|
SON DAKİKA
KONYA'DA YAPIŞIK PARMAKLARI AYRILDI
KONYA'DA FATURA DOLANDIRICILIK İDDİASI
VERGİ MUAFİYETİ GELİYOR!
KAMU GÖREVLİSİ MÜSTEŞAR GÖREVDEN ALINDI
Erdoğan 10 gün kayboldu ve...
Başbakan Erdoğan’ın sağlık gerekçesiyle kısa süreliğine de olsa gözlerden ırak olması ve o kısa süre içinde ülkede konuşulanlar bize bakın neyi gösterdi:
Ne kadar da çabuk düşüyoruz birbirimize... Toplumu kısa süreliğine de olsa esaslı içeriğe sahip olmayan gündemsiz konularla boş bırakmaya gelmiyor... Nedenini izah edeceğim. Önce geçmişe kısaca bir uzanalım... Rivayet odur ki, Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi son nefesini vermek üzere olduğu saatlerde oğlu Orhan Gazi’ye yaptığı tavsiyeler arasında mealen şu da vardır: “Oğlum, aradan 10 yıl geçmemiş olsun ki, toplumun önüne yeni bir hedef koymuş olmayasın... Yoksa devlet içten içe çöker” der. Tarih kitaplarında bahsi geçen tavsiye yeni fütühat üzerinedir... Yani dış politikada hedeflerin olsun anlamındadır... Sultan II. Abüldühamit’te, “Bizi 10 sene rahat bıraksalardı, Japonya’nın yaptıklarını biz de yapardık” der. Japonya 100 sene önce de hızlı kalkınması ile dünyada dikkati çeken ülkeler arasındaydı. O kadar ki, Sultan II. Abüldühamit aralarında Mehmet Akif’in de bulunduğu bir heyeti bu kalkınmanın dinamiklerini yerinde tespit etmek üzere bu ülkeye göndermiş, ardından kendisine bir değerlendirme raporu sunulmuştu. Yukarıdaki sözü de o günlerde söylediği rivayet edilir... Fakat Osmanlı Devleti son yıllarında 10 sene bile olsun rahat bırakılmadı ve iç gailelerle meşgul edildi. Devlet de o malum akıbetle yüzleşti ve battı. ...Cumhuriyetin ilk yıllarında ülkenin hızlı toparlanışının Atatürk’ün erken ölümüyle hız kesmesi... ...Menderes’in 10 yıllık başarılı iktidarının darbe ile son bulması... ...Adalet Partisi’nin hızlı kalkınma döneminin 12 Mart 1971 muhtırası ile kesintiye uğraması ve ardından gelen istikrarsızlık döneminin 12 Eylül 1980 darbesi ile neticelenmesi... ...Turgut Özal’ın başarılı başbakanlık yıllarının ardından gelen vizyoner cumhurbaşkanlığı döneminin şüpheli ölümüyle sonlanması... ...Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın başarılı başbakanlık döneminin 28 Şubat post modern darbesi ile bitirilişi... ...AK Parti tam da ülkenin hesap kitabını yoluna koyuyor, ülke tırmanışa geçiyor derken, Balyozdu, Sarıkızdı, Ayışığı’ydı faslının ardından gelen 27 Nisan e-muhtırası ile kaotik bir ortam oluşturulmaya ve siyasi istikrar berhava edilmeye çalışılıyor... Velhasıl, bu ülke son 200 senedir hiç rahat bırakılmadı ve iç gaileler başına sarmal edildi... Toparlanamasın, kendisine gelemesin istendi... Erdoğan’sız Türkiye’nin gündemi... Bakın, çok partili siyasal yaşama geçtiğimiz günlerden bu yana ülkenin en çalışkan başbakanlarından biri durumunda olan Başbakan Erdoğan, ne zaman ki sağlık gerekçeleriyle evine çekildi, her iki defasında da ülke hızla içine kapandı. İlkinde, şike yasası tartışmalarıyla toplum kesimleri birbirini hırpaladı... Çankaya ile Hükümet birbirine düşürülmek istendi... İkincisinde hükümet-cemaat tartışmalarıyla anlamsız bir tartışma süreci aldı gitti başını. Hükümetle sivil toplum arasına perdeler indirilmek istendi. Ne kadar da çabuk birbiriyle uğraşarak enerji tüketecek hale gelebildi toplum... Nasıl da devletle milleti, bu da yetmedi kardeşleri birbirine düşürmeye çalıştılar... Dün partisinin Abdi İpekçi Spor Salonu'nda yapılan İl Gençlik Kolları Kongresi'ne telekonferans sistemiyle katılarak bir konuşma yapan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da altını çizdiği gibi, ellerini oğuşturarak pusuda bekleyen ne kadar da çok çevre varmış. Neleri konuştuk? Başbakan Erdoğan’ın sağlık gerekçesiyle kısa süreliğine de olsa gözlerden ırak olması bize şunu gösterdi: Ülke vizyoner liderden mahrum kaldığında, ne Irak umurunda oluyor, ne Suriye, ne de dünya... Ülke hızla içine kapanıyor... Siz bahsi geçen konularda manşete çıkan mevzu gördünüz mü son 10 gün içinde... Halbuki dünya bildiğiniz dünya... Kan dört bir yanımızda aktığı yerden akmaya devam ediyor... Herkesin gözü Türkiye’nin üstünde ama nerede ise sadre şifa ses verecek mercisi kalmıyor. CHP’nin hali malum... İçten içe kaynıyor. Kemal Kılıçdaroğlu partisini kontrol edemediği için 2 gün içinde ayrı ayrı 2 kurultay yapmak zorunda kalırken, Başbakan Erdoğan evinde oturduğu yerden bile partisinin işlerini takip edebiliyor. Diğer siyasi aktörlerin hiçbiri Başbakan Erdoğan’ın yokluğunu hissettirmeyecek bir çıkış yakalayamıyor... Sözü uzatmaya gerek yok. Tarih göstermiştir ki, dünyaya bakan bir vizyonumuz yoksa, toplumca çabuk kokuşuyoruz. Ülkenin içine kapanması, içe kapanmasını isteyenlere fırsat verilmesi bu ülke için büyük kayıp olur. Yükleniyor...
|