1. HABERLER

  2. KONYA

  3. 'Evlat sermaye ise torun semeredir' deyip tazminat istediler
'Evlat sermaye ise torun semeredir' deyip tazminat istediler

'Evlat sermaye ise torun semeredir' deyip tazminat istediler

Konya'da 2013'te doğan kızlarının down sendromlu olduğunun anne karnından bilinmemesinden dolayı hatalı sağlık hizmeti verildiğini iddia eden aile, mağdur oldukları gerekçesiyle 484 bin lira tazminat talep etti.

A+A-
AA muhabirinin dava dilekçesi ve bilirkişi raporundan edindiği bilgiye göre, bir Türkle evlenen 35 yaşındaki yabancı uyruklu C.D.D, 2013'te down sendromlu kızlarını özel bir hastanede dünyaya getirdi.

Aile kızlarının down sendromlu dünyaya gelmesinden hastaneyi sorumlu tuttu. Anne karnındayken bebeklerinin down sendromlu olduğunun bilinmemesini hatalı sağlık hizmeti olarak değerlendiren aile, 484 bin lira tazminat istedi.

Davanın sürdüğü 1. Tüketici Mahkemesi Hakimliğine sunulan bilirkişi raporunda ise doktorun ve hastanenin ihmali olmadığı bildirildi.

Aile avukatlarının Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimliğine verdiği dava dilekçesinde, müvekkillerinin gebeliğin takibi için hastaneye aşırı güvendiğini, hiçbir masraftan kaçınmadığı bilgisi yer aldı.

- "Önceden tespit edilse anne tarafından gebelik sonlandırılacaktı"

Dava dilekçesinde hastane doktorlarının aynı özeni göstermediği, mesleklerinin genel geçer kurallarını bile uygulamadıkları öne sürülerek şunlar kaydedildi:

"Şayet doğum anına kadar anomaliler tespit edilmiş olsa anne tarafından gebelik sonlandırılacak ve sakat doğumun önüne geçilebilecekti. Oysa bu ağır ihmal sonucu gerek bebek, gerekse ailesi için mücadele ve acıyla geçecek uzun yıllar söz konusudur. Müvekkillerim doğum sonucu öğrendikleri bu hatadan dolayı bütün yaşamları alt üst olmuş, perişanlık içindedirler. Şimdi 3 yaşında olan kız çocuğu yaşamı boyunca birilerinin yardımına muhtaç, çalışma gücünden yoksun yaşayacaktır. Ailenin kızı için tazminat olarak 100 bin lira talep ediyoruz. Anne ve baba için özürlü ve özel eğitime muhtaç bir çocuk büyütmek dünyanın en zor görevidir. Kız çocuğunun bakımı ve eğitim giderleri için anne ve baba adına 150'şer bin lira tazminat istemekteyiz. Nine ve dede için torun evlatlarından daha değerlidir. Evlat sermaye ise torun semeredir. Bu vahim hatadan dolayı bütün imkanlarını torunları için kullanmaya çalışan bu insanların manen zarara uğramadıklarını düşünemeyiz. Bu nedenle her biri için 40'ar bin lira tazminat istemekteyiz."

- "Semerenin nasıl elde edilmeye çalışıldığı hususu"

Hastanenin anlaşmalı olduğu sigorta şirketi tarafından mahkemeye sunulan dilekçede, down sendromlu dünyaya gözlerini açmış bir bebek üzerinden haksız kazanç elde edilmeye çalışıldığı savunuldu.

Dava dilekçesindeki temel iddianın, "down sendromu gebelik sırasında hangi aşamada olursa olsun bildirilseydi, çocuğun anne karnında öldürülmesinin sağlanarak dünyaya gelmesinin engelleneceği" şeklinde olduğu vurgulanan savunmada, "Nine ve dede için torunun evlattan daha değerli olduğu, 'evlat sermaye ise torunun semere' olduğu iddia edilerek toplam 80 bin lira talep edilmesi dikkate alınarak, semerenin nasıl elde edilmeye çalışıldığı hususu sayın mahkemenin takdirlerine arz olunur. " ifadelerine yer verdi.

- "Gebeliği sonlandırmak gerekçe değildir"

1. Tüketici Mahkemesi Hakimliğine ulaşan bilirkişi raporunda tarafların iddiaları da yer alıyor.

Raporda, bilirkişi incelemeleri bölümünde alanında uzman doktorların görüşleri bulunuyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı profesör, mevcut tıbbı literatüre göre yapılan tarama testleriyle kesin olarak down sendromu tanısının net şekilde belirtilemeyeceği, doktorun bir ihmal, kusur ya da özensizliğinin bulunmadığı ifade edildi.

Çocuk Genetik Hastalıkları Uzmanı profesör ise hastaya yapılan ikili test sonucu normal ve ultrasonografik incelemelerde herhangi bir anormal bulgunun saptanmadığını aktardı.

Down sendromunun kesin tanısının kromozom analiziyle konulabileceğine dikkati çeken profesör, yapılan testler dışında down sendromu tespit edilmesinin gebeliği sonlandırmak için gerekçe olmadığını dile getirdi.

Görüşüne yer verilen çocuk kardiyoloji ile radyoloji uzmanı da bir ihmalkarlığın bulunmadığını vurguladı.

- "Bu husus önceden tespit edilemez"

Raporun sonuç kısmında ise davalı doktorun, davacının hamilelik sürecince bebeğin sağlıklı şekilde gelişmesini tamamlaması yönünde gerekleri testlerin ve kontrollerin tam olarak yaptırıldığının görüldüğü bildirildi.

Uygulanan tedavi, tetkik ve tahliller tıp biliminin etik kurallarına uygun, süreçle uyumlu şekilde tetkiklerin devam ettiği aktarılan raporda, "Bu gebelik için başka bir tahlil ve tetkikin uygulanmasına gerek olmamıştır. Bu husus önceden tespit edilemez. Davalı doktor tarafından yapılan değerlendirme ve alınan kararlar çağdaş tıp literatürüne uygundur. Bir ihmal, kusur ya da özensizlik bulunmadığı yönünde kanaat oluşmuştur." görüşüne yer verildi.

- İstenilen tazminatın ayrıntıları

Küçük kız için 100 bin lira, anne ve baba için 150'şer bin lira, çocuğun iş güçten kalması ve bedeni zararı için bin lira, yardımcı şahıs tazminatı için bin lira, özel eğitim gideri için bin lira, tedavi giderinden doğan maddi tazminatlar için bin lira, babaanne ve dede için 40'ar bin lira, yasal faizleriyle davalıdan tazmin ve tahsili isteniyor. Yargılama giderleri ile vekalet ücreti de davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edildi. 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.