1. YAZARLAR

  2. Mehmet BİNA

  3. EĞER BİR YUVADA İMTİHAN VARSA? 
Mehmet BİNA

Mehmet BİNA

Yazarın Tüm Yazıları >

EĞER BİR YUVADA İMTİHAN VARSA? 

A+A-

Önce insanlar; 3 Ana meseleye bakmalıdırlar;```.
1- *O ev halkı Beş vakit Namazı kılıyorlar mı sonra Anne ve Babalarına itaat edip Sıla'yı Rahme devam ediyorlar mı? Sonra Anne babaya itaat farzdır.*
_Kaynana ve kayın babaya itaat ve hizmet etmek ihsandır;_ İhsan ise Allah'ın kullarına tavsiyesidir ve duaların kabulüne en büyük vesiledir.).
2- Anne ve Babalarına beş vakit namazda dua ediyorlar mı❓, sonra Allah'ın dinini öğrenip haram ve helal kaidelerinin ahlakı üzere yaşıyorlar mı Allah yolunda Cihad ederek; küçük ve büyük Cihadla Allah'ın dinine hizmet ediyorlar mı❓ sonra Evin reisi eve getirdiği kazancında haram ve helal kaidelerine riayet ediyor mu...❓
Eşler birbirlerine çok dua etmeliler sevgi ve muhabbet ile asla birbirlerine ve çocuklarına yuvalarına eşyalarına kazançlarına anne ve babalarına beddua etmemeliler.
3- Bir yuvada farzlar terkedilirse vacipler terkedilirse sünnetler terk edilirse güzel Ahlak terkedilirse bunların terkinden dolayı imtihana tâbi tutulan insanlar çok çok tövbe ve istiğfar ederek gözyaşı dökerek Allah'a yalvarmalı terkettikleri ibadetleri tövbeyi Nasuhla gereken kefaretlerle kaza etmeliler iman gibi bir nimetin kıymetini bilmeyen Allahü Teala Hazretlerinin Emirlerine itaati unutan Gaflet ve cehalet üzere Yaşayan insanların zaman zaman imtihan olmaları Kullar üzerinde Allah'ın hakkıdır bu kadar önemli meseleler çok küçük meselelerle halledilemez.....
```Hayat güzel Ahlak, İman ve cihattır. Aile ise sevgidir, Anlayıştır, Fedakârlıktır, Yardımlaşmadır, Eşlerin birbirlerine duasıdır.```
 Kabe-i Muazzama'nın 4 köşesi vardır. Rüknü yemani ile Hacer ül Esved arasındaki bölümü Peygamber Efendimiz Aile Saadeti huzur ve mutluluğu için duaya ayırmıştır.
Allah’ım, Hz peygamberimle, Hz Hatice’nin muhabbetinden, hanesinde ki huzurdan ver bizimde hanelerimize.
BİR KÖTÜLÜĞÜN ARKASINDAN HEMEN İYİLİK YAPIN:
Ebû Zer Cündeb İbni Cünâde ve Ebû Abdurrahman Muâz İbni Cebel radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre
HZ. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
“Nerede ve nasıl olursan ol, Allah’tan kork. Kötülük işlersen, hemen arkasından iyilik yap ki, o kötülüğü silip süpürsün. İnsanlarla güzel geçin!”
Tirmizî, Birr 55. Genel olarak âlimlerin büyük çoğunluğu tarafından kabul gören görüşe göre, büyük günahlardan kaçınıldığı takdirde, küçük günahlar, namaz kılmak gibi ibadetler sayesinde affolunur. Büyük günahların affı ise, samimi bir tövbeye bağlıdır. Cümhur-u ulema/âlimlerin büyük çoğunluğu, bu görüşlerini şu sahih hadisle desteklemişlerdir:
“Büyük günahlardan kaçınıldığı takdirde, iki namaz arasında yapılan küçük günahlar affolunur.” (bk. İbn Hacer, 8/357).
Ayrıca Enam Sûresi 160. Ayette: “Bir kimse bir iyilik getirirse ona on misli sevap vardır. Bir kötülük getiren ise bir misli ile ceza görür, onlar haksızlığa uğratılmazlar.” buyurulmaktadır.
IŞIKLI AİLEYE SELAM OLSUN. 
Hz. Ömer (ra) bir defasında Eslem'le birlikte Harra taraflarında (Medine'nin dış bölgesi) dolaşırlarken ışık yanan bir yer gördü ve Eslem'e;
"Şurada, gecenin ve soğuğun çaresizliğine uğramış biri var. Haydi, onların yanına gidelim." dedi. Oraya gittiklerinde bir kadını iki çocuğuyla üzerinde tencere bulunan bir ateşin etrafında otururken gördüler. Hz. Ömer (ra), onlara;
"Işıklı aileye selâm olsun." dedi. Kadın selâmı aldıktan sonra, yanlarına yaklaşmak için izin alan Hz. Ömer (ra) ona yanındaki çocukların neden ağladıklarını sordu. Kadın, karınlarının aç olduğunu söyleyince, Hz. Ömer (ra) merakla tencerede ne pişirdiğini sordu. Kadın, tencerede su bulunduğunu, çocukları yemek pişiyor diye avuttuğunu söyledi ve;
"Allah bunu Ömer (ra)'den elbette soracaktır." diye ekledi. Hz. Ömer (ra), ona;
"Ömer (ra) bu durumu nereden bilsin ki?" diye sorduğunda kadın;
"Madem bilemeyecekti ve unutacaktı, neden halife oldu?!." karşılığını verdi.
Hz. Ömer (ra) bu cevap karşısında irkilerek Eslem'le birlikte doğruca erzak deposuna gitti. Doldurdukları yiyecek çuvalını Eslem taşımak istedi. Ancak Hz. Ömer (ra);
"Kıyamet gününde benim yüküme ortak olacak değilsin. Onun için bırak da yükümü kendim taşıyayım." diyerek buna izin vermedi; çuvalı omuzuna aldı ve kadının bulunduğu yere götürdü. Orada bizzat yemeği Hz. Ömer (ra) hazırlayıp pişirdi ve onları doyurdu. Eslem;
"O, ateşe üflerken şakakları arasından çıkan dumanları seyrediyordum." demektedir. Hz. Ömer (ra) oradan ayrılırken kadın;
"Siz bu işe Ömer (ra)'den daha layıksınız." dedi. Hz. Ömer (ra);
"Ömer (ra)'e dua et. Bir gün onu ziyarete gidersen beni orada bulursun." dedi. (Üsdü’l-Gàbe, IV, 67)
Yatağına girdiğinde: "Bize yedirip içiren, ihtiyaçlarımız görüp bizi barındıran Allah'a hamdolsun. İhtiyacını görecek, barınak verecek kimsesi olmayan niceleri var!" [Müslim, Zikr 64, (2715); Tirmizî, Daavât 16, (3393); Ebû Dâvud, Edeb 107, (5053).] diye dua edip, zor durumda olanları düşünen peygamberin ümmeti olarak.. bizde kardeşlerimizi unutmayalım..
"Hiçbiriniz kendi nefsiniz için arzu ettiğinizi kardeşiniz için etmedikçe iman etmiş olmaz" (Buhârî, imân, 7)

Bu yazı toplam 343 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar