1. YAZARLAR

  2. Kerim Candan

  3. Erken Ergenlik
Kerim Candan

Kerim Candan

Yazarın Tüm Yazıları >

Erken Ergenlik

A+A-
Çocukluktan yetişkinliğe geçiş süreci olarak tanımlanan ergenlik çağı, kişiyi hayata hazırlayan, yetişkin rolüne uyum sağlamasına olanak veren bir hazırlık sürecidir.
Ergenlik değişimdir, gelişmedir, büyümedir. Fiziksel, zihinsel ve duygusal olarak her yönüyle olgunlaşmadır. Toplumdan topluma, coğrafyadan kültüre farklı etkenler nedeniyle ergenlik yaşı değişiklik göstermektedir. Dünya ortalamasına bakıldığında farklı yaş aralıkları görülse de, 12–18 veya 13–21 yaşları ergenlik dönemi olarak adlandırılmaktadır.
Eskiden, çocuğun ergenlik dönemine girmesi için belli bir fiziki olgunluğa erişmiş olması gerekirdi. Ergen, ergenlik kelimesi de bundan kaynaklanmaktadır. Bu satırları okuyanlar da, yazan da, muhtemelen bu dönemi bazen çalkantılı, bazen sakin bazen deli dolu yaşamışlardır. Bu nedenle, bilinen, daha doğrusu hepimizin bildiği, yaşadığı bir konudan ziyade, fazla bilgi sahibi olmadığımız bir konudan, erken ergenlikten söz etmek istiyorum.
Günümüzde beslenme alışkanlıkları, hormonlu gıdalar, televizyon ve bilgisayar gibi uyarıcıların artması, çocuklar için cinsel kimliği ön plana çıkarıcı kıyafet ve aksesuarların çocuklar tarafından yaygın kullanımı ergenlik çağını daha aşağı yaşlara çekmiştir. Özellikle kız çocuklar için, barbi, rapunzel gibi yabancı filmler, oyuncaklar, aksesuarlar çocukların gelişimini tehdit eder niteliktedir. Maalesef, çocuklar artık fiziken ve ruhen hazır olmadan 8–10 yaşlarında erinliğe, ergenliğe girmektedirler. Bu çocuklar daha boy atmadan, yeteri kadar gelişemeden, kadınsı veya erkeksi kimlikleri ön plana çıkmakta ve gelişimleri yetersiz kalmakta veya yavaşlamaktadır.
Bunun ardından, boy uzaması durmuş, yüzü sivilceli, küçük kadın ya da erkekler olarak, yukarıda sayılan, suni nedenlerle zamanından önce olgunlaşmaktadırlar ya da olgunlaşamamaktadırlar. Bunun olası zararlı sonuçları ile tam olarak yüzleşmiş sayılmayız, çünkü 2000 li yılların ardından çocuk olanlar bu tehlike ile karşı karşıyadırlar. Gelişim basamaklarını hızlı yaşayan çocukların, olgunlaşmadan, hayatı taşımaya hazır olmadan, iş güç sahibi olmaları, evlenip yuva kurmaları, meslek hayatı vb. konularda nasıl baş edeceklerini ya da yetişkin hallerini bilemiyoruz. Elbette bu tehlikenin farkında olunduğu kuvvetle muhtemeldir, mutlaka bilimsel araştırmalar bu yönde ufuk açıcı olacak, alınabilecek önlemler ve çözüm noktasında yardımcı olacaktır.
Fakat bunlar, dikkatli ve duyarlı bir ebeveynin göstereceği önemin yerini tutmayacaktır. Bununla birlikte, ergenliğe erken giren çocuklara ve ailelerine karşı okullarda öğretmenlerce, alanda uzman psikolog, psikolojik danışman ve psikiyatristlerin yardımının ve sınırlarının bilinmesi ve toplumda farkındalık oluşmasına katkı sağlanmasıdır. Bunun yanında televizyon programlarında, uzmanların bilgilendirici konuşmaları çok faydalı olacaktır.
Şüphesiz, bireylerin yaşayacağı psikolojik sorunlar, aileleri etkilemekte, bireyin psiko-sosyal durumunu daha da zorlaştırmakta ve bunalımlara neden olabilmektedir. Bireyin ruh sağlığının yerinde olması, her şeyin üstünde ayrı bir öneme sahip olup, sorunların çözümünde veya uyum sağlamada çok önemli rolü olmaktadır. Selam ve dua ile.
 
Bu yazı toplam 73 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.