1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Emekliler Derneği Genel Kurulu
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Emekliler Derneği Genel Kurulu

A+A-
Türkiye Emekliler Derneği Konya Şubesinin hafta sonunda yapılan genel kuruluna iştirak ettim ve derneğin üyesi olmam sıfatıyla birde kısa konuşma yaptım.
Gerçi bu konuşmamı çok benimseyen olmadı ama, yinede demokratik usulde tepkimi gösterdim.
Bu işin bir başka boyutu daha var.
Derneğin Konya’da yaklaşık 3 bin üyesi bulunmaktadır. Genel kurula konukları bir kenara koyarsak üye olan yaklaşık 100 kişi katıldı.
Bunun da ötesinde Derneğin Genel Başkanı Kazım Ergün ve genel merkez yönetim kurulu üyelerinden başka, birkaç ta dernek şube başkanları dışında protokolden kimsenin bulunmaması Türkiye’de emeklilere verilen değerin bir ölçütü olarak benim dikkatimi çekti.
Eğer burası bir siyasi parti genel kurulu olsaydı,
Eğer burası bir sendika genel kurulu olsaydı,
Yada bir ucuz halkçılık yapılabilecek, nutuk atılacak bir genel kurul yapılsaydı kimler katılırdı siz şöyle aklınızdan geçirin, gözünüzün önüne getirin.
Ne bir iktidar partisi temsilcisi
Ne muhalefet partisi temsilcisi genel kurula teşrif etme zahmetinde bulunmadılar.
Emekliler Derneği Konya Şubesi yönetim kurulu kıt imkanlarıyla ve zar-zor da olsa iyi bir genel kurul hazırlamış, çalışmalarını, insanlara anlattı.
Dernekçilik zor iş- Hele birde etrafında yeterli destek olmaz ise bu iş daha da zorlaşır.
Türkiye’de yanlış anımsamıyorsam 11 milyon emekli bulunmaktadır. Bu emekliler arasında yine yaklaşık tüm iyileştirmelere ve zamlara rağmen 600 ile 1500 TL arasında emekli maaşı almaktadırlar.
Yine Türkiye’de Türk_iş ve benzeri kurum ve kuruluşlarının belirlediği açlık sınırı bin 400 TL. İken, yaşanabilir bir gelir ise 2 bin TL. dir. Avrupa’nın en düşük aylık alan emeklileri rahat bir yaşam sürerken, bizim ülkede emeklilerin pek çoğu acınacak durumda, emekliler 2. Bir işte bulabilse çalışma zorunluluğu duymaktadır.
Bunu maalesef ülkeyi yönetenler ise görmemezlikten gelmekte veya emeklinin haklı feryadına kulaklarını tıkamaktadırlar.
Türkiye’de çalışan işci ve memur olarak yaklaşık 19 kişi bulunuyor. Bunlara taşeron işçileri de dahil. İstihdam yaratma çabası yok. Bugün yukarıda da belirttiğim gibi yaklaşık 11 milyon emekliye karşılık 19 milyon çalışan var. Bu rakam çok düşüktür. Hâlbuki Türkiye’de bugünkü tablonun sağlıklı olabilmesi için en az 44 milyon insanın çalıştırılması gerekir. Türkiye’de kim ne derse desin işsizlik Avrupa ülkelerinin çok üstündedir ve en az yüzde 15-20 civarındadır. Kayıtlı işsiz ümidini kestiği için kayıt yaptırmamaktadır.
Bugün ülkelere göre değişse de en düşük emekli maaşı alan ülkeler içinde Türkiye ilk sıralarda yer almaktadır. Emekliye verilen zam iktidar tarafından günün şartlarına ve yaşam koşullarına değil, TÜİK’in hesapladığı yıllık enflasyon baz alınarak zam veriliyor. Kimse bana kızmasın. Geçen yıl emeklinin aldığı zam günlük bir bardak çay parası kadardır. Yani ben inşallah enflasyon rakamlarının yüksek olmasını istiyorum. Bunu tüm işçiler adına diliyorum. Çünkü enflasyon rakamları ne kadar yüksek çıkarsa emekliye de o kadar zam verilecektir.
Bütün bunları en detay şekilde Genel Başkan Kazım Ergün genel kurulda yeterli katılım olmasa da anlattı. Sadece bir avuç emekli dinledi. Buna “Kendin çaldın, kendin oynadın” dersek doğru olur kanaatindeyim.
Ülkenin emeklisi refah şekilde yaşamaz ise, geleceğin herkes için zor olacağını, bugünün sırma saraylarında oturanların da bir gün emekli olacaklarını hatırlatarak yazımı noktalıyorum. Göreve yeni gelen arkadaşlarımı da kutluyor, başarılar diliyorum.
Yazımı Hz. Mevlana’nın bir sözü ile bitireyim:
“Güzel günler sana gelmez, sen ona yürüyeceksin”


 
Bu yazı toplam 58 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum