1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Eğitim Düzeyimiz
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Eğitim Düzeyimiz

A+A-
Türkiye Cumhuriyeti kurulmasıyla başlayan eğitim ve öğretimdeki değişiklikler bir türlü bitirilemedi.
Bakanlığın adı  “Milli Eğitim”
Ancak bırakınız “Milli” olmayı,  her gelen bakan, her gelen hükümetler eğitimi bir türlü rayına oturtamadı.
Her yıl, eğitim ve öğretim yılı bin bir sorunlarla başlar.
Okullar,
Sınıflar,
Ulaşım,
Öğretmen açığı,
Balık istifi sınıflar,
Her yıl değişen müfredat,
Son olarak yapılan  değişim yine tartışma ile devam ediyor.
Şimdi sınıflar geçmişe göre daha iyi.
Öğretmen açığı biraz daha az.
Okullar daha bakımlı.
Fazla geriye gitmeye gerek yok. 1990 lı yıllara kadar sınıflarımızda yaklaşık 60-65 öğrenci, yine hastanelerimizin odalarında 10 hasta yatağı,  bu dönemlerde koalisyonlar görev yapıyordu. Bunları unutmamamız lazım.
Yine geçmişte ilkokulların birinci sınıflarında neler öğretiliyordu?
“Ali top oyna”
“Ali ata bak “
“Yat yat, uyu…”
Daha sonra insanlara din yerine, kültürünü, ahlak yerine bilgisi öğretildi.
Neticede :
Namaz kılıp, yalan söyleyen, oruç tutup haram yiyen, nesiller türetildi.  Şimdi ise tamiri yapılıyor. Tabi ki yapılabilirse. Alışkanlıklar kolay  terk edilemiyor ki…
 
Almanya’da : Üretim ve hayat disiplinle başlar.
İngiltere : Geçmişini bilmeyen, geleceğini tayin edemez.
Japonya :  Yaşamak için üreteceksin.
İşte Türkiye, İşte dünya…
Bizde geçmişte Köy enstitüleri vardı.
Kimileri bu okulları eleştirir, kimileri de över.
Ancak benim kanımca bu okullardan mezun olanlar bu ülkeye çok şey kattılar. Elbette hataları da var. Bir şeyi değerlendirirken, artılarını, eksilerini ortaya koyarak değerlendirmek gerekir.
Benim kanımca köy enstitüleri kapanmamış olsa idi :
Köyden, kente göç olmazdı.
Yoksulluk, hırsızlık, gasp olmazdı,
Okumayan çocuk kalmazdı,
Çorak toprak kalmazdı,
Dışarıdan sanayi ürünü almazdık,
Terör belki bu ölçüde olmazdı,
Terö cinayetleri ya olmaz, ya da çok az olurdu.
Belki paralı eğitim olmazdı.
Son dönemde ülkede problem olan dershaneler olmazdı.
Belki siyasi cinayetler de olmazdı.
Geçmişte Bilgi üniversitesinin konuğu olarak İstanbul’a gelen, dünyanın en ünlü matematikçilerinden John Nash “ İyi matematik adalettir” diyor. Türkiye’nin dünya matematik sıralamasında “sondan 2. Olduğu”nu öğrenen bu dahi, gerçeği de noktalıyor.
“İyi matematik bilmeyen toplumlarda adalet yoktur.”
Yazının bütün yorumu sizlere aittir.
    
Bu yazı toplam 78 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.