1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. ERMENİSTAN, KÜRDİSTAN VE İSRAİL AÇILIMI - I
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

ERMENİSTAN, KÜRDİSTAN VE İSRAİL AÇILIMI - I

A+A-

Bölgemizde yaşanan karışıklıklar, üst akıl olarak tanımlanan bazı devlet otoritelerinin kendilerince kurguladıkları hedefe ulaşmada bir tür Ali Cengiz oyunudur. İsrail, Ermenistan ve Kürt adını kullanan PKK Ortadoğu’da büyük devlet kurma planları yapmaktalar. Amerika her zaman olduğu gibi sözde demokrasi ve barış getireceği masalını okuyarak Müslüman toplumların uyanış hamlelerine açılacak yolları tıkamakta, bunun için az önce bahsi geçen devletçiklere ya da devlet kurma iddiasında bulunanlara şimdilik (!) destek vermektedirler. Aslında bu süreç 1990’lı yıllarda Sovyetler Birliğinin dağılmasıyla bölgede ki otorite boşluğundan yararlanmak isteyen ABD’nin İslam âleminin birlikteliğine giden yolda ki çıkışlarına geçit vermemek ve bölgenin zenginlik kaynaklarına el atmak amaçlı var güçleriyle başlattıkları çabaların zamanla kazandığı ivmedir. Bugünkü puslu ve oynak zeminin başlıca sebebi budur. Amerikan gazıyla benliğini kaybedip başta yüce dinimiz İslam ve onun halklarına ihanet eden Suudi prensler vb. kalleşlerin de bu planda kullanılıp atılacak paçavradan öte hiçbir anlamları yok.
Malumunuz tüm oyunlarının tepetaklak olmasıyla çılgına dönen ABD ve yarenlerinin planlarında ortaya çıkan sekteler sonrası kudurmuşçasına ittifaklar yapan ve teröristlere destek olan ABD yönetimi, yaptıklarıyla eninde sonunda yüzleşecek ve bir daha asla gelmemek üzere okyanus ötesine hapsolacak.  
İslam dünyasının içinde kalan tek sağlam damar Türkiye’ye karşı, masum kisveye büründürdüğü “Kürdistan” seddini çekerek, İsrail’in topraklarını genişletecek onların din adına yüzyıllardır Arz-ı Mev’ud hayaliyle avundukları Büyük İsrail vücuda getirilip bu Siyonist devletin çevresine de adına Kürdistan, Ermenistan dedikleri jandarma devlet kurma gayesi güdülmektedir. Bu şekilde hem İsrail’i koruma kalkanına alacak öte yandan bu kanalla bölgenin zenginlik kaynaklarını Ortadoğu halkının kalkınmasına zerrece katkı sağlamaksızın dilediği gibi kullanma fırsatı yakalayacak. Oldubittiye getirip Kudüs’ü İsrail’e başkent olarak tanıyan ABD’nin acelesinin sebebi Türkiye’de oyunlarını bozan bir yapının olmasındandır.  
Siz sanıyor musunuz ki Rus ajanları bahanesiyle ortalığı kasıp kavuran ve ülkelerinde ki misyon sahibi Rusları sınırdışı kararı alan güçler daha önce farkında olmadıkları bir gerçekle yüzleştiler?
Elbette değil…
Aslında her şey uzun yıllar boyunca kurguladıkları yıkıcı bir stratejik çabanın ilk adımlarıdır. Asla vazgeçmiyorlar. İslam âlemine diz çöktürüp, diledikleri gibi bir hava yaratabilme uğruna yeni stratejik adımlar atıyorlar. DAEŞ, FETÖ vs. gibi. 
Çirkin projelerini gerçekleştirmek için bölgemizde her yolu denediler. En sonunda da DAEŞ ismini verdikleri bir belayı Müslümanların başına sardılar. Kuzey Irak Kürt yönetimi ile Irak merkezi hükümetinin aralarının bozuk olduğu ve Irak merkezi hükümetine bağlı güçlerin Kuzey Irak çevresine konuşlandığı bir dönemde aniden ‘DAEŞ’ Musul’a baskınlar yaptı ve orayı işgal ederek merkeze doğru saldırılarını devam ettirdi. Aynı DAEŞ daha önceki olayların sıcaklığıyla Kobani’ye girerek mazlum edebiyatı yaratarak Kürtlerin koruma altına alınması gibi bir senaryo kurguladılar. Olanlar karşısında dünyanın dikkatini mazlum milletlere destek gibi algılatıp kirli hedeflerine açılan yolda oluşturmak istedikleri ve İslam dünyasının bağını belki de kökten koparacak olan oyuna dur demek için Türkiye Cumhuriyeti hükümeti Fırat Kalkanı harekâtı başlatarak yeni bir oyuna açılan yolu tıkadı. Artık bundan sonra oyun değil gerçekler vardı. O gerçekte eski alışageldikleri diledikleri gibi çekip çevirdikleri ve oyuncak gibi oynadıkları bir İslam toplumu olmadığıydı.   
İşin özü şudur. Kanı akıtılan, canı yakılan, evleri yurtları yıkılan mazlum Müslüman halklarının yaşadığı zorluklar aslında hiçbirinin umurunda değil. Zengin yeraltı kaynaklarının kontrolünü ele geçirmek isteyen güçlerin oynadığı kirli oyun uzun yıllardan beri kurgulanmaktaydı. Yolda ayaklarına takılan taşlara rağmen farklı planlar içerisine girerek diledikleri gibi bölgesel kontrolü ele geçirmek ve jandarma olarak ta İsrail’i tepemize dikme hedefleridir. 
Kürdistan adıyla kuracakları uyduruk bir devletçikle de Kuzeyden Türkiye’yi kontrol altına almaya çalışan bu yapı, destek sağladıkları Ermenistan’ı da Kuzeyde tehdit olarak gördükleri Rusya’yı bertaraf etme amacı taşıyorlar. Soykırım masalıyla uzun yıllardır Türkiye’nin başını ağrıtmak için kullandıkları Ermeni gardının başka ne gibi bir sebebi olabilirdi ki?
Kirli savaşın ana hedefi bölgenin yer altı kaynaklarını kontrol altına almak ve petrolde İslam dünyasının iki dudağı arasında kalma endişelerinden sıyrılmaktır. 
Yine bölgede gelecekte en büyük savaş sebebi sayılacak olan su savaşları bir diğer etkendir. Ortadoğu’nun önemli su kaynakları olan Dicle ve Fırat Irak topraklarından geçerek Körfeze dökülüyor. Şeria nehri Lübnan, İsrail, Ürdün ve Suriye arasında önemli problemlerden biri. Nil nehri Mısır, Sudan ve Etiyopya arasında sorun. Fırat ise Türkiye, Irak ve Suriye arasında tartışma konusu.  
Gelecek yazımda devam edelim…

Bu yazı toplam 977 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.