1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Evin içini kurtar ama, asıl yangın dışarıda!
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Evin içini kurtar ama, asıl yangın dışarıda!

A+A-

Dünyamız gün geçtikçe içinden çıkılmaz hal almaya başladı. Her geçen yıl bir öncekini aratıyor. Teknolojik yeniliklerin artarak kolayca insana ulaşıvermesiyle herkes kendinde farklı bir takım huylar geliştirmeye başladı. Doyumsuzluğun uç noktasını zorlayan insanlık; özünü, aslını, basitliğini anlayamaz hale dönüştü.  

Doğamız, insan faaliyetleri kaynaklı yıkımlarla ve bozulmalarla gün geçtikçe daha da kötüye doğru koşar adım gidiyor. Tüm canlılar için yaşam standardı ciddi düzeyde değişime uğramaya başladı. Ben merkezli kişisel algılama tüm zihinlere farklı bir virüs olarak yerleşti. Duygusal anlayışlarımız olduğu gibi farklı yöne evrildi. Dostluk kelimesi nostaljiden öte anlam taşımıyor. Çevrenin kirlenmesi, ekosistemin dengesini bozarak küresel ısınma gün geçtikçe dünyamızı yaşanmaz kılıyor.

Irkçılık mikrobu yeniden hortlatılmaya çalışılıyor. Amerika’da George Floyd’un bir polis tarafından kahpece öldürülmesinin ardından başlayan protestolar tüm dünyaya yayılıyor.

Hiç kimse diğerinin varlığından memnuniyet duymuyor. Ben kelimesi kendine müthiş yer bulmaya başladı.

İnsanoğlu hem kendi kendine hem de çevresine verdiği zararla kendinin de muhtaç olduğu huzurlu ve sistemli yaşama giden pozitif yolları tıkayarak geleceğini tüm açılardan negatif noktaya çevirdi.

Bilenler bilir. Sanayi devriminden bu yana fosil yakıtların kullanımındaki artış, insanlığın çevreye verdiği zararların başında geliyor. Fosil yakıt kullanımıyla atmosfere salınan sera gazı yoğunluğunun giderek artması, gezegenin daha fazla ısınmasına neden olurken, küresel sıcaklık artışı da canlı türleri için oldukça tehlike arz eden iklim değişikliğini beraberinde getiriyor.

Bilim adamlarının ısrarla üzerinde durduğu küresel tehdide ilişkin kimse kendinde görev telakki etmiyor. Dünyamızın geleceği için kurtuluşa açılan tüm kapıları hayatı pahasına tıkamaktan öte adım atmıyor. Sınırlı ömür tanınan insanoğlu belki 80 sene sürecek yaşamında gelecek 800 senenin riske girmesine sebep teşkil edecek hataları gözünü karartarak yapabiliyor.

Kendi ülkemizde dahi böylesi tehditler sadece birkaç bilim adamının, bir kaç TV programında konuşmasıyla kalıcı ve kati çözüm üretilemiyor.

Her birimiz bugünün derdindeyiz. Günü kurtaran mutlu ya da huzursuz olarak diğer güne uyanıyor. İnsanımız kişisel odaklı kazançlar peşinde koşarak dışında ki yangının fersahlarca uzağında kalıyor.

Hiç iyi yapmıyoruz. Yazık ediyoruz. Kendimizi bitiriyoruz.

Bir kaç aklı selim insan dışında bu hayati gerçeğin farkında olan kimse kalmamış.

Mevzuyu lütfen siyasi yöne çekmeden bağımsız bir gözle okuyun. Ülkemizin geleceğe bakışını ve kalıcı adımlarını atmada oldukça kararlı bir cumhurbaşkanına sahibiz. Bunun kıymetini bilemezsek gelecek zamanlarda ağlamaya, sızlanmaya dahi fırsatımız kalmayabilir.

Ne olur insanların kıymetini bilelim.

Ben Recep Tayyip Erdoğan’ı desteklerken onun gitmeye çalıştığı hedefin ne olduğunu rahatça algılayabildiğim için gönlüm rahat davranıyorum. Yapılan yatırımların büyük çoğunluğunda ülkemizin geleceğini görüyorum.

Artık zavallı bir Türkiye yok.

Bunu anlayamayan, idrak edemeyen, ya da anlayıp ta işine gelmeyen muhalefet çevrelerinin attıkları adımların birileri tarafından yönetildiğini rahatlıkla sezinleyebiliyorum. Çünkü okuyorum, araştırıyorum. Cephelerde oluşan farklılığın nihai hedefini görebilecek kadar kendimdeyim. Kimsenin etkisi ve tesiri altında kalmadan okuyorum. Çünkü her önüne geleni dinleyen kalabalıkların aklı karışıyor. Doğru ile yanlışlar harmanlanınca ortaya cehalet çıkıyor.

Birilerinin sosyal medya köşelerini sığınak olarak kullanmakla hükümeti, ülkemizi rezil etme pahasına aşağılık zihinlerinden dökülen mesnetsiz paylaşımlarının bazı kirli güç odakları tarafından yönetildiğini ve insanımızın aklını karıştırarak dümdüz giden gemimizin rotasını saga sola yalpalatma ve yıkma uğraşlarını çözebiliyorum.

Yaşanabilir dünyamızı artık felaket yönüne evirdik. Bunu düzeltmek için koca yıllar lazım. Ama daha önemlisi bunu düzeltmeye yönelik insanoğlunun zihninde çakacak şimşeğin zamanlaması çok önem arz eder. En zor olan da budur. Neredeyse imkansız gibidir bu. Hala korona tehdidinden gereken dersi alamayan onca insanın varlığı beni dehşete düşürüyor. Kişiler kişisel tasalarına odaklı yaşam sürüyor. İnsanilik kalmamış. Menfaat dizboyu olmuş. Ahlaksızlık endişesi yaşanmıyor. Edep kelimesi, hak kelimesi, hukuk kelimesi ruhlarda yerini bulmamış.

Allah korkusu yaşanmıyor. İnsanlar yaşantılarıyla ölümden sonraki hayatın varlığına inanmıyor. Tamamen diğerlerine zarar vermeye odaklanmış. Üç kuruş için din ve imani gerçekleri özümseyememenin ızdırabını yaşıyor.

Yaz Serdar yaz! Anlayan, hisseden var  mı ki?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.