1. YAZARLAR

  2. Mustafa KARGA

  3. En büyük sistemimiz: SİSTEMSİZLİK
Mustafa KARGA

Mustafa KARGA

Mustafa KARGA
Yazarın Tüm Yazıları >

En büyük sistemimiz: SİSTEMSİZLİK

A+A-

Ülkemizde her yaş grubunun farklı bir 3 harflisi vardır. ÖSS, ÖYS, LYS, YGS…

Hikayeyi kısaca sizin için özetleyeyim.

1974 yılına kadar –iyi miydi, kötü müydü bilmiyorum- üniversiteler kendi öğrencileri kendileri seçiyordu. 74’te karışıklık oluyor gerekçesiyle sınavın tek merkezde yapılması kararı alındı ve Üniversiteler arası ÖSYM kuruldu. 1981 yılına kadar bu kurum işlevini yerine getirdi.

1974 ve 1975 tarihlerinde üniversite sınavları sabah ve öğlen olmak üzere iki oturumda, 1976-1980 yılları arasında aynı günde tek oturumda uygulanmış. 1981 yılında itibaren ise iki basamaklı sınav sistemi uygulamaya koyulmuştur. İki basamaklı sınavın ilk ayağı Nisan ayında ÖSS ikinci ayağı ise Haziran ayında ÖYS olarak uygulandı.  1987 yılında ise testlerin hepsini değil, girmek istediği bölüme göre gereken testleri çözme hakkı verildi. 1999 yılında ÖYS kaldırıldı, ÖSS adıyla tek sınava dönüştürüldü. Aynı yıl OBP uygulamasıyla, öğrencilerin lise alanlarına göre yüksek öğretime geçişi sağlandı. Bu arada, sistemde birçok küçük düzeltme yapıldı. 2006 yılında tek sınav ancak iki bölümlü bir sınav uygulaması şeklinde oldu. Bu değişiklik sonucunda adaylar, ortak alan ve alan testleri olarak iki bölümden oluşan testlere yanıt vermeye başladı.

2007'de YÖK, üniversiteye girişte 2009'da uygulanmak üzere iki sınavlı bir sistem önerdi. YÖK'ün Sezer'e sunduğu Yükseköğrenim Stratejisi Raporu'na göre yeni sistem: Lise son sınıfta bitirme sınavı. Sonra iki ve dört yıllık eğitim için iki ayrı sınav. Tıp, mühendislik gibi dört yıllık bölümlerin sınavı ayrı günlerde 4 aşamalı sınav zincirinden oluşacaktı.

2010'da YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan, üniversitelere dünyada geçerli olan IB ve SAT sınavlarıyla öğrenci almak istediklerini açıkladı.

Özcan, Uluslararası Bakalorya olarak tanımlanan IB ve SAT sınavlarının dünyada kabul gören sınavlar olduğunu belirterek, bu sınav sonuçlarına göre Türkiye'deki üniversitelere öğrenci almayı düşündüklerini ifade etti.

Özcan'ın üniversiteye girişte baz almayı düşündüklerini ifade ettiği SAT, Amerika'da üniversite eğitimi almak isteyenlerin girdiği, akademik yetenek sınavı olarak biliniyor. Bu sınav lisans eğitimi almak isteyen her ABD vatandaşından talep ediliyor ve bazı üniversiteler tarafından yabancı uyruklu öğrencilerden de isteniyor. SAT niteliklerine göre SAT 1 ve SAT 2 olarak ikiye ayrılıyor. SAT 1'de öğrencilerin matematiksel ve sözel yetenekleri ölçülüyor. SAT 2'de de öğrencilerin spesifik olarak bir akademik konu üzerindeki bilgileri sınanıyor.

2010 yılından itibaren uygulanacak yeni üniversiteye giriş sistemiyle ÖSS rafa kalktı.

1999 öncesinde uygulanan iki basamaklı sınav sistemine geçildi.

Yeni sistemde Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) adı verilen birinci basamak sınavı ile Lisans Yerleştirme Sınavları (LYS) adıyla ikinci basamak sınavları yapılmaya başlandı.

Ne kadar güzel değil mi?

Her gelen yeni bir sistem uyguluyor, bu arada olan çocuklara oluyor. Ben farklı bir sistemde sınava giriyorum, kardeşim başka, yeğenim ise bambaşka bir sistemle… Devleti yaşatan gelenekler, temayüllerdir…

Bizim eğitim sistemimizdeki tek gelenek, tek sistem; sistemsizlik…

Her defasında yıkıp yeniden yapıyoruz. Bu da köksüz bir eğitim sistemi anlamına geliyor.

 

 

Bu yazı toplam 263 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.