1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Erdoğan ‘Padişah’ mı Bilmem Ama Birileri Tam ‘Yeniçeri'
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Erdoğan ‘Padişah’ mı Bilmem Ama Birileri Tam ‘Yeniçeri'

A+A-
Türkiye de tarih öğretmenleri mi iyi çalışmaya başladı yoksa tarihi diziler milletimizin tarih bilincini mi uyandırdı! Son olaylardaki ortaya konan tavırlar, yapılan hareketler tarihimizde yaşanan önemli hadislerin bir tekrarı gibi. Arada küçük farklar olsa da, başrol oyuncularının sıfatları, mevkileri arasında farklar bulunsa da bu böyle. Osmanlıda duraklama döneminde başlayan ve yıkılana kadar devam eden isyanlar birkaç bölüme ayrılırdı: Bunların önemlileri Celali isyanları, (Anadolu’daki isyanlar) İstanbul isyanları( yeniçeriler tarafından çıkarılmıştır.)Eyalet İsyanları idi.
Bunlardan en renklileri yeniçeri İsyanları idi. Olur olmaz sebeplerle isyan ederler (yakarlar yıkarlar öldürürler...) ve isyan başarıya ulaştıktan sonra büyük ve bir o kadar da garip isteklerde bulunurlardı. Vezirlerin kelleleri, maaş artışları, yöneticilerin azli bunlardan bazıları idi. Yeniçeriler, tarih sayfalarına garip istekleri ile de damga vurmuşlardır. Bu isteklerden en önemlisi Hoşafın Yağının kesilmesi hikâyesidir.( Hoşafın Yağı Kesildi; Yeniçeri ocaklarında askerlere yemek dağıtılırken, mutfak meydancısı, elinde tuttuğu üzeri dualı kallavi koça. bakır kepçe ile, evvelâ yağlı yemekleri ve pilavı dağıtır, sonra da aynı kepçeyi hoşaflara daldırırmış. Hâl böyle olunca, sofralara gelen hoşaf bakracının üstünde, bir parmak kalınlığında yağ tabakası yüzermiş. Bu durumu gören Yeniçeri ağalarından akıllı birisi, meydancıya emir vermiş. “Kepçeyi yağlı yemeklere batırmadan evvel temiz iken hoşafları dağıt, sonra yemek dağıtımına geç…” demiş.
Demiş ama, bu sefer sofralara giden hoşaf bakraçlarının üzerinde yağ tabakasını göremeyen Yeniçeriler:
“Hakkımızı yiyorlar, istihkakımızdan çalıyorlar, zira hoşafın yağını bile kestiler, yağlı hoşaf isterük…” diye kazan kaldırmışlar.)
Son taksim/gezi parkı olaylarında nümayiş/gösteri yapan vatandaşların bazı istekleri arzuları da yeniçerilerinkinden pek farklı değil. Taşıdıkları dövizler, açtıkları pankartlar, söyledikleri sözler de çok garip ve manasız istekler var. Bunları hepsini yazmak hem mümkün değil hem de sahipleri tam belli olmadığı için uygun da değil. Yalnız Başbakan yardımcısı Bülent Arınç’la görüşen ve görüşmeden sonra bir açıklama yapan heyetin isteklerinin bazıları tamda “sakbaşında damsağan kazbeline vurmayı ” türünden istekler: 3. Köprü yapılmasın, Yeni havalimanı yapılmasın, Kanal İstanbul yapılmasın…Bu ne demek? İstanbul un kara, hava ve deniz trafiğine çözüm bulunmasın demek.
Evet, mutlaka Kanal İstanbul, havalimanı, 3.köprü ve bağlantı yolları yapılırken ağaçlar kesilecek doğa az veya çok zarar görecek. Fakat karşıdan karşıya geçerken harcanan zaman ve akaryakıt ile çekilen sıkıntılar nasıl giderilecek? Kesilen ağaçların yerine yensini dikerek zarar telafi etmek az veya çok mümkünken trafikteki sıkışıklığı, harcanan zaman ve enerjiyi telafi etmenin başka bir yolu var mı?Dünyanın en büyük havaalanına sahip olmakla hem hava trafiğine bir çözüm olacak hem de mali getirisi ve sağlayacağı prestijle ülkemize büyük katkı getirecek. Kanal İstanbul projesi keşke gerçekleşse! Bunu başarabilen bir ülke devler ligine adım atmış bir ülke olur.
Taksimde gençlerin bazı tabi istekleri bu gibi manasız ve yersiz taleplerle bir araya gelince anlamsızlaşıyor. O zamanda aklımıza acaba tıpkı tarihte olduğu gibi bu hadiselerin ardında Türkiye’nin bu büyük projelerini engelleme, Türkiyeyi girdiği lider olma kulvarından çıkarma çabası mı yatıyor düşüncesi geliyor. Hoşafın suyu hadisesi ile bu garip istekler biri birine benzemiyor mu?

 
Bu yazı toplam 109 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.