1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Erdoğan Ve Süreç
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Erdoğan Ve Süreç

A+A-
Geçmişe dönüp şöyle bir bakmak ve bu tablo içinde nelerin olduğunu alıcı gözle görmek gerekir.Siyasi arenada nelerin olduğunu görmek için iyi bakmak iyi düşünmek lazım.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yönetmeye talip olduğu ilk günden bu yana sürekli engelleniyor, oyun dışına itilmeye çalışılıyor.Taba ki, bu hengame içinde Erdoğan’ın insan olmaktan kaynaklanan bazı hataları da  kendisini istemeyenlere malzeme yapılıyor.Hatırlarsanız  Erdo ğan  Beyoğlu Belediye Başkanlığı’na aday olduğu 1989 yılından bu yana hedefte. Seçim gecesi sandıktan başkan olarak çıkması engellendi ama beş yıl sonra İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğuna oturması önlenemedi. Ne yazık ki, bu görevden 28 Şubat Darbesi’yle uzaklaştırıldı. Siyaset sahnesine bir daha dönmemesi için hapse atıldı.
 
“Geleceğin devlet başkanı” ifadesi, Erdoğan’ın önünün kesilmesi için yürütülen çalışmaların ana fikri oldu. Erdoğan’ın muhtar bile olamaması hedeflenirken o Başbakan olarak geri döndü. İşte o zaman küresel güçler devreye girdi. Ezici bir çoğunlukla iktidara gelen partisi kapatılıp derdest edilmek istendi.
 
Erdoğan ve partisiyle ilgili karar açıklanmadan önce kaleme alınan Erdoğan Operasyonu: Küresel Sermayenin İktidar Savaşı isimli kitap âdeta her şeyi açıklıyordu.
 
Erdoğan Operasyonu kitabı, 2008 yılında yayımlandı. O dönemin siyasi atmosferinde, 2007 yılı Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ortaya çıkan 367 krizi ve bundan hemen sonra 2008’de
Ak Parti’ye karşı açılan kapatma davası büyük yankılara neden olmuş ve ülkede siyasi bir belirsizlik doğacağına dair çeşitli kaygılar ortaya çıkmıştı.
 
Eski MİT’ci, merhum Prof. Dr. Mahir Kaynak ve Ömer Lütfi Mete, kitapta geniş perspektifli bakış açılarıyla olayları enine boyuna irdeliyor ve meselenin yalnızca ulusal düzeyde olmadığını, işin içinde küresel sermaye ve küresel aktörlerin yer aldığını özellikle vurguluyor: Türkiye’nin geleceğinin nereye doğru seyrettiği, ülkenin başına geçirmek üzere nasıl bir lider tasarlandığı, aktörlerin Türkiye ve Ortadoğu coğrafyası üzerinde oynamak istediği oyunlar, ABD-Rusya ilişkisinin uluslararası ve bölgesel siyaseti nasıl etkileyeceği vb... Üstelik iki yazar, Türkiye’nin geleceği ile ilgili çeşitli öngörülerde bulunuyor ve bir nevi siyasi beyin jimnastiği yapıyor. Böylece, hem zihin açıcı hem de resmin tamamını gözler önüne seren bir bakış açısıyla el atıyorlar meselelere. Bilhassa öngörüleri ve vurguladığı gerçekler açısından bu kitabı şimdi yeniden ve başka türlü okumak gerektiği ortada.
Ümit ederim  ki Türk Milleti, tıpkı darbe girişiminde olduğu gibi, kendisine yaşatılmak istenen böylesi sarsıntılı bir dönemden yine bir ve beraber çıkmayı başaracak. Umarım  ki Türk Devleti, dünya siyasetindeki oyunda kendisine hamle yapılan değil, kendisi hamle yapan bir devlet olmaya devam edecek...”
Bugünkü yazımı Taptuk Emre’nin bir sözü ile bitireyim.
Aşk ile yola çıkmak ise niyetin,
Bela ile imtihan edilirsin…
Zü’l Celali ve’l ikram,
Önce Kahır,
Sonra ikram…
 
 
 
 
 
Bu yazı toplam 116 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.