1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. En Acil İhtiyacımız: İslam Birliği
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

En Acil İhtiyacımız: İslam Birliği

A+A-
İslam ülkeleri arasında gerçekleşmesi düşünülen ortak birlik çabaları için milletçe dua etmeliyiz. Emperyalistlerin Müslümanları birbirinden soğutmak için planladıkları tüm iğrenç çabaları elimizin tersiyle iterek Müslümanca birlik kurmanın zamanı geldi geçiyor. En son Osmanlı döneminde İslam Birliğinin meyvelerini alıyor ve huzur içinde yaşıyorduk. Ta ki Yahudilerin ve misyonerlerin ülkemiz içinde kümelenmeye başladıkları andan itibaren İslam Dünyasının başı beladan kurtulmuyor. Kardeş olmayı beceremeyen ve birbirine karşı sadece düşmanlık besleyen çapulcu Avrupa Devletlerinin oyuncağı hâkline gelmiş sözde İslam ülkesi liderlerinin bu gafleti, ümmetin başına akla hayale gelmeyecek belalar açtı ve açmaya devam ediyor.
İslam Âlemini zamanında savaşla dize getiremeyeceğini anlayan müşrikler ve münafıklar bugün kendi kirli lobilerince oluşturdukları mekanizmayı günümüze kadar öylesine kullandılar ki İslam ülkeleri arasında bir türlü birbirini hazmedemeyen bir yapı teşekkül ettirdiler. Kimisine maddi, kimisine şahsi menfaatler sağlayarak bizi birbirimize kırdırdıkları oynak zemin üzerinde ipleri elinde tutan batı dünyası dilediği gibi Müslümanların geleceği ve kaderi üzerinde oyun oynamaya devam ediyorlar.
İşte biz Müslümanlar üzerimizde oynanan oyunlara dur diyebilecek ve Müslümanlara kan kusturan zalimlere yaptırım gücü sağlayabileceğimiz bir birlikteliği sağlamada oldukça geç kalıyoruz.
Amerika Birleşik Devletleri'nin gündeme getirdiği "Büyük Ortadoğu Projesi" neredeyse tüm İslam ülkelerini kuşatan bir değişim stratejisi öngörmektedir. Bu stratejinin gerçekçiliği, gerçek amaçları ve muhtemel sonuçları halen tartışılmaktadır.

Aslında sevindirici bir noktayı görmeden gelemeyiz. İslam dünyasının kendi dinamiklerinin, kendi değer ve ilkelerinin gerektirdiği bir değişim projesi zaten vardır. Bu, büyük Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılmasından bu yana, dünyanın dört bir yanında milyonlarca Müslümanın kalbinde yaşayan bir hedef olan "İslam Birliği" İslam ülkelerini, kendi ulusal sınırlarını ve yapılarını korurken, aynen Avrupa Birliği'nde olduğu gibi bir üst otoriteye bağlayacak, böylece İslam dünyasının sorunlarını hızla çözecek ve Batı başta olmak üzere diğer medeniyetlerle de barışçı ilişkiler kuracak olan böyle bir birlik, bugün mümkündür. Benim en çok önemsediğim nokta ise şudur. İslam ülkelerinin içinde bulunduğu yalnızlığa son verecek büyük bir güç oluşumunda hemen adım atmak ve süregelen zulümlere dur demek zorundayız.

Birçok Müslüman zulme uğradı ve halen uğruyor.
Irak’ta, Suriye’de, Arakan’da, Libya’da, Yemen’de ve diğer İslam ülkelerinde çok sayıda sabinin, kadının, erkeğin yaşam standartları dibe vurmuştur. Bu ülkelerin birçoğunda çocuklar erken yaşta dünyanın acı yüzüyle muhatap olmakta ve yaşadıklarına anlam veremeyecek kadar yaşça küçüktürler. İslam dünyasında evlatlarımızın bunca zulüm içinde doğup, yaşayıp, ölmesi İslam ülkelerinin kanına dokunmaktadır.
Bugün dünyanın siyasi, maddi ve sosyo-kültürel dengelerine baktığımızda, bu dengelere yön veren bir kaç ayrı uluslararası güç veya güç bloku olduğunu her zaman görmekteyiz.
Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği, Uzakdoğu Ülkeleri, Rusya ve Bağımsız Devletler Topluluğu üyeleri
Kuşkusuz bunlar arasında şimdilik en güçlü olan unsur maalesef Amerika Birleşik Devletleri' isimli kâbustur. Diğer üç farklı güç bloku ise, kimi zaman ABD ile işbirliği yaparak kimi zamansa farklı pozisyonlar alarak dünyadaki olayların gelişimine kendi çıkar ve prensipleri açısından yön vermeye çalışmaktadırlar. Bu farklı güçlerin varlığı, en son yaşanan Irak krizinde de açık bir şekilde ortaya çıkmıştır. Kısacası İslam dünyası üzerinde diledikleri gibi at koşturan güçleri varlığı bizim bu noktada ki bir boşluğumuzu açığa çıkarmaktadır. Onların İslam dünyasının sorunlarını çözüyor tarzında çıkışları göz boyamaktan öte bir anlam ifade etmiyor.

Yukarı da arz ettiğim tabloda son derece çarpık bir sistemin olduğunu hemen fark etmişsinizdir. Dünya nüfusunun neredeyse beşte birini oluşturan Müslümanlar, bu tablonun içinde maalesef bulunmamaktadırlar. Müslümanları temsil eden, onların inançlarını, dünya görüşlerini, menfaatlerini, taleplerini ifade eden, bunları uluslararası platformlarda savunan bir birlik merkezimiz yoktur.
Bu nedenledir ki, Müslümanlar şu anda dünyanın şekillenmesinde, olayları yönlendiren bir konumda değiller. Müslümanlar için, diğer güçlerin aldıkları kararlar, ürettikleri stratejiler belirleyici olmaktadır. Bu ise Müslümanlar için kabul edilebilir bir durum değildir.
İşte zaman kaybetmeden, ateş bacayı iyice sarmadan Müslümanları şefkatle kucaklayacak ve diğer güçlere karşı hakkını savunacak birlik mekanizmamızı kurmakta acele etmeliyiz. Bunu yapmadığımız sürece coğrafyamızda kan ve gözyaşı dinmeyecek ve gelecek nesillerimize hiçte parlak olmaya bir coğrafya teslim edeceğiz.

 
Bu yazı toplam 134 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.