1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. EKONOMİ- İŞSİZLİK EĞİTİM ve TERÖR
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

EKONOMİ- İŞSİZLİK EĞİTİM ve TERÖR

A+A-

Türkiye’nin son dönemlerde en büyük sorunlarından birisinin ekonomi ve işsizlik ve içte ve dışta terör olduğu, bunun yanı eğitim görmeyen gençlerinde her geçen gün artmasıdır.
Şimdi terörü hoş görmeye çalışan siyasi parti lideri de var.Şiddet” devreye girdiği anda… “İşte burada dur” demiyorsan, diyemiyorsan sana ne demek gerekir bilmiyorum.
Bu işin mazereti, sığınacak tarafı olamaz. “Şiddet” karşısında tavır alamıyorsan…
“Yak bu evi yak” cümlesini duyduğun halde… Vücudunda herhangi bir tüy bile kıpırdamıyorsa…
Aynı görüşte olmadığın bir siyasetçinin başına gelen  saldırı  karşısında kalbin kinle taşlaşmış, en küçük bir yumuşama olmuyorsa…
En sevdiğin siyasetçinin başına geldiğinde ortalığı yıkacağın olay, hiç sevmediğin siyasetçinin başına geldiğinde seni mutlu ediyorsa buna ne denebilir ki, varsa vicdanın onun yargılamasına bırakmak gerekir. Bu tür saldırı ve benzer şeyleri yapanlar terörist değil de nedir ?
Hedef Türk kardeşliğini dinamitlemek, Türkiye’yi karıştırmak, insanları bir birine düşürmek ve düşman etmek, huzuru  ve dirliğimizi bozmak için çalışıyorlar (!)  O zaman bunu yapanların bunların teröristten ne farklı var. Bana anlatacak var mı ?
Gelelim işsizlikle ilgili TÜİK'in tarafından yapılan açıklamalara göre  , Türkiye’de 15-19 yaş aralığındaki 1 milyon 57 bin genç ne eğitim görüyor ne de herhangi bir işte çalışıyor.Yine yapılan açıklamalara göre Türkiye’de  resmi kayıtlı olarak yaklaşık 5 milyon işsiz insan var. Gençlerin ve üniversitelilerin ise üçte birisi iş aramaktadır.
Resmi verilere göre 15-19 yaş aralığındaki 1 milyon 57 bin kişi ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor. Birleşik Kamu İş Konfederasyonu Merkezi Yürütme Komitesi Üyesi Ali Taştan, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı işsizlik rakamlarındaki dikkat çekici ayrıntıyı şöyle açıkladı:“İşsizlik ocak ayında yüzde 14.7 ile son 10 yılın en yüksek noktasına geldi. Gerçek işsizlik oranı ise yüzde 20.8'e kadar tırmandı.Belki yaz aylanının gelmesiyle ve tarım alanında istihdamdaki artış nedeniyle bu rakam biraz düşebilir ama, gelecek kış aylarında bu rakam yeniden yükselişe geçebilecektir.
 Gençler arasındaki (15-24 yaş arası) işsizlik oranı yüzde 26.7 ile rekor bir düzeye çıktı. Ne eğitimde ne de bir işte çalışan (15-24 yaş arası) gençlerin oranı ise yüzde 25.5 olarak hesaplandı.15-24 yaş arasında 12 milyon 725 bin kişi bulunuyor. 15-19 yaş grubunda ise, 6 milyon 402 bin kişiden sadece 3 milyon 791 bini eğitimde görünüyor. 1 milyon 554 bini hem eğitimde hem istihdamda yer alıyor. Geri kalan 15-19 yaş aralığındaki 1 milyon 57 bin kişi ise ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor.”Taştan, zorunlu eğitim çağında olmasına rağmen neredeyse 5 gençten 1'inin liseye gitmediğini de belirterek, Milli Eğitim Bakanlığı'nın eğitim öğretim çağına gelmiş tüm bireylerin eğitim öğretim kurumlarında kayıt altında olduğunu açıkladığını da hatırlattı.
Taştan, “Bu çocuklar kayıt altında ise liselerdeki okullaşma oranı neden yüzde 83.5, MEB bu çocukları neden bulamıyor?” diye sordu ve şunları söyledi:“Nüfusta kaydı olan tüm yurttaşların eğitim yaş çağına geldiğinde otomatik olarak bir okula ön kaydı yapılıyor. Okul yaş çağına gelmiş tüm çocukların evlerine en yakın okula ön kaydı sistem tarafından yapılıyor. 12 yıllık eğitimin zorunlu olması nedeniyle okullaşma oranlarının yüzde yüze yakın olması gerekiyordu. Ancak 4+4+4 süreci ile ilk ve ortaokullarda okullaşma oranlarının ciddi oranda düştüğü görülüyor.
Yani kısacası ekonominin düzlüğe çıkması için çalışmalar bir yana, artan işsizlik işsizliği daha derinleştirmekte ve sıkıntılar büyümektedir. Bunun yanı sıra eğitimdeki sıkıntılarda aynı durumda. İlk ve orta öğretimde sene sonu yaklaşırken, yeni dönem için şimdiden hazırlıkların yapılması ve eğitim ve öğretimdeki sıkıntıları giderilmesi gerekmektedir.
Konya’da bazı okullarda tekli öğretim yapılırken, artan nüfus ve okul ve derslik yetersizliği ne yeni eklentilerin ilavesi ile yeni dönemde bu sıkıntı daha da artacağından, çözüm yolları şimdiden araştırılmalıdır.
Yazımı Abdurrahim Karakoç’un bir dörtlüğü ile bitireyim.
İlaç olsa içme düşman tasından,
Sakın taş attırma dost arkasından,
Kim ikiyüzlüyse tut yakasından,
Bir yüzüne bir de canına tükür.

Bu yazı toplam 474 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.