1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. EKONOMİ VE YENİ HÜKÜMET
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

EKONOMİ VE YENİ HÜKÜMET

A+A-

Ak Parti iktidarı yaklaşık 16 yıldır ülkeyi yönetiyor.
Bu zaman içinde  Ak Parti hükümeti içeride ve dışarıda çok önemli ve çeşitli alanlarda mücadele etti.
En başta terör,
Sonra iç ve dış düşmanlar,
Sonra hain feto girişimi,
Sonra açılım çalışmaları ve fiyaskosu,
Ekonomi,
İşsizlik
Bunların içinde başarılı olduğu bölümler var, başarısız olduğu ve eksik yapılan işlerde olabilir. Bunan yansıra referandum ve seçimler…
Terör ile hayli mesafe alındı ve alınmaya devam ediyor.
FETO ile mücadele kimilerine göre iyi, kimilerine göre yetersiz.
Bundan sonra da Ekonomik saldırılar.
Enflasyonda yükseliş,
Sermaye kaçışı,
Döviz ve altında engellenemez yükseliş.
Yeni sisteme geçişte Dolar yine rekor kırdı.
İşsizlik, 
Kimse kusura bakmasın ama, bu iktidarı en çok zorlayan işlerin başında terör ve işsizlik, ekonomi var.Bunlarda halk başarı istiyor. Üstelik Başkan Erdoğan’da konuşmasında  “Artık mazeretimiz yok” diye  belirtti.
Kim ne derse desin dolardaki yükselişe ne  anlam verirsek verelim, mücadelede  görülüyor ki, zorlanılmaktadır.
Hakeza enflasyon,
Hakeza işsizlik
Global bakarsanız hepsinin ortak buluştuğu yer ekonomidir.Bu işin başına da Berak Albayrak getirildi.  Bu tablo nasıl bir sonuç getirecek göreceğiz.
 Bu iktidarı ekonomideki olası bir başarısızlık hükümeti yıkar.  6,5 milyon gerçek işsiz var. Bunun 1 milyonu diplomalı işsiz. Yasak olduğu halde 15 yaşın altındaki çocuklar tehlikeli ve riskli işlerde çalıştırılıyor. Türkiye 87 ülke içinde işsizlikte birinci sırada yer alıyor. 14 milyon yoksul insanımız var.
Ülkemizin yoksul illeri var. Buralara devlet yatırımları hiç uğramamış. Sadece şeker fabrikaları kurulmuş, pancar ekimiyle tarıma gübre, çapa, sulama gibi önemli sıçramalar sağlanmış. Bu illerin ekonomisinde şeker fabrikaları sürükleyici güç haline gelmişti. Bu çileli coğrafyaya bu kadarı bile fazla görüldü, şeker fabrikaları satıldı.
Ekonomimiz üretim bekliyor. Üretimi artıracak tedbirler duymak istiyor. İktidar ve muhalefet sadece vaatlerde bulunuyor, nimetleri nasıl artıracağını sıralıyor. Sosyal sınıf ve zümrelerin üretilen millî gelirden  alacakları payı çoğaltma yolundaki vaatler güzel ancak millî gelir nasıl büyütülecek?    
Son IMF'nin Türkiye raporunda "Türkiye ekonomisi aşırı bir biçimde ısınıyor" hükmüne yer verildi. Bu raporun ardından Standard&Poor's kredi derecelendirme kuruluşu Türkiye'nin kredi notunu "Yatırım yapılamaz" düzeyine düşürdü. Böylece Fitch, Moody's, S&P gibi uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının hepsi Türkiye'yi yatırım yapılabilir seviyenin altına indirmiş oldular.   Dış ticaret açığı kelimenin tam anlamıyla patlamıştır! 453 milyar doları aşan kamu ve özel sektöre ait dış borç çok düşündürücüdür. 
Bir zamanlar tarımda kendine yeten ülkelerden birisiyken bugün bir çok sebze, meyve hatta bakliyatı, eti, samanı yurt dışından alıyoruz. Geçen yıl tarım ürünleri ihracatı 14 milyar 935 milyon dolar olurken ithalat 8 milyar  992 milyon dolara ulaştı. Türkiye İstatistik Kurumu'nun 12 Nisan'da açıkladığı ürün/denge tablosu da vahameti açıkça ortaya koyuyor. 
Yeni sistemle hükümet çiftçiyi desteklemelidir. Romanya'dan ithal ettiğimiz sığırı Bulgaristan ve Gürcistan'dan ithal ettiğimiz samanla besleyen ülke haline geldik. Ciddi bir tarım planlamasına muhtacız. Köylümüzü üretim maliyeti ile satış fiyatları arasına sıkıştırmak sadece çiftçiyi ezmektir. Bu durumu yeni hükümet gidermelidir.  Ekonomi; tarım, sanayi, hizmetler sektörü bütünüyle ele alınarak kurtulabilir. Yeni sistemde hükümetten ve Başkan Erdoğan’dan halkın beklediği budur.

Bu yazı toplam 166 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.