’nın da dediği gibi, “aynı dili konuşan değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilirler.” Hoşça kalın.
 
Bu yazı toplam 108 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.