1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Eko Nomi Ve Seçim
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Eko Nomi Ve Seçim

A+A-
Türkiye sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Bunun yanı sıra SON rehine operasyonu ise halkın yüreğine su serpti. IŞıd’dan kaçan ve Türkiye’ye sığınan Suriye’liler ise Türkiye ve Dünyanın önemli bir sorunudur.
Önümüzde sonbahar ve kış ayları var. Hayat zorlaşacak. Genel seçimler adım adım yaklaşıyor. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun işi hayli zor görünmektedir. Bunun yanı sıra her ne kadar gündeme çok gelmese de ekonomik tablolar iç açıcı görünmüyor.
MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı’nın tespitleri belki taraflı olabilir.Ancak tespitleri içinde doğrularının da olduğunu düşünerek onun tespitlerini sizlerle paylaşmak istiyorum.
İşte Kalaycı’nın tespitleri. Kalaycı bu tespitlerini”Torba Yasası” diye bilinen kanun mecliste görüşülürken, diğer vekillerle de paylaşmıştır.

Türk ekonomisinde son yıllarda büyük bir durgunluk ve çok ciddi sıkıntılar yaşanmaktadır. Piyasada tahsilat yapılamamakta, icralar artmakta, iflaslar baş göstermektedir. Sanayimiz ve üreticimiz zor durumdadır. Sanayicimiz yeni yatırımlar bir yana mevcut yatırımlarını sürdüremez hâle gelmiştir. Birçok sanayici, iş adamı ve esnaf borç batağına girmiştir.
Torba tasarının da 15 milyon kişinin 100 milyar liralık borcunu kapsadığı açıklanmıştır. Bu durum firmalarımızın vergi ve prim borçlarını da ödeyemez hâle düştüğünü açıkça göstermektedir. Firmalarımız sadece Maliyeye ve SGK'ya değil piyasaya, bankalara ve özellikle de yurt dışına borçludur.
Merkez Bankasının verilerine göre, finansal kesim dışındaki firmaların haziran ayı itibarıyla döviz yükümlülükleri yani dış borcu 275 milyar dolara ulaşmıştır.
"Firmaların yalnızca borcu yok, alacağı da var." diyenler olabilir, birlikte değerlendirelim: Firmaların 2002 yılında 6,5 milyar dolar olan döviz varlık ve yükümlülük farkı yani döviz pozisyon açığı 179,4 milyar dolar düzeyine çıkmıştır.
Türk ekonomisi tasarruf ve yatırım gücünü kaybetmiş, sanayileşme ivmesini yitirmiş, bütünüyle kısa vadeli dış borçlanmanın, sıcak paranın insafına terk edilmiştir.
Uluslararası yükümlülüklerimiz her geçen yıl katlanarak artmaktadır. Türkiye'nin yurt dışı varlıkları ile yurt dışına olan yükümlülüklerinin farkı olarak tanımlanan ve 2002 yılında 85,5 milyar dolar olan uluslararası yatırım pozisyon açığı 2014 Haziran ayı itibarıyla 423 milyar dolara ulaşmıştır.

Millî gelirimizin dörtte 1'ini aşan bu borçların nasıl ödeneceği, bu ödeme yapılırken genel ekonomik dengelerin nasıl etkileneceği üzerinde önemle durulmalıdır. Türkiye ciddi risklerle karşı karşıya kalabilecek olup Başbakan Yardımcısı Ali Babacan da geçtiğimiz günlerde bu durumu dile getirmiş ve dış borçlar sebebiyle ekonomiyi bekleyen tehlikeye dikkat çekmiştir.

Türkiye, türbülansı yüksek bir döneme, ne yazık ki sırtında ağır bir özel sektör borcu ve 160 milyar dolarlık sıcak para yüküyle girmektedir.





Milletimiz de dolu-dizgin borçlanarak tüketmektedir. Kredi kartı ve tüketici kredileriyle gırtlağına kadar borca batan bir tüketici kitlesi oluşmuş durumdadır. 2002 yılında 6,4 milyar lira olan tüketici kredisi ve kredi kartı borçları geçen ay itibariyle 340 milyar lirayı aşmıştır.

Milletimiz faiz batağına saplanmıştır. Sadece kredi kartı ve tüketici kredileri için ödenen faizin 2002’de 2,5 milyar lira iken 2013’te 36,5 milyar liraya kadar çıkarak 15 misli arttığını, 11 yılda ödenen faizin ise 200 milyar liraya ulaştığını TCMB verileri ortaya koymaktadır.

Bütün bu tablo göstermektedir ki, ekonomi çok sağlıklı bir gidiş içindedir. Dileyelim ki, Milletimiz büyük sıkıntılar yaşamasın. Kış beklenilen aksine daha rahat geçsin. Ancak seçim nedeniyle popülizm yapılırsa bu tablo daha da kararabilir.
 
Bu yazı toplam 54 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.