1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. Erdoğan sessiz kalmamız mümkün değil, gereğini yapıyoruz
Erdoğan sessiz kalmamız mümkün değil, gereğini yapıyoruz

Erdoğan sessiz kalmamız mümkün değil, gereğini yapıyoruz

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pakistan ziyaretinden yurda dönüşünde uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

A+A-

Bölgede ve dünyada kritik gelişmelerin yaşandığı bu günlerde, Pakistan ziyaretinde 2009'da tesis edilen Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi'nin altıncı toplantısını gerçekleştirdiklerini belirten Erdoğan, savunma sanayisi, ticaret, ulaştırma, turizm, basın yayın, diaspora ve helal akreditasyon alanlarında toplam 13 anlaşma imzaladıklarını ifade etti. 

İdlib konusunda rejim güçleriyle ilgili, "Şubat ayı sonuna kadar eğer gözlem noktalarının gerisine çekilmezlerse o zaman biz her yerde rejim güçlerini vuracağız. Gerekirse Soçi mutabakatına bağlı kalmadan bunu yapacağız." sözleri hatırlatılarak şubat ayı sonunda rejim güçlerinin hedeflenen noktaya çekilmemesi halinde atılacak adımlara yönelik soruya karşılık Erdoğan, "Şunu çok açık, samimi konuşmamız lazım; Bizim elimizde kapı gibi bir Adana Mutabakatı var. Biz oraya Adana Mutabakatı çerçevesinde gittik. Hani 'Siz oraya nasıl gidiyorsunuz, burası Suriye'nin topraklarıdır' gibi yaklaşım gösterenlere bu bir cevaptır. Bu işin birinci boyutu." diye konuştu.

"Onların kuşatması karşısında sessiz kalmamız mümkün değil"

Türkiye, bölgeye girdikten sonra bir düzenleme yapıldığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamalarına şöyle devam etti: "Neydi bu düzenleme? Gözlem noktaları kuruldu. Burada Soçi mutabakatının teminatı var. Hele hele Soçi mutabakatının 2. ve 3. maddeleri ki 2. madde burada çok çok önemli. İşte biz bu adımları 2. ve 3. maddelere dayalı olarak attık. Rejim güçlerinin bizim bu gözlem noktalarını kuşatmaya başladığını görüyoruz. Onların kuşatması karşısında sessiz kalmamız mümkün değil. Onlara karşı da biz gereğini yapıyoruz. Son dönemde özellikle İdlib'deki çatışmalar ciddi manada kendisini göstermeye başladı. İşte bugün (dün) de yine Halep'in batı tarafında bir helikopter düşürüldü. Bunlar tabii rejimi rahatsız ettiği gibi Rusya'yı da rahatsız ediyor. Bunun dışında yine ciddi bir zayiat verdiler. Fakat aslolan şey, 1 milyona yakın İdlib halkının bugün bizim sınırlarımıza doğru hareket halinde olması. Biz zaten 3,5-4 milyon insana ev sahipliği yapıyoruz. Bu 1 milyonu da kabul etme durumuz maalesef yok. Öyleyse ne yapmamız lazım? Biz dedik ki sınırımızdan 30-32 kilometre içeride sınır boyunca briket barınaklar yapalım. Şu anda yoğun bir şekilde orada barakalar yapılıyor. Hatta ben bunu Merkel'e de açtım. '25 milyon avro gönderirseniz bunun bir kısmını da siz üstlenmiş olursunuz. Zaten büyük bir kısmını biz üstleneceğiz. Ama bu arada siz Fransa, İngiltere gibi diğer dostlara da söylerseniz, bir destek gelirse biz yoğun bir şekilde bu barakaları daha insani hale getiririz.' dedim. Şu anda 25 milyon avroyu Kızılhaç vasıtasıyla Kızılayımız'a gönderiyorlar. Biz onları beklemeden bu briket barakaları yapmaya başladık." HABER MERKEZİ

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.