1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Eğitim ve paşanın kocası
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Eğitim ve paşanın kocası

A+A-

Korona virüsü nedeniyle eğitim ve öğretim yaklaşık 8-9 aydır askıya alındı. Uzaktan eğitim ve benzeri şekilde çocuklarımıza eğitim vermeye çalışılıyor ama, bende yeterli değil ve beyhude diye düşünmekteyim.Yeni adımlar atılmak istenmektedir.

Üniversiteler yavaş yavaş yüz yüze eğitime geçmektedir.Bu açılışlardan birinde Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan itiraf gibi bir açıklamada bulundu :

18  Senede eğitimde istediğimiz şeyleri yapamadık.Eğitimde müfredat değiştirmekle bu işler olmuyor.Köklü bir reform gerekli. Bu samimi bir itiraf.Bu itirafı alkışlıyorum. Benim tezim  “Milli” olan şeylerle fazla oynamamak gerekir.Bugün 18 yılda iktidar olan AK parti’de tam 7 Milli eğitim bakanı değişti. Bunların her biri sistemi biraz daha karmaşık hale getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan bunların düzeltilmesini  sağlamalıdır.

+++ 

Azerbaycan ordusuna yürekten destek oluyorum.30 yıldır çözülemeyen Karabağ işgalini, sanırım30 gün içinde çözecek. Çözeceklerine canı gönülden inanıyorum. Ermeniler haksız saldırı, katliam ve işgallerini mutlaka durduracaktır.Babaları Rusya,Fransa, ABD bunlara destek verse de  tek millet olarak kabul ettiğimiz Can  Azerbaycan’a sonuna kadar destek olmalıyız ve bu yolumuzdan bizi kimse döndüremeyecektir.

+++

Ben paşalığı erkeklere mahsus zannederdim. Bugünde erkek gibi bayan Paşalarımız var.Paşa gibi mücadele ediyor.Onları tebrik ederim.

Eskiden kadınlarında paşalık ettiğini,hatta bu hatun paşalara koca arandığı  öğrendim.

İlk kadın romancılarımızdan Fatma Aliye hanım,tarihçi Cevdet Paşa’nın kızıydı. Önce bir gazetede tefrika etmiş, 1891 de kitap halinde çıkartmıştı. Bu kitap İngilizceye,Fransızcaya ve Arapçaya çevrilmiş “Nisvan-ı İslam “.

“Karı- Koca” demek olan “zevc” ve “zevce” kitap boyunca birbirine girmiş, zevceler ortadan kalkmış “Zevc” olmuş, genç kızlar paşa hazretlerine “Zevclik” yani kocalık yapmak üzere yetiştirilmiş bir hal almıştı. Anneler ise kızlarına inşallah zevc olursun diye dua ederlermiş.

Paşanın konağındaki cariyeler ise yavan ekmeğe talimliydiler.

Üniversitelerde eski edebiyat okutan işte bu hanım efendi paşalar Türkçe’den Türkçeye tercümesini bile beceremediği neler var, neler var.

Ama bektaşinin şarap hikayesinde gibi.

+++ 

Yukarıdaki bölümü Tarihçi Murat Bardakcı’nın yazısından derleyip aldığımı belirteyim.

Şunu iyi bilmeliyiz.

Önüne çıkan yanlışa ne kadar çabuk hayır dersen,

Doğru karşına o kadar çabuk çıkar.

Sadi Şirazi diyor ki;

Sorun,cahil olman değil,

Kendini alim sanmandır.

+++ 

KISSADAN HİSSE. .

Bir adam kötü yoldan para kazanıp bununla kendisine bir inek alır.

Neden sonra, yaptıklarından pişman olur ve hiç olmazsa iyi bir şey yapmış olmak için bunu Hacı Bektaş Veli’nin dergâhına kurban olarak bağışlamak ister.

O zamanlar dergâhlar ayni zamanda aşevi işlevi görüyordu.

Durumu Hacı Bektas Veli’ye anlatır ve Hacı Bektaş Veli :

- ‘ Helal değildir ‘ diye bu kurbanı geri çevirir.

Bunun üzerine adam Mevlevi dergâhına gider ve ayni durumu Mevlana’ya anlatır.

Mevlana ise ; bu hediyeyi kabul eder.

Adam ayni şeyi Hacı Bektaş Veli’ye de anlattığını ama onun bunu kabul etmemiş olduğunu söyler ve Mevlana’ya bunun sebebini sorar.

Mevlana söyle der:

- Biz bir karga isek Hacı Bektaş Veli bir şahin gibidir. Öyle her leşe konmaz.

O yüzden senin bu hediyeni biz kabul ederiz ama o kabul etmeyebilir.

Adam üşenmez kalkar Hacı Bektaş dergâhı’na gider ve Hacı Bektaş Veli’ye,Mevlana’nın kurbanı kabul ettiğini söyleyip bunun sebebini bir de Hacı Bektaş Veli’ye sorar.

Hacı Bektaş da söyle der:

- Bizim gönlümüz bir su birikintisi ise Mevlana’nın gönlü okyanus gibidir.

Bu yüzden, bir damlayla bizim gönlümüz kirlenebilir ama onun engin gönlü kirlenmez. Bu sebepten dolayı o senin hediyeni kabul etmiştir.”

Böylesi tevazu ve incelikle, birbirlerini yermek yerine yüceltebilmeyi becerebilen birer insan olabilmemiz dileğiyle.

++

Dün Gazeteciler Günüymüş haberimiz oldu(!) Bizzat şahsıma tebrik gönderen yüzlerce dostuma teşekkür ediyorum.

Bu yazı toplam 529 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.