1. YAZARLAR

  2. Kadir İYİANLAR

  3. ELHAMDÜLİLLAH MÜSLÜMANIM DİYEN ALDATINCA İÇİM ACIYOR
Kadir İYİANLAR

Kadir İYİANLAR

Kadir İYİANLAR
Yazarın Tüm Yazıları >

ELHAMDÜLİLLAH MÜSLÜMANIM DİYEN ALDATINCA İÇİM ACIYOR

A+A-

Yaklaşık 20 yıl önceydi. Hakimiyet Gazetesi sahibi Yusuf kardeşimle araba pazarına gittik. Yusuf’a araba alacağız. Pazar’ı gezdik, o günkü imkanlar dahilinde güzel bir Murat gördük. Satıcı yaklaşık 60-65 yaşlarında sakallı bir adamdı. Sakalına hürmet Hacı Abi biz arabanın görünüşünü beğendik, arabanın kendi, motoru nasıl vuruk çıkık var mı diye sorduk. Arabadan hiç anlamayız diye de baştan söyledik.

Hacı Abi bize, evlat bugün dünya yarın ahiret.. BİR AVUÇ CİVATA SAKALIMLA SİZE yalan mı söyleyeceğim, gördüğünüz gibi pırıl pırıl ne vuruğu ne çıkığı var. Tertemiz araba dedi. Biz de yaşına sakalına hürmet inandık kendisine, parayı verdik arabayı aldık.

Sonra yola düştük, biraz hız yapınca araba gezmeye başladı. Yusuf bu işte bi tuhaflık var, araba geziyor bi tamirciye götürelim dedim..

Tanıdık bir ustaya götürdük, usta kapudu açtı bu araba devrik dedi, devrik nedir abi diye sorduğumuzda bu araba takla atmış, bakın şasesi maşesi filan yok dedi.

Biz orda şok olduk. Rabbim bizi öyle bir insanla terbiye etti ki, her gördüğün yaşlı, sakallı bugün dünya yarın ahiret, bir avuç cıvata diyen her insana güvenemeyeceğimizi öğrendik.

Meğer Hacı bu işlerin konpetanıymış.

Yine yıllar öncesi. Öyle bir müminler  topluluğu var ki, her Müslümana yapılan zulme baş kaldırıyor, HAKKI SÖYLEMEYEN, HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR diyerek Cuma namazları çıkışı yapılan zulümleri protesto ediyor, ister başörtü zulmü olsun, ister Filistinli kardeşlerimize baskılara karşı yapılan protesto gösterileri olsun… Polis vatandaşları alabildiğince jopluyor, bir kısım vatandaşı da yaka paça getirdikleri otobüslere zorla bindirerek gözaltına alıyor. Yine sonradan Milli Görüş camiasına girmiş, bir anda ön saflarda yerini almış, davanın cengaveri olmuş, keyifleri 56 olanlarda masa başında o kardeşlerimizin tepkilerini, tepkiler karşısında yedikleri copları camdan seyrederek, oturduğu yerden masalara vurarak Allah-ı Ekber nidaları attıklarına şahit oldum.

Bu ve buna benzer dünya nimetlerini seçenlerin, Milli Görüş saflarında suya sabuna dokunmadan en üst makamlara geldiğini gördüm. Dışardaki gariban, Allah adamı gerçek davanın mücahidi dayak yerken inandığı değerler uğruna uğradığı zulümlerin mükafatı ahiret hayatına kalırken, sahte mücahitlerinde bunun kaymağını Ahireti unutarak, bu dünyada yediğine şahit oldum.

Yıllarca çalıştım, ne cumartesim ne pazarım oldu, 10 gün tatil nedir bilmem. Dile kolay, yaklaşık 18 yıl. Emekliliğim gelmiş, daha önceden de söylemişim, ben emekliliğim dolduğu gün tazminatımı alıp ayrılacağım diye. Yani şartlar ne olursa olsun kaç para maaş verirseniz verin, bu kurumda çalışmayacağım benim yerime bir başkası rızıklansın demişim.

Gün geldi çattı, tazminatımı alıp ayrılacağım, Herkes bana tavır almış, çekleri imzalayacak arkadaş da bir moral bozukluğu. Neyse 3 aşşağı 5 yukarı gönülsüzde olsak anlaştık. Yanılmıyorsam 9’a bölüp çekleri verdiler, işten ayrıldım.

Tabii herkes bana tavır aldı. Ayrıldığım günden beri o kurumun kapısından içeri bir adım dahi atmadım.

Aradan yıllar geçti, bana tavır yapan, çekleri imzalarken elleri titreyen işletmenin başındaki zatı muhterem bir de baktım ki, camianın önde gelenleriyle nasıl anlaştıysa anlaşmış, tazminat olarak da vakıf malı dediğimiz bir kurumun sahibi oluvermiş..

Muhteremlere sordum nasıl oldu diye? Çok emeği varmış. Vakıf malı dediğimiz bir kısım değerleri devretme ve çalıştığı kurumdan ayrılma karşılığı kendisine o kurum tazminat karşılığı verilmiş.

Gördüm ki biz baya ucuza gitmişiz. Biz kendimizi iyi pazarlayamamışız demek ki.. Rabbime binlerce kez şükürler olsun, el öpmedik, yalakalık yapmadık. Kimseye pazarlanmak da istemedim, binlerce kez şükürler olsun.

Yani hayatımız ibretlik yaşantılarla dolu. Rabbim bizleri öyle bir sınıyor ki, kimin ne olduğunu anlamana imkan yok.

Hiçbir arkadaşıma, eşime dostuma kötülük yapmadım, arkalarından hiç kimsenin kuyusunu kazmadım, zengin fakir, mevki makam sahibi, veyahut sıradan bir vatandaş, yüzüne başka arkasından başka asla ama asla konuşmadım. Her zaman hakkı hukuku aradım, doğru bildiğim her hakkın ardında sonuna kadar durdum. Çalıştığın kurumda sana verilen görev gereği Kullanıldığın oldu mu kul hakkına girdiğin oldu mu derseniz, evet.. Peki Helalleştin mi derseniz yine Evet.

Allah’a hamd ü senalar olsun anlattıklarım sadece bir iki misal. Ben yine karşımdaki insanın kılık kıyafetine değil, Kalbindeki imana baktım. Namaz kılıyor mu, Kur’an okuyor mu, DİLİNDEN Allah kelamını eksik etmiyor mu, gerçekten İslam’ı kağıt üzerinde mi yaşıyor, yoksa günlük hayatında her daim uyguluyor mu ona baktım. Evet dediklerime kulu kurban oldum, evimi, gönlümü açtım. Yanıldığın oldu mu, tokat yediğin oldu mu, hak etmediğin terbiyesizliğe şahit oldun mu derseniz.

Yine Evet, Yine Evet.

Elhamdülillah Müslümanım deyip, aldatan her kim varsa içim yanıyor, canım acıyor. Canımın acısı kendim için değil.. Rabbimin huzurunda verilecek hesapta helallik alamadan bu dünyadan göçüp giden, Allah Kelamıyla aldatan, aldatana kefil olanların düşeceği durum benim içimi yakıyor.

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 503 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum