1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Ev Hanımlığı Meslek Lisesi
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Ev Hanımlığı Meslek Lisesi

A+A-

                    Bu bayramda eş, dost, akraba, arkadaş, komşu  ziyaretlerinde muhataplarımla yaptığım özel konuşmalarda bir kez de müşahede ettim ki Türkiyedeki insanları bu gün huzursuz eden ve yakın gelecekte de huzursuz etmeye devam edecek olan  en büyük  mesele, aile problemleri, insan ilişkileri. Bunu biraz açarsak:  Eşler arası iletişim, ebeveyn ile  çocuklar arasındaki bağların başkalaşması,bozulması, yakın akrabalar, dostlar, komşular, arkadaşlar arasında  olması gereken yakınlıklar da oluşan büyük erezyon ile hayata ve ötesine dair düşüncelerimizde oluşan çarpıklık, inançlarımızda oluşan büyük zayıflık.

                İletişimde, ulaşımda, teknolojide, sağlıkta, eğitimde,  ekonomide meydana gelen bütün pozitif gelişmeler bu bağları, bu düşünceleri, bu inançları  güçlendirmesi gerekirken aksine zayıflatıyor. Çok eskiden aylar süren, yakın geçmişte günler süren yolculuklar şimdi birkaç saatte bitiyor. Eskiden insanları bir gün boyu uğraştıran işler şimdi makinalar tarafından bir kaç saatte yapılıyor. Bütün bu olumlu gelişmelere rağmen  eskiden eşe, dosta, akrabaya yapılan ziyaretlerin adedi şimdikinden çok daha fazla idi.İnsanların çocuklarına, annelerine babalarına, akrabalarına ayırdığı zaman daha çoktu. Eskiden insanların evleri küçüktü ama galiba gönülleri büyüktü. Evlerde  kışın ısıtma problemleri vardı ama yürekleri sıcaktı. İnsanlar daha fakir, yiyecek içecek de bu kadar bol değildi fakat gönülleri zengindi. Bu nedenle misafir ağırlamak, çocuğa bakmak  günümüze göre kat be kat zor olmasına rağmen durum aksi idi. Bu karşılaştırmaya baktığımız zaman normal şartlarda  bu günün insanları daha sık görüşmeli, daha sık misafir kabul etmeli değil mi? Bunun böyle olmadığını hepimiz görmekte ve yaşamaktayız. Bu olguda tabi olarak Allahüzülcelalin(c.c)  emirlerinden biri olan Sılay-ı rahim farzının aksatılmasına neden oluyor. Allahın emirlerinden herhangi birinin aksatılması da elbette insan hayatına olumsuz bir etki yapacaktır.    

                                              En Büyük Sorumluluk Kadınların

                Fıtratın bozulması en çok ev hanımlarına zarar verdi. Fıtrattan kastım, Allahın yarattığı şekilde yaşamak,  O’nun ve yüce Resülünün (sav) emirlerine uygun hayat sürmek. O’nun ak dediğine ak, kara dediğine kara demek. Allahın emirlerinden,  Peygamberin tavsiyelerinden bazıları   hanımların hoşlarına gitmemeye,  işlerine gelmemeye, başlamışsa ; bilsinler ki işler çok fenaya, pek kötüye gidiyor demektir. Ailenize, komşularınıza akrabalarınıza yakından dikkatle bir bakın söylediklerimi doğrulayan binlerce kanıt göreceksiniz. TÜİK’in verilerine göre boşanmalar her yıl artarken evlenme oranları düşüyor.Evlilik yaşı yükseliyor, doğurganlık azalıyor.  Aldatma,  aile içi şiddet, aile içi münakaşalar, kavgalar, yaralamalar ve Allah korusun öldürmeler gittikçe artıyor. Bu çıkmazdan, insanları huzursuz, aileleri mutsuz eden bu  halden kurtulmak için ne yapılmalı? Bu sorunun cevabı birkaç makaleye sığacak kadar kısa değildir. Ancak işi kökten halletmek için ilk önce toplumu etkileyen, cemiyeti yönlendiren tüm kurum ve kuruluşların, akıl, vicdan, sorumluluk sahibi herkesin  bu kötü gidişatın farkına varması ve bu meseleyi en öncelikli mesele haline getirmesi gerekir. Bu kötü durumun sorumluluğunu, herkes kendi üzerine almalı başkasına atmamalı.        

            Bu karanlık döneme son verecek ilk adım herhalde ilk okuldan başlamak üzere verdiğimiz eğitimi, verdiğimizin eğitimin amaçlarını gözden geçirip değiştirmek, yenilemek olmalı. Cemiyetin temeline ilk harcı koyan kişinin/kişilerin en güzel şekilde yetişmesi için yepyeni bir eğitim sistem geliştirmek zorundayız. Tüm anneler, birkaç yaşındaki kızlarını ; “Aman kzım oku, doktor ol, öğretmen ol, kendi ayaklarıyın üzerinde dur, başkasına muhtaç olma…” gibi nasihatlerle büyütmeyi bir yana bırakarak onlara,  “iyi bir eş, donanımlı ve çalışkan bir anne, aranan bir arkadaş, vefalı bir komşu, sır saklayan ve yol gösteren bir akraba olmasını”  tavsiye etseler çok daha hayırlı bir iş yapmış olacaklar. Tabi tüm babalar da oğullarına aynı minvalde nasihatlerde bulunmalı onları iyi  davranışlara yönlendirmeli.

                      Bu düşünceyi temel alan eğitimlerin verileceği müfredatlar en kısa sürede yazılmalı. Bu eğitimi verecek yepyeni okullar açılmalı. Nasılki, biçki, dikiş, ev ekonomisini öğreten Kız Meslek Liseleri varsa insan ruhunu eğitecek,  ona güzeli iyiyi vicdanı ahlakı belletcek Ev Hanımlığı Meslek Liseleri  açılmalı.   Bunun simetriği olarak elbette adı, Ev Erkekliği lisesi mi olur, Kocalık meslek Lisesi mi olur,  “iyi bir baba, vefalı bir evlat, dirayetli bir koca, çalışkan bir vatnadaş” yetiştiren okullarda açılmalı.

                       Bisiklete binmek için bile ehliyet isteyen bir devletin baba ve anne adaylarından “evlenme ehliyeti” istememesi ne kadar büyük bir eksiklik değil mi?    

 

 

Bu yazı toplam 396 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.