1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Evetçiler de Kahraman Hayırcılar da
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Evetçiler de Kahraman Hayırcılar da

A+A-
Türkiye bir referanduma daha gidiyor. Çoğu siyaset bilimcinin sık sık tekrarladığı gerçeği bir kere daha hatırlayarak yazıya giriş yapalım: “ demokrasi pahalı bir rejimdir.” Ülkemizde de krallık, sultanlık, padişahlık rejimi olsaydı ülke bu kadar sık ve çok seçime gitmezdi, dolayısı ile de seçimin getirdiği zaman ve enerji kaybı olmaz, seçim atmosferini sebep olduğu olumsuzluklarda ortaya çıkmazdı. Öte yandan seçime harcanan paralarda hazine de kalırdı. Tabi özgürlüğün de bir bedeli var. Millet mademki verdiği oylarla yönetime ortak oluyor onunda bedelini ödemek zorunda. Bu bedel büyük ama getirisi de oldukça çok.
Nisanda gideceğimiz referanduma gelince; bir hükümet sistemi değişiyor rejim yerinde kalıyor. Yönetimi, kendisini ve ülkeyi idare edecek partileri ve Cumhurbaşkanını (başkanı) yine halk belirleyecek. Halk hem Parlamentoyu hem de Cumhurbaşkanını seçecek. Yani yetki yine millette söz/mühür yine halk da olacak. Bu nedenle evetçiler de hayırcılarda bu gerçeğe göre halka görüşlerini sunmalı. Hayırcı cepheye baktığımız zaman sanki referandumdan evet çıkarsa sanki padişahlığa sanki diktatörlüğe gidecekmişiz gibi bir iklim yaratıyorlar. Bu durum hem onların hem de ülkenin zararına oluyor. Niye ülkenin zararına oluyor çünkü bu görüş doğru değil. Kendi zararlarına oluyor çünkü abartıların gerçeği örttüğünü düşünen insanların onlara olan güveni azalıyor.
Aslında evetçilerinde hayırcılarında haklı oldukları noktalar mevcut. Bu bir nevi okullarda yapılan münazaralara benziyor. Münazaralarda yarışmayı haklı olan değil tezini daha iyi savunan kazanır. Bu da böyle olacak. Bu sebeple kendisini davasını millete halka daha iyi anlatan milleti daha fazla ikna eden yarışın galibi olacak. Siyasetçileri,n bilerek isteyerek (seçimi kazanmak adına) ortamı gerecekler. Haklı buldukları görüşleri bilerek abartacaklar. Bu atmosferde bize (yani halka) düşen ise sakin olmak, her iki neticeyede hazır olmak. Referandumun sonucu ne olursa olsun bizler(evetçisi, hayırcısı, çekimseri ) bir arada yaşamaya, aynı hedefler etrafında istikbale doğru yürümeye devam edeceğiz.

Evetçiler şunları söylediğinde yanlış mı söylemiş oluyor:

a-Bu ülkede 60 da 71 de 80 de 15 Temmuzda ülkeyi kaosa sürükleyen darbeler olmadı mı? Ülkeyi geri götüren, demokrasiyi, meclisi askıya alan bu darbeler Parlamenter sistemin bir eseri değil mi?

b- 94 yılda 65 hükümet değişti bu ülkede. Ne kadar istikrarsız bir durum değil mi? Bu istikrarsızlığın ana sebebi 1923 ten beri uyguladığımız ve uyduğumuz Parlamenter sistemdir.

c- Parlamenter sistemde hükümetler zor kuruluyor, kolay dağılıyor. Erdoğan zamanındaki istikrar müstesna bir durumdur.

d- Normal zamanlar yaşamıyoruz bu günlerde. Ülke içten, dıştan, güneyden, kuzeyden büyük devletlerin kışkırtıp destek verdiği “Tasmalılar” (yani terör örgütleri) aracılığı ile büyük bir kuşatma altına alınmak isteniyor. Bu nedenle bir an önce daha güçlü daha hızlı karar alabilen başkanlık sistemine geçmek zorunda… Buna benzer birçok kanıt var evetçilerin heybesinde. Hepsi de doğru hepsi de mantıklı.
Hayırcılar şöyle deyince de doğru olmuyor mu?

a- Bu hükümet, yaptığı yollarla, yaptığı köprülerle, yaptığı okullarla, eğitime harcadığı şu kadar para ile övünmüyor mu? Övünüyor. E, bu başarıları bu hükümet, daha doğrusu Erdoğan Başkanlık sisteminde mi yaptı Parlamenter sistem de mi?

b- Yetkilerin tek kişide toplanması her zaman tehlikelidir. Gücü ele geçiren insanların güç zehirlenmesi sıkça rastlanan bir durum değil mi? Bu gün Sayın Erdoğan, belki yılların verdiği bir tecrübe ile bu “hastalıktan” kendini koruyabilir. Yarın ondan sonra, daha acemi, daha hazımsız biri gelirse o da “ güç zehirlenmesine uğrarsa” bu ülkeye bu millete yazık olmaz mı…?
Kısaca her iki tarafında savunduğu tezlerin elbet haklı yönleri var. Tezini daha iyi savunan halka daha iyi anlatan daha sakin olan daha inandırıcı olan referandumun galibi olacak. Evetçilerde bu ülkenin iyiliğini istiyor, hayırcılarda… Bu bir kavga nedeni olamamalı, bizler vatandaş olarak kavgasız, dövüşsüz, sakince oylarımız kullanıp her türlü sonucun baş göz üstüne olduğunu baştan muhataplarımıza söylemeliyiz. Görelim Mevla neyler neylerse güzel eyler.

 
Bu yazı toplam 366 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.