1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Eski Türkiye Sevdalılarının Salvoları
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Eski Türkiye Sevdalılarının Salvoları

A+A-
Yarın Cumhuriyet Bayramı!

Yani bağımsız devlet olmanın verdiği bir ayrıcalığın günü…
Etrafımızda dönmekte olan kirli savaşlarda çirkin yüzünü gizleyen çirkef devletlerin bölgede ki sözde bağımsız İslam ülkeleri üzerinde saltanat kurduğu bir coğrafyadayız. Timsah gözyaşlarının oluk oluk aktığı bugün, oynanan çirkin oyunların tam da merkezinde bulunuyoruz. Diğer Arap ülkelerine göre biraz daha şanslı sayılabiliriz. Ama üzerimizde oynanmaya çalışılan oyun aynı diğer İslam ülkelerinde oynananlarla benzerlik gösteriyor.

Biz diğerlerine göre biraz daha demokrat bir ülkeyiz. Hepsi o kadar! Etrafımızda kümelenen çıkarcı güçlerin türlü oyanlarıyla şu ana kadar mümkün mertebe başa çıkmış gibi görünüyoruz.
Aslında iş Gezi Parkı olaylarının patlak vermesiyle ortaya çıktı. Ülkemizde laikçi geçinen çevrelerin yutturmaya çalıştığı ağaçların kökünden kesilmesi durumu sadece sahneden öte bir anlam ifade etmiyordu. Bugün o ağaçlar yeniden kesilmek istense belki bu tepkide ortaya çıkmayacaktır. O zamanki şartlara göre bir parkta ki ağaçlar bahane edilerek Türkiye’nin milli güvenliği ve geleceğini ateşe atmaktan zerre kadar çekinmeyen çevreler bugün daha farklı oyunların oyuncağı olmaktalar ve olmaya devam edecekler. Gezi parkında ki 20 ağacın köklenmesi karşısında tepki veren hazretler, hükümet tarafından oluşturulan yeni yeşil alanlar ve ağaç dikimleri karşısında sus pus vaziyette beklemekteler. İşin özüne gelelim! Kimse kimseyi avutmasın. Özellikle ülkemizde laikçi geçinen kesimlerin her defasında türlü oyunlarla karşımıza çıkarak babalarının çiftliğine çevirme girişimleri artık sonuç vermiyor. İşin gerçeği halkımızda son 10 senedir yerleşen vatandaşlılık bilinci sayesinde kendini memleketin fedaisi sanan bazı zavallılar içinde en büyük korku kaynağı olmuş ve daha da büyüyerek olmaya devam edecektir.
Bu ülkenin gerçek sahiplerinin sandıkları gibi Atatürkçü geçinen laik zihniyet erbabı olmadığını acısıyla yaşaya yaşaya öğrenip gidiyorlar. Oradan buradan fırlayan kokanaların ellerinde ki dandik pankartlarla bu memlekete istikamet verme girişimleri de vatandaşın gözünde değer ifade etmiyor. Günü geldiğinde bu ülkenin gerçek sahiplerinin kim olduğunu sindire sindire öğrenmiş olacaklar.
Bu ülke darbe girişimine duçar olduğu geceyi çoğunuz hatırlıyorsunuz. Beğenmedikleri ve hor gördükleri kesimler ülkeyi müdafaa uğruna canlarını ortaya koyarak kangren olan bölgelere akın etmiş ve darbecilere en büyük dersi vermişlerdi. Birçoğu darbe oluyor gerekçesiyle marketlere petrollere koşarak akıllarınca evlerine tıkınacak malzeme stok ederken hor gördükleri kesimler canlarını siper ederek ateş hattına bir an bile tereddüt etmeden koşarak gittiler.

Dikkat ettiniz mi? Bu kardeşlerimiz caddelerde tanklara karşı cansiperane mücadele ettiler. Boğaz köprüsünde kendilerine doğrulan silahlara gözleri kapalı siper oldular. İçlerinden bir tane laik kesimi savunan birileri çıktı mı? Hepsinin ağzında Kelime-i Tevhid ve İslam inancı vardı. Tehlike geçtikten sonra Denizli horozu gibi meydanlara dökülerek öten bazı zavallıların önce bu gerçeği iyi öğrenmeleri gerekiyor. Şehadetin anlamını bilmeyen varsa yoksa bu dünya hayatı uğruna yaşam sürdüren laikçi kesimlerin her şeyden önce vatan sevgisinin bir tehlike anında yiyecek peşinde koşmak yerine vatan müdafaasına koşmayı ve ülkemiz etrafında oynanmakta olan oyunların bilincine varmaları gerekir.
Adına sanatçı denilen ama çoğu kez ortada gelişmekte olan duruma göre vaziyet alan yapılarının da farkındayız. Bugün çıkarak darbe gösterisi yapmakta olan kamuflaj maymunlarını da çok iyi tanıdık. Bundan böyle bu halkı kandırıp diledikleri yöne çeviremeyecekler.
Sevgili okurlarım, işin gerçeği budur. Bu ülkede tahmin edemeyeceğiniz kadar vatan haini var. Bu hainlerin sesini millet olarak kesmek zorundayız. Bunu da memleketimize sahip çıkarak özellikle de dini değerler noktasında taviz vermeyen duruşumuzla ortaya koymak durumundayız.
Bu memleket bir İslam ülkesidir. Bu ülkede yaşayanların kahir ekseriyeti Müslümandır. Bu camilerden ne ezanlar ne de sala sesleri ebediyete kadar susmayacaktır. Bu ülkede sarhoş naraları da günü geldiğinde son bulacaktır. Sokak köşelerinde iğrenç sarhoş kusmukları bu ülkenin kaderi olmayacaktır.
Hangi dine tabiyse kendi dinini herkes yaşamakta hürdür. Bu konuda asla zorlama olmayacaktır. Ama bu ülke halkının büyük çoğunluğu Müslüman olan bir yapıda iken gayrimüslimlerin ağızlarından akan salyalar bizi hak yolumuzdan geri çeviremez.
Türkiye’de edebiyle yaşamak isteyen her kesimden ve her dinden insanlar için yer vardır. Ama bu ülkenin yönetiminde kendi inançlarını dayatma gibi bir saçma hayale kapılarak kimsenin huzurunu kaçırmasınlar. Günü geldiğinde onlarında hesabını görmeyi biliriz.
 
Bu yazı toplam 157 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.