1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. ELEŞTİRİ; BİREYSEL VE KURUMSAL GELİŞME GERÇEĞİ
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

ELEŞTİRİ; BİREYSEL VE KURUMSAL GELİŞME GERÇEĞİ

A+A-

Eleştirel noktada zayıfız. Eleştiri yaparken de yapılırken de taraflar olarak dengesiz ve acımasız olabiliyoruz. Birileri kıyasıya eleştirebilirken birileri de eleştirilmenin verdiği dayanılmaz bir tepkimeye giriyor. Bu maalesef en tabanından en tavanına kadar bilinen bir gerçek...
'Eleştiri' deyince aklımıza sürekli yapılan şeyler üzerinde olumsuz şekilde yürütmüş olduğumuz savunulan görüşün zıttı fikirler gelir. Oysa ki eleştiri tam olarak bu değildir.
Eleştiri, bir konu hakkında olumlu ve olumsuz düşüncelerinizi beyan etmenizdir. Bir konu hakkında yorum yapıyor ve o konuyu geliştirip o konu hakkında yeni bilgiler katarak başka bir yöne çekiyorsanız eleştiri yapıyorsunuzdur. Eleştiri yapmak bir konu hakkında fikirlerinizi, çözümlemelerinizi ve analizlerinizi yaptığınız konuşmalar olarak da görebilirsiniz. Eleştirinin genel olarak inceleme ve sorgulamaya yönelik bir yorumlama türü olduğunu söyleyebiliriz.
Eleştiri, sadece olumsuz şekilde yapılmaz olumlu şekillerde de olacaktır. Eleştiri bir konu hakkında olumlu, faydalı bir amaca ulaşmak için yapılır. Var olunan yanlışlar karşısında ya da zıt düşüncelere karşı eleştiri yapılarak o konunun iyileştirilmesi ve faydalı olması amaçlanır. Mesela makale yazan bir arkadaşınızın makalesini okuduktan sonra olumlu ya da olumsuz yönde eleştirilerinizi yaparak makale hakkında arkadaşınızın nasıl bir yol izlemesi gerektiği boyutunda onu aydınlatmış olabilirsiniz. Ancak sırf laf olsun diye eleştiri yapmak doğru değildir.  
Dengeyi bir türlü sağlayamıyoruz. 
Denge sorunumuz var.
Seveceğiz derken vurup öldürüyoruz. 
Öldüreceğiz derken akımına gelerek yepyeni tanrılar (haşa) vücuda getiriyoruz.
Bu, Türkiye’nin sorunudur.
Okulda ki hademe kardeşimize koridorların çok kirli olduğunu söylerseniz bunu makul yönüyle alarak haklısınız modundan bakamıyor. Çünkü o eleştirilmeye kapalı olduğu için sizinle mücadeleyi tercih ediyor. 
Ülkenin reisi cumhuruna baktığınızda değişen bir şey yok. Oda eleştirilme kanallarını kapattığı için noksan ve hatalarını göremiyor. Direk savunmaya geçiyor. Aşağılıyor, küçümsüyor.
Örnek olarak ta EYT talebiyle alakalı olarak ortaya koyduğu tavrını görebiliriz.
Kimse kimsenin derdiyle dertlenmiyor. Her kesim kafasınca çizdiği hedefe ulaşmak ve birilerinin sırtından dilediği çizgiye ulaşabilmek için acımasız yüzünü ortaya koyuyor. 
Daha yazacak o kadar çok örnek var ki...
Öncelikle her zaman ifade ettiğim gibi empati yapmayı öğrenmemiz lazım. Bunu kaybedeli baya bir oldu.
Yeniden toparlanabilir mi?
Şu an için umutsuz...
Ama bir yerlerden başlamak lazım, yeni şeyler söylemek lazım. İnsanlara bu ahlaki yapıyı aşılamak gerekiyor. Karnı tok, sırtı pek olanın aç olanla özdeşleşmesi lazım. Onun acısına, onun sorununa ilaç olması lazım.
Sevgi ve sempatiyi yaymamız lazım. Bunu kaybettik. Bunun kaybolmasında mevcut hükümetin yanlış politikaları da etkili oldu. 
Size halkın gözünde ki hükümetin portresini çizeyim...
Vatandaşından gücünün üstünde fedakarlık bekleyen ama hiç fedakarlık yapmaya yanaşmayan, fırsat buldukça çeşitli kalemlere zam yapmak için uygun ortam gözlemleyen, ortamı bulunca da pençelerini halkın üzerine salan, zenginin daha zengin, fakirin daha fakir olmasında başrol oynayan bir yapı...
İkinci dönemi göstermelikmiş. Bu günleri hazırlayan, halkı rehavete sürükleyici adımdan başka bir şey değilmiş. 
İşte bu rehavet eleştirisizliği getirdi. 
Şu an eleştiriye olan tahammülsüzlüğün altında yatan etken budur. 
Az önce yukarıda da zikrettiğim EYT yasasında olduğu gibi, vatandaş tepkisini ortaya koyunca kendine anlayan bir mekanizma gelişmiş. Sen her şey değilsin. Sen Allah değilsin. Sen de bir kulsun kul... İnsanlar sadece hakkını sorguluyor, çözüm bekliyor. Hedef illa ki seni düşürmek değil... Sen o insanlara bir baba şefkatiyle yaklaşarak çözüm üretmekle mükellefsin, aşağılamakla değil...
Yapılan olumlu yatırımları asla görmezden gelmiyor bu halk...
İnsana yatırım yok bu ülkede...
Fakir halk için yapılan yatırımlar işte bu noktada anlam ifade etmemeye başlıyor.
Çünkü aç, aç...

Bu yazı toplam 437 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.