1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Esas Hedef Kuran
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Esas Hedef Kuran

A+A-
Geçen haftaki yazımda son İslam devleti olan Osmanlı'nın ortadan kaldırılması ile kültürümüzün ana direklerinin de yıkıldığını, netice de ortalığın toz duman olduğunu, bu nedenle ümmetin büyük bir kafa karışıklığına düştüğünü yazmıştım. Bunun sonucu olarak da taşların yerinden oynadığını, dini anlama, dini yaşama, dini hayata uygulama mevzuunda büyük bir kaosun meydana geldiğini dile getirmiştim.
Dini ve dini öğrenme, dini anlama sisteminin bozulmasının tabi bir sonucu olarak da maalesef ümmet bu gün büyük bir keşmekeşin içinde bulunuyor. Başta Allah olmak üzere din, ahiret, peygamber, melek, kitap, kader, ayet, hadis, tefsir, alim, müçtehit, müceddit, ahkam, nasih, mensuh, rasih… gibi kelime ve terimlerle ilgili bile basit bilgilerden mahrum olan insanlar, birkaç ayet birkaç hadis okuyarak kendileirni din konusunda söz söylemeye yetkili zannetmeye başlıyorlar. Halbuki bu gidiş, bu yol müsteşriklerin asırlardır devam eden çalışmalarının tabi bir sonucu.
İslam dünyasını asırlardır ayakta tutan bu manevi gücü ( yani dini/İslam’ı peygamberimizin(sav) sahabelerin (r.a) büyük mezhep imamlarının( r.a) anlattığı, yaşattığı şekilde anlayıp hayata geçirme hali) onun elinden almak isteyen müstevliler, müsteşrikler, emperyalistler sistematik bir çalışma içine girdiler. Niye böyle bir şey yapsınlar ki? Onların böyle bir çalışma yapmasına ne sebep olabilir...) Diyen arkadaşlara kısaca şunu söylemek isterim. İslam öyle bir hızla yayıldı ki Hristiyanların/Bizansın elinde olan bir çok ülke, bir çok bölge( Irak, Suriye, Anadolu, Kafkaslar Afrika, Perslerin elinde olan İran Horasan, Selçuklular döneminde Anadolu, Osmanlı döneminde İstanbul, balkanlar, Avrupanın yarısı…) Müslümanların elin geçti.
Bu gün 1. 7 milyarlık nüfusu ile, elinde bulundurduğu toprakların stratejik konumları ve yer altı ve yer üstü zenginlikleri ile İslam Dünyası, tıpkı tarihte olduğu gibi( Yani Abbasiler, Selçuklular, Osmanlılar Endülüs Emevi devleti…) yeniden Dünya hâkimiyetini elde edebilme potansiyelini elinde bulunduruyor. Bu tehlikeyi gören İslam düşmanları ümmeti şaşkına çevirmek için onun sahip olduğu değerlere sistematik bir saldırı gerçekleştiriyorlar. Buna önce din adamlarını (hoca müftü imam, mürşid…) sonra büyük alimleri, ardından mezhepleri ve onların çok faziletli kurucularını hedef alarak başlattı. Ardından hadislere ve muhaddislere yöneldiler. Hadisler hakkında ümmetin kafasında soru iaretleri oluşturdular. Son hedef ise sırası ile imanın esasları olacak. Hücumlarını tıpkı Hadislere karşı yaptıkları hücumlar gibi ayetlere, kitaba yöneltecekler. En sonun da Allah inancımıza saldıracaklar. Bu gün Kuran varken Kuran bize yeterken hadislere ne gerek var diyenler bu engeli aşınca Kurana saldırmaya başlayacaklar. Kuranda biizm gibi basit bir akla sahip olan insanlara hitap ederek Kuranda Akla zıt gibi görünen ayetleri (mazallah) sorgulatmaya başlayacaklar. “İslam dini akıl dinidir” gibi basit bir kuralla yetişen, ilimden yoksun, dinden bihaber, eğitimi sıfıra yakın insanlar, akıllarına uymayan ayetler karşısında şüpheye düşürülüp, Allah, kitap, ahiret. Gibi temel imani mevzular konusunda da şüpheye düşürülüp dinlerinden uzaklaştırılacaklar. Dinimiz olan islam , vahy kaynaklıdır. Onun kurallarını, sonsuz ilme, sonsuz kudrete sahip olan, başlangıcı ve sonu olmayan, hayyül kayyüm olan, her şeyi yoktan var eden ve bir gün bu alemi yıkarak sonu olmayan ahireti ve onda cennet ve cehennemi yaratacak olan Allah koyar. O’nun kuralları zamanla ve mekânla sınırlı değildir. Oysa bizim aklımız zamanla ve mekanla sınırlıdır. Bu nedenle Kurandaki bazı bilgileri aklımız almayabilir. Bazı emirleri bizim eksik zayıf aklımıza uymayabilir. Bu gün mezhepleri, âlimleri, hadisleri, muhaddisleri reddeden kişiler yarın aynı taktikle (maazallah) Kuranı ve ayetleri de reddedeceklerdir.

Akla Zıt gibi Görünen Ayetler

Yukarıdaki çalışmanın bir sonucu olarak Dünya zalimleri, dünya emperyalistleri, dünya cebbarları nasıl ki mezhep, alim engelini aştıktan sonra Peygamber ve hadis seddine saldırmaya başlamışlarsa, yarın bu engeli aşınca son kale olan Kitap, Ayet Din kalesine hücum edeceklerdir. Bu gün hadislerle ilgili sordukları bazı soruları yarın ayetlerle ilgili sormaya başlayacaklardır. Mesela (haşa maazallah) “Allah Kitabında miras olarak niye kadınlara yarım veriyor? Oysa kadında, erkekte Allah'ın kulları değil mi? Üstelik de kadın erkekten daha zayıf.” “Niye bir erkek şartlar oluşunca birden fazla kadınla evleniyor da kadın birden fazla erkekle evlenemiyor.?” “Allah kitabı niye parça parça indirdi de güzel ciltlenmiş bir halde indirmedi?” Anneyle, babayla, kardeşler dayı hala teyzeyle…Evlenmeyi kuranda zikreden Allah niye dede torunu zikretmedi. ? “Niye Peygamber ölmeden Kuranı toplayıp ciltletmedi?" Bedir savaşında Allah kafirler 900 kişi iken niye Allah Müslümanlara binlerce meleği yardıma gönderdi? "Meleksiz direk onları kahredemez miydi" ( Hani siz (Bedir’de) Rabbinizden yardım istiyordunuz, O da: “Hiç şüpheniz olmasın ki ben size, birbiri ardınca gelen bin(lerce) melekle yardımcıyım.(Enfal 9) ” diye duanızı kabul buyurmuştu?” Kimlerle evlenilmez konusunu açıklayan ayette (nisa 23) herkes sayılırken niye dede nine torun sayılmamıştır…? Gibi ardı arkası kesilmeyen sorular sorarak o küçük akılları ile kendilerine engel olan İslam’ı yıkmaya çalışacaklar. Bu nedenle bu gün peygamberimiz- hadisler, mezhep- mezhep imamlarımız ve büyük ulemamızla ilgili yapılan saldırıların son hedefinin bu olduğunu bilerek tedbir almalı, hem vefat etmiş hem de yaşayan alimlerimize, mezheplerimize, mezhep imamlarımıza, peygamberimize, hadislerine ve dinin sembolü olan her şeye büyük değer verip sahip çıkmalıyız. Çünkü Gavurların hedefi sadece dünyamız değildir, maazallah onlar ahiretimizi de karartmak istiyorlar.
 
Bu yazı toplam 118 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.