1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. EN SAĞLAMI; DİNİ, DİREK KAYNAĞINDAN ÖĞRENMEKTİR.
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

EN SAĞLAMI; DİNİ, DİREK KAYNAĞINDAN ÖĞRENMEKTİR.

A+A-

Tesettür, anlam itibariyle örtmek, örtünmek, gizlemek manalarına gelir. Ortalığa bakınca örtünmenin sadece saçı kapatmaktan başka bir anlam taşımadığına inandığını zannettiğim kızlarımız var.

Hiç kimse diğerinin ne giyinip, ne kuşandığına müdahale edecek değil. Ama yaptığınız iş, islami olmadığı zaman kendinizi islami bir temsil niteliği taşıyan, Allah’ın sevgili kulu mesabelerine koymamanızı da tavsiye ediyorum. Başınıza takınıverdiğiniz namaz takkesiyle ya da bir örtüyle Allah’ın sevgili kulu oluvermiyorsunuz.

Şu bilnmelidir. İslamla, islamilikle bir alakası olmayanların, bu çerçevede değerlendirilmesinden rahatsız oluyorum. Örtünüvermeyle kalbe iman yerleşmiyor. İman, inancın yaşantıya yansımasıdır. Örtü yahut ta pardesü değildir. Yani örtünmeyle mü’min olunmuyor. Mü’min olana tesettür -ki bunun mahiyetine girmeyeceğim- emrediliyor. Bunda bir anlaşalım. Çevrenizden sizi giyiminizle yaşantınızla yargılayanlar varsa onlara da karşıyım. Herkes dilediği gibi giyinerek, Allah’ın huzurunda vereceği hesabı bilerek dilediği yaşantıyı tercih edebilir. Şekilcilik anlayışıyla etrafta hiç kimse bir türlü kendi olamadı, olamıyor. Aile çevresinden aldığı inanç ve yaşam tarzına göre girdiği kalıba kendini mecbur hissettiğinden içinde ki gerçek kişiliğini ortaya koyamıyor. Kendini hep birilerine karşı sorumlu hissediyor. Korkuyu, karşısında ki diğer bir faninin bakış açısına göre odaklamış. Sorumlu hissetmesi gereken merciin sadece yüce Allah olduğunu bir türlü özümseyemediği için hayat boyu ikilem içerisinde yaşıyor.

Çocukluğumdan beri hatırlarım. İslamı hep kişilerle değerlendirme yanlışından ötürü çözülmeye başlayan yumak, hala açılıyor. Açıldıkça uzuyor. Gerçekle yüzleşme ihtimali ötelendikçe öteleniyor.

Çevresel etkenler yüzünden çocuklarımızı, gençliğimizi hep farklı anlayışa sürükledik.

Hacı Mehmet Abi’nin, Arife Teyzenin, Fatma Abla’nın, Rıza Bey’in, Hüseyin Amcanın ve daha nicelerinin olurunu ve beğenisini almanın yoluna gidildi. Nesli, asıl sorumlu oldukları yüce rabbe hassasiyet göstermeleri hususunda yönlendiremedik. Maalesef çoğunluk sınıfta kaldık.

İşin kolayı bulundu.

Çıplaklığın bir tık mesafesinde ki giysiler, eşarp, pantalon gibi elbiselerle sadece ten gösterilmediği takdirde sorumluluk olmayacağı algısı yaratıldı.

Çıkın meydanlara bir bakın. İyileri her zaman tenzih ederek ifade edecek olursam, sözde mütesettir çok sayıda hanımefendinin; kapalı adı altında yemedikleri herze kalmadığını görmüyor musunuz? İyilerin her zaman başımız üzerinde yeri vardır. Onlara saygımız sonsuzdur.

Burada kimsenin aleyhinde yahut lehinde yazı karalamak için çırpınmıyorum. Sadece insanların gerçeklerle yüzleşmesi bir nevi tebliğde bulunduğumu farzedebilirsiniz.

Gençlerimizden, büyüklerimizden, çocuklarımızdan rica ediyorum. Lütfen, dinimizi gerçek kaynaklarından öğrenin.

Başkalarının din algısıyla kendi yaşantınızı şekillendirmeyin. Etrafınızda ki her bir fert, kim olursa olsun, o da gidip hesap verecek ve layık olduğu yere gidecek.

Bu arada gerçek mü’min ve ilim ehli insanların, ilminden, bilgisinden elbette yararlanacaksınız. O kişilerin alemlerin efendisi Hz. Muhammed Mustafa (SAV) efendimizin çizgisinde olup olmadığında katiyetle emin olmakla da mükellefsiniz. O güzel Resul’ün (sav) ismiyle simsarlık yaparak bir yol belirlemişse, etrafınızdan güvendiğiniz dürüst ve hakkaniyet sahibi insanlarla ortaya çıkarıp o kişinin gerçek yüzünü deşifre edeceksiniz.

Yani dinimizi her fırsatta gözetmek, doğruya çıkan adımda ne gerekiyorsa üzerimize düşeni yerine getirmekle mükellefiz.

Aksi takdirde; yeni Adnan Oktar’lar, yeni Fethullah Gülen’ler ve daha niceleriyle  karşı karşıya kalırız.

“Ben ulu bir zatım”, “Evliyayım” diyenin ortalıkta fink attığı güncel tehdit budur.

Böylesi oluşumlar, ülkemizde; hem siyaset cephesinde, hem sanat çevresinde, hem medya çevresinde art niyetlilerin elinde birer done olarak karşımıza çıkarılıyor ve zamanında ailesinden, çevresinden yeterince islami eğitim almayan onca insanın kolaylıkla tuzağa düşürülmesine sebep teşkil ediyor.

Yukarıda bahsedilen buydu. Kızlarımızın giyimi kuşamına ilişkin her kafadan bir ses çıkmaya başlayınca, art niyetli hoca bozuntularının çeşitli entrika ve dümenleriyle farklı bir algı yaratılarak anadan uryan olmasa da onun üzerine bez kaplama yaptırılarak vücut hattını birebir ortaya koyan tuhaf bir müslümanlık vücuda geldi.

Ahlak elbette bir çok hususta önde gelir! Ama ahlak yalnız başına sizi maksuda taşımaz.

Bir kısmına iman edip, bir kısmına kaale almadığınız din anlayışı size cennete taşımaz. Mesele sadece örtü de değil yanlış anlaşılmasın. Güncel bir konu olduğu için kaleme aldım.

Dinimizi gerçek kaynaklarından öğrenelim.

Bu yazı toplam 2163 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.