1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Edep Ya Hu!
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Edep Ya Hu!

A+A-
Bugün yazıma Hz. Mevlana’nın bir sözü ile başlamak istiyorum.
Hz. Mevlana diyor ki:
"Derdimi seviyorum. Biliyorum ki derdimi veren de beni seviyor. Seven, sevdiğinin nazını ölçüyor.. Sevilen çekmesin de neylesin.."
Yürürken başımın yerde olması sizi rahatsız etmesin. Benim tek derdim yere düşen edebinize takılmamak...
Hangi devirde yaşıyoruz?
Edebimiz, manevi değerlerimiz ne hale geldi?
Elbette bu sorumu bozulanlara, kaybedenlere soruyorum. 24 Ayar saf ve som altın gibi olanlar bundan müstesna.
Belki zaman zaman yazıyoruz.
İnancı olanlar söylerler. Kıyamet alametlerinden birisi de zina ve binanın çoğalmasıdır.
Konya’da üniversite çoğaldı.
Yüz binlere varan öğrenci var. Bunlar içinde altın kadar sağlam olanlar var. Ya çürük elmalar?
Şimdi kimse gücenip darılmasın.
Uzak doğu ülkelerini, Afrika’yı gezip görenler bilir. Akşamın belli saatinden sonra fahişeler köşelerde, kaldırımlarda müşteri beklerler…
İstanbul’da bazı semtler de öyle. Gelip geçen insanlara sataşırlar.
Maalesef bizim Konya’da da özellikle akşam saatlerinde Zafer Meydanı aynı olmasa bile aynı noktaya yaklaşmıştır.
Güpe gündüz, kaldırımlara kartvizit atılıyor. Telefon numaraları veriliyor. Bölgede kız- erkek okulları var. Bu caddelerden kaldırımlardan yürüyorlar. Belki bu söylediklerim bayatladı ama, son günlerde yine ısıtılıp, ısıtılıp bu işler yapılmaktadır.
Vilayetin en yetkilisi Vali beye, Emniyet Müdürüne istirham ediyor ve bu işin önüne geçilmesini sanırım benim gibi birçok insan istemektedir.
Geçen akşam saatlerinde Alâeddin bulvarında yürüyordum. Yanıma genç bir bayan yada kız çocuğu yaklaştı. O kadar yaklaştı ki, elime bir şey tutuşturdu. Bir anlık gafletle onu aldım. Küçük kağıt parçasında “ Beni ara, yaşım 20, telefonum….. şu” yazıyordu.
Sonra ertesi günü yine aynı cadde üzerinde akşam saatlerinde arabamı almak üzere Alâeddin’e çıkarken, öbek öbek “Davet kartvizitleri!”
Alaeddin tepesi ise yine güpe gündüz kuytu köşelerde sevişme alanları haline geldiğini bir çok kişi görüp, “Ya sabır”çekiyor.
Ne olduk?
Nereye gidiyoruz ?
Bu noktaya gelmemizin birkaç nedeni var.
Bir defa Milli, manevi değerlerimiz törpülene, törpülene bozulduk.
İnanç zaafımız başladı.
Ekonomimiz kötü. Döviz, altın aldı başını gidiyor. Protestolu senet sayısı 2013 yılının ilk 8 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7.4 artışla 724 bin 686 adete yükselmiş. Protestolu senet tutarı ise yüzde 20 artışla yaklaşık 5 milyon TL. ye ulaşmış.
Milli gelir sözde kişi başı 10 bin dolar ama, Milletimizin çoğu doları bile bilmiyor.
İnsanlar Lüks hayata alıştırıldı.
Yaşayan insanların pek çoğu banka borçlusu.
Bir tarafta zevkü- sefa, diğer tarafta asgari ücretle hayatını devam ettirmek isteyenler…
Osmanlı bozulmadan önce dergahlar edep mektepleri , medreseler üniversite idi . Hangi kademede olunursa olunsun her dersin vazgeçilmez ilk maddesi ‘edep’di . Dergahların kapısında kocaman bir levha olur, üzerinde ‘ Edep Yahu ‘ yazardı .
Şair ne güzel söylemiş: Ehli diller arasında aradım, kıldım talep. Her hüner makbul imiş, illa edep illa edep.
Okullarımız açıldı. Okullarımızda öğretmenlerimize çok görev düşüyor. Aileler de bunu desteklemelidir. Bu hareketlere de kayıtsız kalmamalıyız.


 
Bu yazı toplam 54 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.