1. YAZARLAR

  2. Mehmet BİNA

  3. Ecelimin yaklaştığını anlıyorum
Mehmet BİNA

Mehmet BİNA

Yazarın Tüm Yazıları >

Ecelimin yaklaştığını anlıyorum

A+A-

Ayşe (RA)den: Nebi (SAV)’in hanımları onun yanında otururlarken Hz. Fâtıma (ra) tıpkı Resûlullah (SAV)gibi yürüyerek çıkageldi. Resûl-i Ekrem onu görünce sevindi ve “merhaba kızım” diyerek sağ veya sol yanına oturttu. Sonra Fâtıma’nın kulağına bir şeyler fısıldadı. Fâtıma yüksek sesle ağlamaya başladı. Onun aşırı üzüntüsünü görünce kulağına bir şey daha fısıldadı. Bu defa Fâtıma güldü. Fâtıma’ya: Hanımları yanındayken Resûlullah (SAV) sadece sana bir sır verdi; sen de ağladın, dedim ve Resûlullah kalkıp gidince, ona: “sana ne söyledi?” diye sordum. Fâtıma: Resûlullah (SAV)’in sırrını kimseye söyleyemem, dedi. Resûlullah (SAV) vefat edince de:

Senin üzerindeki analık hakkıma dayanarak Rasûlullah’ın sana verdiği sırrı bana söylemeni istiyorum, dedim. Fâtıma: Şimdi olabilir, dedi ve şunları söyledi: Resûl-i Ekrem kulağıma ilk defa bir şey söylediğinde, Cebrail’in nazil olan Kur’an ayetlerini baştan sona okumak üzere her yıl bir -veya iki- defa geldiğini, fakat bu yıl aynı maksatla iki defa geldiğini söyledi ve “Ecelimin yaklaştığını anlıyorum; Allah’a karşı saygıda kusur etme ve sabırlı ol! Benim senden önce gitmem ne iyi!” buyurdu. Bunun üzerine gördüğün gibi çok ağladım. Benim çok üzüldüğümü görünce, kulağıma tekrar bir şeyler fısıldayarak: “Fâtıma! Mü’min hanımların - veya bu ümmetin kadınlarının- hanımefendisi olmak istemez misin?” buyurdu. O zaman da gördüğün gibi güldüm.(Buhari, Menâkıb 25, Megâzî, 83, İsti’zân 43; Müslim, Fezâilü’s-sahâbe 97-99)

AÇIKLAMALAR:

Efendimiz küçük kızı Hz. Fâtıma’yı çok severdi. O babasının yanına geldiği zaman onu ayakta karşılayıp kucaklar, yanaklarından öper ve elinden tutarak kendi yerini ona ikram ederdi. Bir sefere gideceği zaman en son onunla vedalaşır, dönünce de önce onunla görüşürdü.

Bu olayın Efendimiz’in son hastalığı sırasında olduğu da rivayet edilmiştir. Rasûlullah’ın ona verdiği birinci sır, bütün rivayetlere göre, yakında vefat edeceğini bildirmesidir. İkinci sır ise, diğer rivayetlerden öğrendiğimize göre, Fâtıma(RA)nın mü’min kadınların hanımefendisi ve vefatından sonra ehlinden ona ilk önce kavuşacağı haberiydi.

Zira o, her şeyden önce, Resûl-i Ekrem’e, bir peygamber olarak iman etmişti ve canından da çok sevdiği babasıydı. Çok sevdiği insandan ayrılmak, onu derin bir hüzne boğmuş ve hassas gönlünü perişan etmişti. Tesellisi ise pek yakında babasına kavuşma düşüncesiydi. Bu mucize de, 6 ay kadar sonra gerçekleşti.

Cebrail (AS) ramazan aylarında yılda bir defa, o güne kadar gelen Kur’an ayetlerini karşılıklı olarak birbirlerine okumak üzere gelirken, o yıl bu maksatla iki defa gelmişti. Allah’ın Rasülü onun bu farklı tutumundan, ömrünün sona ermek üzere olduğu sonucunu çıkarmıştı. Nitekim öyle de oldu.

Fâtıma (RA)nın sır saklama hususundaki titizliği dikkate şayandır. Rasûlullah’ın söylediklerini, hanımlarının yanında sadece kendisine fısıldamasına bakarak bunların sır olduğunu düşünmüş ve kimseye söylememiştir. Zira bu bilgilerin başkalarına söylenmesi mahzurlu olmasaydı, Resûlullah kendisine sır olarak söylemezdi. Ama Rasûlullah’ın vefatından sonra artık sır olmaktan çıktığını düşünmüş ve Hz. Aişe ’ye söylemiştir.

ÇIKARIMLARIMIZ:

1. Sırlar emanettir, sır özelliği taşıdığı sürece kimseye söylenmemelidir.

2. Vefat edenin arkasından ağlamakta sakınca yoktur. Ancak ağlarken ölçüyü kaçırmamalı, sabırlı olmaya gayret etmelidir.

3.Sevinmede de ölçülü olmalı asla şımarmamalıdır.

4.Çocuk sevgisi fıtrîdir ve Resûlullah Efendimiz’in sünnetlerinden biridir.

5. Hz. Fâtıma müslüman kadınların en üstünüdür.

Bu yazı toplam 407 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar