1. YAZARLAR

  2. Kerim Candan

  3. ESKİ KÖYE YENİ ADET
Kerim Candan

Kerim Candan

Yazarın Tüm Yazıları >

ESKİ KÖYE YENİ ADET

A+A-

İnsanlara çocukluğundan yetişkin oluncaya kadar öğrenmiş oldukları bilgiler, alışkanlıklar ve kalıplaşmış düşüncelere aykırı bir şey söylediğimizde “Eski köye yeni adet” getirme diye engellenme ve frenlenme ile karşılaşırız.

            Bazı alışkanlıklarımızın kökenine indiğimizde yanlış inançların, cehalet ve imkânsızlıkların olduğunu görürüz. Bu nedenle kendimize dair algılarımız da bilgilerimiz de Eski Türkiye’ye ait ise bunları değiştirip bilgilerimiz ışığında yeni adetlere de açık olmalıyız. Ne geçmişi tu kaka yapıp tamamen yok varsayacağız ne de geçmişin prangalarına kendimizi kilitleyip içerisinde mahsur kalacağız.

            Ülkemizin mevcut koşullarda yaşadığı uluslararası ilişkiler ve krizlerin temelinde de Türkiye’nin Eski Dünyaya yeni adetler getirme çabalarının sonuçları vardır. Nedir bunlar diye baktığımızda “Dünya 5’ten büyüktür” gibi küresel aktörlerin samimiyetsizliğine dair ilkeli, tutarlı ve özsaygıya dayalı bir politika geliştirme çabalarıdır. Buna alışık olmayan eski dünya düzeninin ülkemize dair kara propagandalarının temelinde de bu yatmaktadır. Bu kara propagandalara baktığımızda ise “Türkiye Batı’dan uzaklaşıyorTürkiye’de demokrasi yok” “Türkiye hızla eksen kayması yaşıyor” gibi yalan ve iftiralardır. Hem Türkiye’yi Hıristiyan Birliği olduğunu doğrularcasına AB’ye almamak için kırk dereden su getireceksiniz hem de Batı’dan uzaklaşıyor diye ilerleme! adında gerileme raporları yayınlayacaksınız.

            Bu yeni paradigmaya alışmakta güçlük yaşayan eski köyün küresel ve ulusal sakinleri de doğal olarak direnç göstermektedir. Oysa değişen dünya şartlarına uyum sağlayıp potansiyelimizi tam olarak yansıtabilmek için yanlış ve haksız olan eski köyün adetlerini değiştirmek istemek gibi doğal bir şey olamaz. Eski köyün adetleri sömürgecilik anlayışı ile beslenmiş emperyalizm düzenidir. Sözde demokrasi ve hukuk ilkeleri ile gelişmemiş veya az gelişmiş toplumları terbiye etmeye alışmış olan eski köyün sakinleri adalet ve hakkaniyete dayalı yeni adetlere “Eski Köye Yeni Adet” olmaz diye kabul etmediği gibi bunu dile getirenleri de hedef göstermektedir.

            Bugün Eski Köye Yeni Adetlerle barış ve huzuru tesis edebilecek güçlü bir Türkiye ve yine kendini milyonlara sevdirmiş ve kabul ettirmiş sayın cumhurbaşkanımızı kabullenip saygı duymayı bir türlü içlerine sindiremiyorlar. Bunun birçok nedeni olabilir fakat Batı’nın bu anlamsız düşmanlığının en önemli nedeni tarihsel arkaiklerinde olan Osmanlı ve İslam düşmanlığıdır. Peki, bu Osmanlı ve İslam düşmanlığı için gerçekçi bir nedenleri var mıdır? Yoktur, çünkü bunların birbirlerine yaptığını Osmanlı hiç birine yapmamıştır. Hatta Osmanlı devletinin egemen olduğu yerlerdeki barış ve istikrar havası, Osmanlı Devleti dağıldıktan sonra bir daha geri gelmemiş, söz konusu bölgeler (Balkanlar, Ortadoğu, Afrika) kan ve gözyaşına teslim olmuşlardır.

            Bizi sınırlayan eskiye dair ne kadar yanlış bilgi, adet ve anlayış varsa esaret zincirlerini kırıp özgürlüğü solumalıyız. Bu zincirleri kırarken de tartışma ve hoşgörü iklimine şiddetle ihtiyacımız olacaktır. Çünkü toplumun bir kesimini ikna etmeden kırarak dökerek milli birliğimizi zedeleyen yaklaşımların faydasından çok zararı olacaktır.

            Esasında eski köye getirmek istediğimiz adetler bizim için yeni de sayılmaz. Çünkü biz bu adetleri tarihin tozlu yaprakları ve egemen olduğumuz topraklardaki eserlerden biliyoruz. Bunu anlamak için zihnimizin ve ülkemizin üzerindeki örtüyü kaldırıp ufka bakmak yeterli olacaktır. Selam ve dua ile.

Bu yazı toplam 772 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.