1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Eti ve kemiğiyle robotikleştirilmiş insanlar!
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Eti ve kemiğiyle robotikleştirilmiş insanlar!

A+A-

Dünyada olup biten hadiselerden yansıyanlar, aslında tam tersiyle gerçekleşiyor dersem abartmış olmam. Dünya, önüne gelenin işine geldiği gibi işliyor.

Bilinen ya da bilinmeyen bir takım gizli güçlerin el altından yürüttüğü gizli dünya devleti’nin çevirdiği tüm fırıldaklar geleceğimizi tayin ve tehdit ediyor. Gerçek kimlikler gizleniyor. Bize yansıyan ön cephe faaliyetlerini de olan biten olarak algılatıyorlar.

Gerçekleri haykırmak lazım. Kimse diğeriyle dost değil. Beklentilerin tıkıştırıldığı çıkar ilişkileri, tüm dünya devletlerinin siyasi işlerliklerini ortaya döktükleri bir mecraya dönüştürülmüş. Bugün dost görünen kesimin, hemen ertesi gün hiç yüzünü bile görmek istemeyeceğiniz bir yapıya büründürüldüğünü yaşayarak anlıyorsunuz.

Bu durum, en küçük insani ilişkilerde de geçerli. Şahsınıza, evlatlarınıza, çevrenize, işinize, aşınıza yönelik konuşulanlara baktığınızda karşınızda ki insanların büyük çoğunluğunun bundan hoşnut olduğu algısı edinebilirsiniz. Aslında işin görünen yüzünden çok farklı bir taraf var. Günümüz egoist insan yapılanmasının temelinde kapitalist sistemin zihinlere nakşettiği farklı kişilik yapısının ortaya çıktığını görüyoruz.

Robot dendiğinde, mekanik aksamla çalışan, ruhsuz, duygusuz, elektronik devrelerin, lambaların, kabloların sistemi yönlendirdiği bir mekanizma düşünürsünüz. İşte, kapitalist sistem, bunu öyle bir noktaya taşıdı ki insanlık hiç farkına varamadan etten kemikten oluşan insanlığın biyolojik yapısının da tıpkı mekanik robottan farksız hale getirildiği gerçekle yüzyüze kalıverdi.

Durumu, değişik açılardan yorumlamak hatta genişletmek mümkün. Örneğin, insanoğlu; mal, mülk sevdası, herşeyin en pahalısı, iyisini temin edebilme uğruna; itişmeli, kakışmalı, amansız tuzağın içine büyük oranda düşürülmüş.

Bu açılımda başarıyı bulan kapitalist sistem, eskiden iliklerimize kadar işlemiş olan insani yapılarımızı dümura uğrattı.

Çocuğundan tutun, gencine, yaşlısına, kadınına ve erkeğine kadar herkesin zihinsel algılama duruşları, bir anda egoizm yüklü, ben merkezli, diğerlerini hiçe sayan kişilik çatışmaları, dünyanın düzenine etki edecek düzeye ulaştı.

Büyük oranda bozulduk. Eski hallerimizden eser kalmadı.

Günümüzde bunun yansımalarını görebiliyorsunuz. En yakın saydığınız, dost bildiğiniz akrabalarınızın bile sizin için ne kadar art niyetli ve hadsizleşebildiklerini görüyorsunuz.

Size onlardan yansıyan sadece görüntü, gerçek kişiliklerini, zihinlerinin altında yatan düşünce yapılarına göre sorgulayıp hakettiği yere oturtmak ve bu türlerden olabildiğince uzak kalmak zorundasınız. Çünkü onların hesabını her an rabbimiz görmekte ve hakettikleri noktaya tevdi edivermektedir. Bunu er ya da geç yerine getirmektedir.

Anlamak için ağızdan çıkan laflar, bir kaç yerde iyilik görünümlü şovlar, kılınan ruhsuz namazlar, sosyal medya alanında deha insan girişimleri ve bilmem daha nelerle anlamanız imkansızdır. Çünkü beynin derinliklerinde yatan asli kişilikler ekseriyetle dışa yansıyanın tam aksini ortaya koymakta.

Bunları not edin. Bu işin yaşlısı, genci kalmadı. İnsani duruş farklı bir şey. Size yansıyan asla değil.

Bahsi geçenlerden çıkan sonuca göre, insanın robotlaştırılması dediğim gerçeği çözümleyebilirsiniz. Empati ve diğerlerine sadece Allah rızası için yapılan hayr ve hasenatın yerini, insanlığın kişisel duruşunda farklılık ortaya koyan şekilci ve samimiyet yer almayan robotlaştırılmış durum aldı.

Artık, insanların ağzından çıktıklarına itibar etmediğimi, yaşantısıyla nasıl bir düşünce yapısına sahip olduğunu, madde karşısında ki kişisel eğrisine ve duruşuna bakarak, uzun zaman gözlemleyerek, hedefe ulaşana dek robotik insan yapısına en uzak kalabilenleri dost olarak tespit ederek yoluma devam ediyorum. Tavsiye ediyorum.

Kalabalık çevreniz anlam ifade etmez. Kaliteli çevreye ihtiyacımız var. Bunu sağlamamız lazım. Eğer bunda başarı elde ederseniz, sizden mutlusu olamaz.

Ego, kibir, gurur, itişmeli, kakışmalı yığınlardan bir an evvel arınmaya bakın. Etrafınızdan işe yaramaz kalabalıkları uzaklaştırın. Berraklaştıkça mutluluk katsayınızın katlanarak büyüdüğüne şahit olacaksınız. İnanın! bunu bizzat yaşayarak öğrendim.

Eğer şahsınızda da robotikleşme riski oluştuysa kurtulmanın çarelerine odaklanın. Çoluk çocuğunuzu bu riskten koruyun. Olabildiğince sade kalmaya ve teknoloji adına sizi rehin almaya çalışan günümüz büyüsünden uzak kalmaya çalışıp, çabalayın.

Unutmayın! Lüks olmak, lüks içinde yaşamak, mutluluk değildir. Ego, insanlık değildir. Mutluluk, diğer insanların üzülecekleriyle keyfe gelmek hiç değildir. Mutluluk elinde olanla huzuru yakalayabilme sanatıdır. Daha fazlasına ulaşmak hiç değildir. Mutluluk, son derece lüks villada yaşamak değil, toprak evde de sadelik içinde manevi teskinle kalabilme becerisidir. Gerçek mutluluk manevi alanda gönülleri besleyebilmektir.

İşte! Size mutluluğun şifreleri!

Bu yazı toplam 1401 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.