1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Eğitim ve geri kalmışlık
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Eğitim ve geri kalmışlık

A+A-

Yazar Taha Akyol’u pek çoğunuz bilir. Fikri yapısı da belli ve pozitif bir insan.

Şimdi Size bu yazardan bir alıntı ile yazıma başlıyorum. Daha sonrada

Taha Akyol "İki toplum düşünelim: İkisi de 1 liralık yatırım yapıyor fakat biri belli bir sürede iki lira üretiyor, öbürü bu başarıyı gösteremiyor. Bunun sebebi eğitimin kalitesi, teknolojik yenilenme kapasitesi, kurumların rasyonel çalışması, hukuk düzeninin işlerliği, toplumun kendi içinde barışık olması, hatta özgürlüğün sağlayabileceği zihin açıklığı gibi unsurlar….

İşte buna "Toplam Faktör Verimliliği" deniliyor."

Şimdi bir başka yazar Ahmet Gürsoy ile devam edelim.

Amacım, ekonomiden bahsederek, Türkiye'nin "Toplam Faktör Verimliliğinde" neden gerilediği üzerinde durmak değil. Amacım, Eğitim ile kalkınma ilişkisi arasındaki bağıntıya vurgu yaptıktan sonra içinde bulunduğumuz sürece dikkatinizi çekmek.

Eğitimde gecikme ve yıl atlamanın ülkeye geri dönülmez bir bedeli var. Toplam Faktör verimliliğini etkileyen;

Eğitimin kalitesi,

Teknolojik yenilenme kapasitesi,

Kurumların rasyonel çalışması,

Hukuk düzeninin işlerliği ve

Toplumun kendi içinde barışık olması, hatta,

Özgürlüğün sağlayabileceği zihin açıklığı gibi alt faktörlerin tamamı eğitimle ilgili.

Başka bir ifade ile "eğitimin kalitesi", tüm öteki değişkenlerin belirleyicisi.

Eğitim kaliteliyse, "teknolojik yenilenme kapasitesi" yaratabilirsin. İyi mühendis yetiştiremezsen nasıl yapacaksın?

Aynı şekilde, kurumların rasyonel (amacına uygun ve akılcı) çalışması da nitelik bakımından yüksek kaliteli insanlara bağlıdır. Çapsızlar, yetersiz (liyakatsiz) oldukları için bugün sıkıntı çekiyoruz.

Hukuk düzeninin işlerliği de aynı şekilde. İyi yetişmiş, mesleğinin temel etik ve ahlak kurallarını benimsemiş kişiler sayesinde toplumsal kaliteyi yükseltiyor.

"Özgürlüğün sağlayacağı zihin açıklığını" eğitimden bağımsız düşünebilir miyiz?

Toplum, bilerek ve isteyerek çocuklarımıza öğretilen hatalı öğrenmelerin bedelini ödüyor.

FETÖ'cülerin beyni neden esir sanıyorsunuz?

Hatalı öğretimlerin, öğrenenlerde kalıp yargılara ulaşmasından.

Düşünelim: Bir tarikat bağlısı kişi kendisini ne kadar özgür ve bağımsız ifade edebilir? Bu zavallının zihni; saygı duyduğu ve koşulsuz iman ettiği Allah'ı kendisine gerekçe gösterilerek işgal edilip ele geçirilmiştir. Artık o, tarikat boyunduruğuna girmiş, bu uğurda her şeyi yapmağa hazır eleman haline gelmiştir. 

Kimse kusura bakmasın benzer durum ideolojiler için de geçerlidir. Kalıplaşmış yargılarını kıramamış bir zihin, çağdaş köle değilse nedir?

Bu sebepledir ki çağdaş eğitim önceliği "eleştirel düşünceye" vermektedir.  Mesele salt öğrenmiş olmak değil, iyi bir beyin işletim sistemine sahip kimseler olarak yetişmektir. Bunun yolu da eleştirel düşünme becerisinin kazandırılmasıdır. Aksi halde her yönden bilgi bombardımanıyla karşı karşıya olduğumuz bu dünyada; her fikir, her belirsiz düşünce, her sapkın inanç, zihnimizi ele geçirebilir. Beynimizin ayıklama gücünü geliştirmek zorundayız. Bunun yolu da eleştirel düşünebilme becerisi kazanabilmemizdir.

Korona süreciyle eğitim aksıyor. Yetkililer, halen daha "yapacağız, edeceğiz"  diyorlar. Hâlbuki önlerinde epey zaman vardı. Toplumsal beklentiyi karşılayacak şekilde değerlendirmediler.

Ne demişti Taha Akyol yazının başında?

"İki toplum düşünelim: İkisi de 1 liralık yatırım yapıyor fakat biri belli bir sürede iki lira üretiyor, öbürü bu başarıyı gösteremiyor…"

Sonuç?

Toplam faktör verimsizliği.

+++

MİRYAKEFALON ZAFERİ

Türklerin ve ecdadımızın şanlı zaferlerinden birisi de  Eylül ayı içinde gerçekleşen Miryakefalon zaferidir. Bu zafer  Milletimize Anadolu’yu yurt edinmesi perçinlemiştir.

Tarih boyunca  Hıristiyanlar ve Haçlı zihniyeti  Türkleri  Anadolu’dan atmak için birleşmişler ve bu düşünce halen mevcuttur.Ancak Evel Allah bu hedeflerine ulaşma imkanı yine olmayacaktır.

Yaklaşık 850 yıl önce  Isparta’ya bağlı Gelendost ilçesi olan, o zaman ki, adıyla Miryakefalon’da Türkler kendilerinden kat ve kat fazla olan Haçlıları dize getirmiştir. Bu zaferi çoğumuz ya bilemedik, yada bildirilmedik. Şimdilerde kutluyoruz. Buradan  Şam’a  Halep’e kaçanlar arasında Alman İmparatoru Firederik Barborossa  Göksu Nehrinde atıyla birlikte boğulmuş, böylece ordusu dağılmıştır. Böylesi zaferleri tarih sayfalarına altın harflerle  yazdıran ecdadımıza sonsuz teşekkür ediyorum.

Bu yazı toplam 435 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.