1. YAZARLAR

  2. Murat KARAKOYUNLU

  3. Erdoğan Koridoru
Murat KARAKOYUNLU

Murat KARAKOYUNLU

Yazarın Tüm Yazıları >

Erdoğan Koridoru

A+A-
Son bir yıldır, yaşanan gelişmeleri seyretmek zorunda kaldığımız Suriye’de, bugün artık yeniden sahnedeyiz. Türkiye, DAEŞ güçlerinin hâkim olduğu Cerablus’a, dün itibariyle Suriyeli Türkmenler ve Özgür Suriye Ordusu güçleriyle birlikte müdahale etmiş durumda.  
 
Irak sınırından başlayarak Fırat nehrinin doğusuna kadar tüm sınırı kontrol etmekte olan PKK/PYD militanlarının, geçtiğimiz hafta ABD’nin desteğini de alarak Fırat’ın batı yakasındaki Menbiç’i ele geçirmeleri, Türkiye açısından bardağı taşıran son damla oldu.
 
Batının, DAEŞ terör örgütüyle mücadele ediyor kılıfına sığınarak destek verdiği PYD’nin bu hamlesi, Türkiye ve bölge güçleri tarafından, kabul edilebilir değildir.
Bilindiği üzere PKK/PYD militanları, 2012 yılından beridir Hatay ilimizle sınır konumunda olan Afrin kantonunu ele geçirmiş durumda.
 
Bu alanda PYD, bir taraftan Halep’e bağlı Cerablus ve Azez gibi bölgelere saldırılar gerçekleştirerek hâkimiyet alanını genişletmeye çalışırken diğer taraftan da Türkiye korkusu ile sıkışıp kaldığı Fırat’ın doğusundan kurtulmak istiyor. Zira bu sıkışıklık, ABD’nin geri plandaki Kürt Devleti hayalinin de gerçekleşememesi demek.
Bölgede kurulmak istenen Kürt Devleti için en büyük hedef, bu devletin Akdeniz’e açılmasını sağlamak. Bu sayede Irak’a ait pek çok doğal zenginlik, Kürt devletine bırakılacak ve bu zenginlikler Akdeniz üzerinden dünya ile buluşturulacak.
Türkiye by pass edilerek Ortadoğu ile bağlantısı koparılacak.
Bunun için de, Suriye sınırının baştan sona PYD/PKK’nın eline geçmesi, Hatay’lı ya da Hatay’sız bir şekilde Akdeniz’e ulaşacak bir Kürt koridorunun oluşturulması gerek.
15 Temmuz darbe girişimi ile birlikte Türkiye’yi zaafa düşürerek hedeflerine ulaşmak isteyen ABD’nin bu planı, çok şükür başarılı olmadı. Bu sebeple ABD, bu başarısız girişiminin ardından, uzun süredir hazırlamış olduğu ve Suriye Demokratik Güçleri (SGD) adını verdiği B planına devreye soktu. SDG yapılanması, aslında araya serpiştirilen birkaç yerel ve Suriyeli general dışında tamamıyla PYD’lilerden oluşan çakma bir örgüt. ABD bu örgütle,  Türkiye’nin kırmızı çizgisi olan Fırat’ın batısına geçmeyi ve orada dolaylı Kürt bir hakimiyeti kurmayı planlıyor.
Bu noktada Cerablus operasyonu Türkiye’nin, bölgede kurulmaya çalışılan yeni düzeni bertaraf edebilmek adına attığı önemli bir adımdır. Afrin Kantonu ve Menbiç arasındaki hattı ayrı tutan bir koridor oluşturarak bölgeye nefes aldırmak anlamına gelen bu adım, Ortadoğu’nun geleceği açısından da tarihidir. Zira eğer bu adım başarılı olamazsa; ABD’nin, PYD dışında bölgeyi kontrol edecek hiçbir kuvvetin olmadığına ilişkin iddiaları gerçeklik kazanacak ve 5 milyon mülteci Suriyeliye ait bu topraklar, bir daha onların olmamak üzere, terör örgütü PKK/PYD’nin ellerine bırakılacaktır.
ABD’nin, Türkiye’nin bölgedeki endişelerine karşı sergilediği umursamaz tavır ve 15 Temmuz darbe girişimindeki rolü sebebiyle tükenen kredisi, Türkiye’yi, kendi çıkarları için tedbir almaya itmiştir. Bu noktada yeni bir rota çizmek adına içeride ve dışarıda bir dizi hızlı tedbiri uygulamaya koyan Erdoğan’ın,  Rusya ve İran kartını ortaya sürmesi, PKK/PYD yapılanmasına karşı da Barzani alternatifine yönelmesi, doğru bir hamledir.
 
Bölge ülkelerinin toprak bütünlüğünün korunması politikasına yönelen Türkiye bu hamle ile bölge için en doğru tercihin Kürt koridoru değil, Erdoğan Koridoru olduğunu ilan etmektedir.
Bu yazı toplam 213 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum