1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Etnik Unsurlar Kardeşlik Önünde Engel Değildir
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Etnik Unsurlar Kardeşlik Önünde Engel Değildir

A+A-
Şu dünyanın hali çok garip… İnsanlar, rabbimizin takdir ettiği bir ana ve babadan dünyaya geliyor. Dünyaya geldiği memleketin şartlarında büyümeye ve yaşamaya devam ediyor.
Dünyada resmen tanınan ülke sayısı 192 ama bilinen ülke sayısı 236’dır. Mesela Vanuati isimli ülkeyi duyanınız oldu mu? Tuvalu’yu, Nauru’yu,Tonga’yı, Montserrat’ı, Kiribati’yi, Fransız Polinezyası’nı, Palau Adaları’nı hiç duydunuz mu?
Evet böyle bir dünya’da yaşıyoruz. Uçsuz bucaksız evrende ki küçücük bir gezegenin gelip geçici sakinleriyiz. Dünyamızın nüfusu ortalama 7 milyar 100 milyon’dur. Bu kadar insan arasında sıradan birer fertleriz. Ama her insan kendi iç dünyasında kendisinin çok önemli bir yerde olduğu ve vazgeçilemezmiş gibi bir algıdan da kendini alamaz.
Peki hiç merak ettiniz mi Türkiye’mizde yaşayan ne kadar etnik köken var?
Merakınızı yaptığım araştırmadan aldığım notlarla gidermek istiyorum.
Türkler:Türkmen, Yörük, Tatar, Tahtacı, Terekeme, Karaçay, Azeri gibi Türk soyundan gelen gruplar, Türkler’i oluşturuyor. Kökenleriyle ilgileri kalmayan bu grup 50 milyon civarında ve diğer Türkleşme sürecinde olanlar da dâhil edildiğinde bu sayı 55 milyona dayanıyor.
Kürtler: İkinci etnik kökenli grup olarak Kürtler gösteriliyor. Sayıları 3 milyon civarında olan bu gruba Zazalar’da dâhil edildiğinde Kürt nüfusu 12 milyon 600 bini aşıyor. Ancak bu sayının 2.5 milyonu ciddi derecede Türkleşme sürecinde olduğundan bazı yerlerde Kürtlüğünü kabul etmeyen çok sayıda Kürt kökenli vatandaş çıkıyor. Bunlar kendi iradelerine dayalı olarak bunu kabullenmekte olup, üzerlerinde bir baskı sebebiyle bu durumda değiller.
Gürcüler: Ağırlıklı olarak Ordu, Artvin, Samsun ve Marmara bölgesinde yaşıyorlar. Bir milyona yaklaşan nüfuslarıyla Gürcüler, Karadeniz'deki birkaç ilde yaşayanların dışında Gürcüce lisanını unutmuş durumdalar. Ancak son yıllarda Gürcistan'ın kurulmasıyla Gürcülüğe yönelik bir artış olduğu dikkat çekiyor.
Boşnaklar: Adapazarı, İzmir ve Manisa'da toplu halde yaşayan Boşnaklar'ın nüfusu da 2 milyon civarındadır.
Çerkezler: Değişik şehirlerde yaşayan Çerkezlerin nüfusu 2.5 milyon civarında ve Çerkezler’in yüzde 80'i Çerkezce dilini unutmuş durumdalar.
Araplar: Başta Siirt, Şırnak, Mardin, Diyarbakır, Şanlıurfa, Hatay, Adana ve İstanbul'da yaşıyorlar. Türkiye'deki nüfusları 870 bin olarak gösteriliyor
Arnavutlar: Türkiye'de ki nüfusları 1 milyon 300 bini aşmış durumdadırlar. Arnavut nüfusunun yarıdan fazlasının, Türkleşme süreci sonunda Arnavutluk'la hiçbir ilgisi kalmamıştır. 500 bin Arnavut kökenli vatandaşımızda ise çok canlı bir şekilde 'Arnavut kökenli olma şuuru' var
Lazlar: Bütün Doğu Karadenizliler'in Laz sanılması yanlışından dolayı kalabalık sanılan Lazlar'ın gerçek sayısı sadece 80 bin civarındadır. Çünkü bir Kafkas halkı olan ve Lazca konuşan gerçek Lazlar, Rize ve Artvin'in birkaç köyünde ve göç ettikleri birkaç Marmara şehrinde yaşamaktalar.
Hemşinler: Lazlar gibi Rize ve Artvin'in bazı ilçelerinde yaşıyorlar ve nüfusları 13 bin civarındadır.
Pomaklar: Bazılarına göre Türk, bazılarına göre Slav ırkından olan Pomaklar da 600 bin civarındalar ve tamamıyla Türkleşmiş durumdalar.
Diğer etnik gruplar: Türkiye'de yaşayan diğer etnik grupların sayısı da bir milyonu aşıyor. Bunların arasında çingeneler 700 bin nüfusla başı çekiyor. Türkiye'de ayrıca 60 bin Ermeni, 20 bin Yahudi ve 15 bin Rum kökenli vatandaşın yanı sıra çok az sayıda Süryani de hayatını sürdürmektedir.
Gördüğünüz gibi senelerdir bu memlekette huzur ve barış içinde yaşayan çok sayıda farklı ırklar var. Bunlar da her Türk vatandaşı gibi haklardan yararlanabiliyorlar. İlla ki kendi ismi açılımlı bir devlet olmayla bile elde edilemeyen haklar, farklı bir devlet çatısı altında pekala elde edilebiliyor. Örneğin Almanya parlamentosuna giren bir Türk milletvekili hepimizi gururlandırıyor. Bizim ülkemizde de yukarıda adı geçen ırklara mensup halklardan hangisi olursa olsun T.C. vatandaşı olduğu takdirde bırakın milletvekilliğini başbakan hatta cumhurbaşkanı bile olabilir.
O halde özgürlüklerin sınırsız olduğu ülkemizde bizi birbirimize düşürmeye çalışan iç ve dış hainlerin provokatif çabalarına asla kapılmamalıyız. Bu güzel ülke hepimize yeter. Hepimiz barış ve huzur içerisinde kardeşçe yaşayabiliriz.
Etrafımızda yanan yangına dikkatinizi çekmekte yarar görüyorum. Örneğin bir Suriye’li çocuk, genç, ana, baba olabilir ve şu an patlayan bombalardan kulağımızın dibinden yalayarak geçen mermi vızıltılarından canımızı kurtarma çabası içinde olabilirdik. Bir Mısır’lı ana, baba, genç ve çocuk olup, ellerimizle iktidara taşıdığımız bir cumhurbaşkanının cunta tarafından koltuğundan edilmesi sonucu uzun yıllardır hasretini çektiğimiz demokratik yaşam özlemine vurulan ket sebebiyle sokaklarda tank ve silah namluları altında hak mücadelesi arıyor olabilirdik.
Myanmar’da bir ana, baba, genç ve çocuk olabilir, Budist çetelerin acımasızca canlı canlı yaktıkları, nehirde boğdukları Müslüman katliamlarından canımızı kurtarma derdinde olabilirdik.
Lütfen bizi de bu tür badireli bir yaşama çekecek olan hain tuzaklardan haberdar olalım. Birbirimizi sevelim. Düzenimizi bozmaya çalışanlara sert şamar indirip, az önce adı geçen diğer İslam ümmetinin imdadına hep birlikte daha güçlü koşalım.


Bu yazı toplam 87 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum