1. YAZARLAR

  2. Kerim Candan

  3. Ergenleri Anlamak
Kerim Candan

Kerim Candan

Yazarın Tüm Yazıları >

Ergenleri Anlamak

A+A-
Her yaş ve dönemin kendi içinde bir gelişim çizgisi ve özelliği vardır. Bebeklikten yaşlılığa kadar insan, sürekli çevreye uyum ile meşguldür, ya da meşgul olması gerekir. Meşgul değilse zaten normal dışı bir durum vardır ve tıp biliminin ilgi alanına girer.

Gelişim ve büyüme dönemleri içinde de en çok gündeme gelen, en çok konuşulan ya da kişiyi en çok değiştiren, geliştiren de ergenlik dönemi dediğimiz buluğ çağıdır. Bireyden bireye, toplumdan, coğrafyadan, beslenmeden vb. etkenlerin etkisiyle farklılık gösterse de genel olarak 12–21 yaşları buluğ çağı olarak adlandırılır.
Sakin, konuşan ve uyumlu olan çocuklar, buluğ çağı ile birlikte içe kapanmaya, daha az konuşmaya, hırçınlık, uyum güçlüğü gibi belirtilerle bu dönemi stresli ve gergin olarak geçirirler. Bu dönemin kendine has bir gerginliği makul sayılsa da aşırı uyumsuzluk ve davranış sorunları bu dönemin stresli ve gergin geçirildiğinin bir işaretidir.
Ergen, vücudundaki değişim, gelişme ve büyümeye karşı şüpheci bir yaklaşım gösterebilir. Kollarındaki ya da mahrem bölgelerindeki kıllanma, sivilceler ya da boy uzaması gibi fiziksel değişimlerin yanında, kendi ile alakalı olarak aşırı bir merak içine girer. Yakışıklı/güzel ya da kıyafetlerinin yakışıp yakışmadığına kadar endişelerle birlikte psiko-sosyal, fiziksel ya da ruhsal gelişim alanlarına uyum sağlamakta güçlük yaşar, ne olduğu ya da ne olmadığı konusunda bir çatışma içerisine girer.
Bütün bunlar bu dönemde yaşanan, biraz yaşanması da normal olan gelişim özellikleri, sorun ya da belirtilerdir. Bunların yaşanmasından daha önemli olan gençlerin, ailesinin ya da eğitimcilerin bu değişimlere ve gelişime verdikleri tepki daha önemlidir. Bu dönemin sağlıklı bir şekilde atlatılmasında bu tepkilerin rasyonel, gerçekçi ve ihtiyaçları karşılamaya yönelik olması önemli derecede belirleyici olmaktadır.
Son zamanlarda ergenlik dönemi sorunlarının yaşanması bir sorunmuş gibi bir anlayış oluşmaya başlamıştır. Bu son derece sakıncalı bir anlayıştır, çünkü ergenlerin bu sorunlara yaşamamaları için önleyici ve baskılayıcı telkin, öneri ve çalışmaların ve yayınlar ergenler ve aile üzerinde ciddi bir baskıya neden olmaktadır. Aman ergenler, ergenlik döneminin önemi, anne-babalara ağır sorumluluklar ya da aşırı öneri ve tavsiyeler ebeveynlerde bir bıkkınlığa da neden olabilmektedir.
Bir genç düşünelim, kendisine ergen gözüyle bakılıp dikkat edilmesi gereken biri olarak görülüyor, bu genç de bunu ara sıra ebeveynlerinden, medyadan ya da başka kaynaklardan işitiyor. Ne düşünür? Bu genç, demek ki kendisinin baş edemeyeceği ya da etmekte güçlük yaşayacağı bir dönem içindedir. Bu durumda ya her şeyi boş verip sorumsuzluğa vuracak, ya da ağır bir stres ve yükün altına girecektir.
Bu bilgiler ışığında buluğ çağında ilgi ve destek olunurken, yaşanan bazı sorunların doğal ve gelişimsel bir süreç olduğu akıldan çıkarılmamalıdır. Burada önemli olan husus, ilgi, destek ya da müdahalenin sınırları nerede başlıyor, nerede bitmelidir. Ergenler, ne tamamen başıboş ve sorumsuz bırakılmalıdır, ne de tamamen kısıtlayıcı ve baskıcı bir tutum izlenmelidir.
Ebeveynler bu iki çizgi arasında bir yerlerde zaman zaman yer değiştirebilmekle birlikte, kendi aile ve çocuklarının psikososyal durumuna göre tutum ve davranış geliştirmelidir.
 
Bu yazı toplam 123 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.