1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. EKONOMİK RAHATLAMA SANAL, GERÇEKLER ACI!
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

EKONOMİK RAHATLAMA SANAL, GERÇEKLER ACI!

A+A-

Gerçekçi olmak lazım. Olan bir şeyi yok kabul etmek ya da olmayan bir şeyi var kabul etmek gibi bir yanılgıya düşmememiz gerektiğini bir kenara not edin. Ülkemizin stratejik konumu itibariyle birilerinin iştahını fazlasıyla kabarttığını ve hudutlarımıza çöreklenen alçakların vatanımızın kontrolünü ele geçirmek istediklerini biliyoruz. 
Bu gelişmeler karşısında milletçe yan gelip yatmayacağız. Ölümüne vatanımızın bir karış toprağına kadar müdafaa edeceğiz. Gözü olanın gözlerini oyacağız.
Bu giriş konusunda müttefik miyiz? İtirazı olan var mı? Yok… 
Gelin başka bir gerçek konusunda konuşalım.  Başta gıda maddeleri olmak üzere çok farklı ürün grubunda ciddi oranlarda pahalılık baş gösterdi. Asgari ücretle çalışan işçilerimizin geçim zorluğu yaşadığı ve birçoğu bankalar tarafından verilen kredi kartlarıyla her ay borcunun ancak asgarisini ödeyerek işin içinden ancak sıyrılabildiğini buradan ifade etmek zorundayım. Her ne kadar hükümetin genel politikalarını destekleyen bir kardeşiniz olarak bazı ekonomik gerçeklerin göz ardı edilmemesi gerektiğini ve hükümetin son yıllarda çokta başarılı bulmadığım ekonomi politikalarında bazı düzenlemelere giderek halkın gittikçe negatife giden ekonomik durumuna çekidüzen vermesi gerektiğine buradan işaret etmeliyim. Kuru kuruya mutaassıp mantıkla her yapılanı onaylayan bir anlayışı kabul edemeyiz. 
Gerçeği bir kenara not edelim.
Vatan müdafaası mı? Sonuna kadar… Canımızı o uğurda feda etmeye hazırız. Ama bir gerçek daha var ki Türkiye’de ki mali durum, halka yansıma noktasında tehlike sinyalleri vermekte. 
Bulunan her açıktan vergi tahsil etmeyi alışkanlık haline getiren zihniyetin temelinde ki tuzu kuru işgüzar kimse, Allah katında yaptığı bu icraatı nedeniyle harama düşen her fert adına hesap vereceğini buradan net ifade edeyim.
Burada hatır için yazı yazmam. Gerçek neyse onu yazarım. Halkımız ekonomi çarkının dişleri arasında ölüm kalım mücadelesi vermektedir. Bültenlerde dile getirilen çeşitli gelir kaynaklarından elde edilen maddi kazanımların halkın yaşam standardına yansımadığını ve durumun her geçen gün tahmin edilenden de kötüye koşar adım gittiğini söylüyorum.
Ekonomi konusunda maalesef karne çok kötü.
Halkın sesi çıkmayan fedakârları günden güne eriyen ferdi ekonomik gücün farkındalar.
Halk arasında yanlış ekonomik politikalar kaynaklı ciddi düzeyde oluşan ekonomik uçurumlar sebebiyle orta kesim diye bir gerçek kalmadı. Düşük gelirli ve yüksek gelirli kesim olarak ikiye ayrılan halkımızın bugüne yansıyan maddi refah görüntüsü maalesef şekilden ibarettir. Caddelerde arzı endam eden lüks otomobillerin ve her geçen gün mantar gibi yükselen lüks binaların büyük bir çoğunluğunun sahibi, çekilen uzun vadeli faizli krediler nedeniyle bankalardır.
Halkın refah düzeyine işaret eden bir takım uygulamaları yeri geldikçe takdir etmişizdir. Ama bugün takdir edilen birçok icraatlar de kazanımların halkın lehinden aleyhine çevrildiğini biliyoruz. Sağlık harcamalarında ödenen katkı paylarında günden güne gerileme yaşanmakta ve düne kadar yapılan icraatların ceremesi halka fazlasıyla yansıtılmaktadır. Bugün hastane kapısından giren her fert katkı payı safsatasıyla bir rakamı ödemek zorunda kalmaktadır. Ödemeyi, de hastanede yapmıyorsunuz. Doktora gitmek üzere gittiğiniz hastaneden tedavi sonrası çıkarak gittiğiniz eczane, reçete bilgilerinizi girdiği bilgisayardan gördüğü katkı payını kesmektedir. 
Geçenlerde karşılaştığım bir arkadaşımın ifadesi oldukça dikkat çekicidir. Doktora gittiği takdirde eczaneye muayene bedeli ödeyeceğinden ötürü toplamı 16 TL olan iki, ilacı eczaneye giderek direk satın almak zorunda kaldığını ifade etmişti.
Alacağı ilacı bilen vatandaş niçin gidip te doktora ilaç yazdırmayla uğraşsın ki?... 
Doktora yazdırmış olsaydı, eczaneye muayene ücreti adıyla bir ödeme yapacağını ve birde ilaçlar için % 20 katkı payı ödedikten sonra ilaç bedelini hemen hemen normalde ödemiş olacağını söyledi.
Sadece sağlıktan verdiğim örnek bu…
Diğer alanlarda da benzer uygulamalar halkın canını yakmakta ve hayatından bezdirmektedir.
Evet, yapılan hastaneleri takdir ederiz.
İlaç almak için SSK Hastanelerinde ki eczanelerde çekilen bin bir türlü işkencenin ortadan kalkmış olmasını tasvip ederiz.
Bunlara ulaşmanın illa ki maliyete haiz olduğunu bilir ve halk olarak bunun bedeline de ortak oluruz. Ama bunu alışkanlık haline getirip kıyasıya halkın sırtına binmelerini de kabullenemeyiz.  
Hangi bir örneği verelim ki?
Taşıt sigortalarında ki afaki artışı mı?
Petrol ücretlerine yansıtılan vergi paylarını mı?
Haa! Bu arada yakıta 14 Kuruşluk dev indirim yapılmış. 
Halkta bir heyecan!
Öte yandan süt ürünlerine yapılan % 20’lik dev zammı hiç konuşan yok…
Bu nedir yaa!
            

Bu yazı toplam 553 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum